
Yaşını başını almış müflis bir işadamı çok genç biriyle evlendi; o gün bugündür “71 yaşındaki biriyle 17 yaşındaki bir genç kızın evlenmesi doğru mudur?” diye tartışıyoruz. Damat Bey, tartışılanın cinsellik olduğunu sanıp uzatılan her mikrofona “Güçlüyüm” diyor... Gelin Hanım bile tartışmanın zeminini doğru algılamış değil; “Sizler böyle yazdıkça eşime hevesim artıyor” demesi buna işaret...
Böyle durumlarda hep söylenen “Davul bile dengi dengine çalar” lâfını hatırlayan nedense pek çıkmadı... Gerçi birileri “Kızın yaşı da pek küçük” dedi, ama işte öylesine...
65 yıl önce bir gazetede yayımlanmış bir yazı dizisinden oluşan ''Tanımadığımız Meşhurlar'' kitabını okudum; ''yaşlı damat ile genç gelin'' konusu o yüzden dikkatimi çekti. Yazı dizisini dönemin en meşhur gezi ve röportaj muhabiri Hikmet Feridun Es hazırlamış, Selçuk Karakılıç''ın tozlu arşivden çıkardığı dizi Ötüken Yayınları tarafından kitaplaştırılmış... Hikmet Feridun 1944''te bir önceki yüzyılın önemli sanatçı, devlet adamı, yazarı ve şâirinin portrelerini çıkarmış; o sırada hâlâ sağ olan aile fertleri ve yakınlarıyla konuşarak...
Öyle anlaşılıyor ki, bundan 100 yıl kadar önce ülkemizde kadınlar çok genç yaşta evlendiriliyormuş...
Köylerde veya kenar mahallelerde yaşayanların evlenme yaşından söz etmiyorum. Tevfik Fikret, Nigâr Hanım, Muallim Naci gibi herbiri döneminin en ileri ve ilerici şahsiyeti olan insanları anlatıyor kitap...
Şair Nigâr Hanım sözgelimi, bir Macar asilzadesiyken Türkiye''ye gelip Osman Paşa adıyla savaşlara katılmış birinin kızı; 14 yaşında başgöz edilmiş, 19 yaşındayken de dul kalmış...
Hikmet Feridun sade ve gıllıgışsız üslubuyla çok güzel anlatıyor evliliği: “Genç kız namzedi henüz erkeklerden kaçmıyor. Ve gerek giyinişindeki hususiyet, gerek konuşuşu, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Rumca dillerini maharetle kullanması pek ziyade dikkati çekiyor. / Vapur yolcuları arasında Salih Efendi''nin genç oğlu Mehmed İhsan Bey, bu zamanında hiç kimseye benzemeyen harikulade genç kıza meftun oluyor. (..) Karar veriyor. Mutlaka bu on dört yaşındaki güzel kızla evlenecektir. (..)
“Osman Paşa''yı düşünmeli... Piyano çalıyor, valslar besteliyor. Hatta bu valslardan ''Macaristan Hatırası'' adını taşıyanı ve kızı Nigâr Hanım''a ithaf edilmiş olanı neşredilmiştir de... (..) İşte Kadıköy vapurunda başlayan bu iş Filyokuşu''nda ihtişamlı bir düğünle nihayetleniyor.”
Macar Osman Paşa kızı Nigâr Hanım''ı 14 yaşında başgöz ediyor...
''Hürriyet şâiri'' diye bilinen Tevfik Fikret''in de bugüne göre yaşı hayli küçük sayılabilecek Nazime Hanım''la evlendiği anlaşılıyor... ''Tanımadığımız Meşhurlar'' dizisinde bu evlilik de hoş ifadelerle anlatılıyor: “Tevfik Fikret''le Nazime Hanım yakın akraba oldukları için birbirlerini çocukluktan beri tanıyorlardı. Fikret Nazime Hanım''ın babası Mustafa Bey''in yalısına sık sık gidip geliyordu. Bu sırada Nazime Hanım on üç yaşına bastığından erkekten kaçırılmaya başlandı.”
Nazime Hanım mektebi bitirince genç bir hünkâr zabiti kendisine tâlip oluyor. Tevfik Fikret devreye girince tercih ona dönüyor. Nazime Hanım''la Fikret''in kardeş çocukları olduğunu da bildiriyor Hikmet Feridun Es...
''Gayet meraklı bir evlenme hikayesi'' başlığı altında Muallim Naci''nin evliliği anlatılıyor kitaplaştırılan dizide: “Muallim Naci zevcesine, yani Ahmet Mithat Efendi''nin büyük kızı Mediha Hanım''a tam manasıyla âşıktı. Ona ''Medihim'' derken sesi titrerdi. Mediha Hanım''a yazdığı mektuplarına da daima böyle ''Medihim!'' diye başlardı. Aşkında yalnız değildi. Zira Medih''in gözü de Naci''den başka bir şey görmezdi. Halbuki ilk karşılaştıkları zaman, hesaba göre Muallim Naci otuz beş yaşındaydı ve yine o meşhur sakalı vardı. Medih ise on dört yaşında güzel bir genç kızdı.”
Kızını 20 yaş büyük Naci ile evlendirdiğinde Ahmet Mithat Efendi''nin damadından yalnızca beş yaş büyük olduğunu da kaydediyor yazar...
İlk karşılaşma Ahmet Mithat''ın Naci''yi Beykoz''daki çiftliğine götürdüğü gün iskelede gerçekleşiyor. Mediha yalnız zannıyla babasını karşılamaya at üzerinde gelmiştir. “Ne harikulade bir sahne” diyor yazar: “Naci beyaz bir atın üzerinde uçarcasına ve saçlarını havalandıra havalandıra uzaklaşan bu on dört yaşındaki boylu poslu genç kızın arkasından hayran hayran bakakalıyor. Ve meşhur ''Ey şehsuvar, dur!'' şiirini işte o zaman söylüyor.”
Bir uyarı: 13 veya 14 yaşındaki genç kızlarla evlenen Osmanlı erkeklerinin hiçbirinin yaşı 71''in yarısından fazla değildi.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.