
Amazon, Google ve Microsoft’un, soğutma için yüksek miktarda suya ihtiyaç duyan bulut veri merkezlerini, dünyanın en su yoksunu bölgelerinde kurduğu ortaya çıktı. 38 veri merkezi, kurak bölgelerde faaliyet gösterirken, şirketler yüzde 78’lik bir artış planıyla yeni veri merkezleri kurmaya hazırlanıyor.
Yapılan yeni bir araştırma, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden olan Amazon, Google ve Microsoft’un veri merkezlerini beş kıtadaki en su yoksunu bölgelere kurduğunu ortaya koydu. The Guardian ve SourceMaterial’ın ortak araştırmasına göre, üç şirketin veri merkezleri halihazırda dünyanın en kurak bölgelerinde faaliyet gösterirken, başka merkezler de kurulmaya devam ediyor. Suyun fazla olduğu bölgelerde veri merkezlerinin yüksek su kullanımı daha az sorunlu olarak kabul edilirken, Microsoft, 2023 yılında kullandığı suyun yüzde 42’sinin “su stresinin olduğu bölgelerden” geldiğini belirtmişti.
YENİ MERKEZLER YOLDA
Uzaktan depolama ve verilerin işlenmesi için kullanılan sunucular için ve ChatGPT gibi yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla bilgi teknolojisi şirketleri tarafından kullanılan veri merkezleri, soğutma için su kullanıyor. SourceMaterial’ın analizi, halihazırda aktif olan ve üç teknoloji devi tarafından kullanılan 38 veri merkezinin su sıkıntısı yaşanan bölgelerde bulunduğunu, benzer 24 merkezin ise inşa aşamasında olduğunu ortaya koydu. Üç şirketin faaliyet raporları, veri merkezleri sayısında yüzde 78’lik bir artışı planladıklarını gösterdi. Bu planların Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avustralya kıtalarını ilgilendirdiği belirtildi.
SU KAYBINI KÖRÜKLEYECEK
ABD Başkanı Donald Trump, üç teknoloji devine destek taahhüdünde bulunurken, söz konusu şirketlerin hem ABD’de hem de dünyanın farklı bölgelerinde yüzlerce veri merkezi kurmayı planladığı öğrenildi. Bunun ise halihazırda su sıkıntısı yaşanan bölgelerin sakinleri üzerinde çok büyük bir olumsuz etkisinin olması bekleniyor. Dünyanın en büyük çevrimiçi perakendecisi konumunda bulunan Amazon’un su kullanımını azaltma çabaları, şirket içinde itirazlara sebep olurken, bu planların “etik olmadığı” yorumları yapılmıştı.







