Ferdi Özbeğen hayatını kaybetti. Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören sanatçı İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Ünlü sanatçı Ferdi Özbeğen'in, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesi, başta ailesi ve yakınları olmak üzere tüm sevenlerini derin üzüntüye boğdu.
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitesinde bir süredir tedavi altına tutulan ünlü sanatçı Ferdi Özbeğen'in ölüm haberi, İstanbul Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamayla duyuruldu. Açıklamada, Özbeğen''in yapılan tüm müdahalelere rağmen bu akşam saat 21.15''te hayatını kaybettiği bildirildi. Özbeğen''in ölümü, başta ailesi ve yakınları olmak üzere tüm sevenlerini derin üzüntüye boğdu.
1941'de doğan sanatçı, anaokulu ve ilkokul birinci sınıfı şişli Terakki Vakfı Özel Işık Koleji'nde okumasına rağmen, ızmir Özel Türk Koleji'nden mezun olur. Çocukluktan beri düşlerini süsleyen Hariciyeye girebilmek adına üniversite eğitimi için ıstanbul'a gelir. ıktisat Fakültesinde başlayan üniversite macerası kısa sürer. Babasının 1963 yılındaki vefatına bir takım aile içi sorunlar da eklenince yüksek öğrenim hayatı yarım kalır.
Müziği denemeye karar veren sanatçı, 1965 yılında "Altın Mikrofon" yarışmasına katılır. Böylece 1963'te başlayan ve bir ömür sürecek müzik yolculuğuna kesin olarak çıkmış olur. Yarışmadan sonra kendi orkestrasını kurar ve eserler üretmeye başlar. 1974 yılında ıstanbul Çınar otelinde çalıştığı sırada, otelin greve gitmesiyle orkestrası dağılır. Sanatçı bundan sonra müzik yolculuğuna tek başına devam etmek zorunda kalır. 1977 yılında ilk albümünü çıkarır. Ülkü Aker, Osman ışmen ve Yaşar Kekeva ile uzun yıllar beraber çalışacakları bir yola adım atarlar.
1978'de tüm Türkiye'nin tanıdığı biri haline gelen Ferdi Özbeğen, 1990'lı yıllara kadar hep şöhret basamaklarının zirvelerinde dolaşır. Özbeğen artık dönemin en çok satan plaklarının sahibi, en çok beğenilen şarkıların yorumcusu, genç kızların hayranı olduğu bir sanatçı olmuştur. Güçlü bir sese sahip olmasının yanında Türkçeyi kusursuz kullanması ve bunu şarkılarına yansıtmasıyla da dikkat çeken Özbeğen, "Sohbet" adlı plağıyla Altın Plak ödülünü, "Mutluluklar" ile de Platin Plak ve Altın Piyano ödüllerini alır.
Müzikal yaşamı boyunca Türkçe Sözlü Hafif Müzik, Fantezi Müzik, Türk Sanat Müziği gibi türlerin tam kesişim noktasında bulunmuş ve bu türlerin tamamını seven insanların gerçekten zevk alarak dinledikleri bir sanatçı olmayı başarmıştır. Müzik kariyerine 28 albüm sığdıran başarılı sanatçı son olarak eski eserlerinden seçilmiş 18 şarkıdan oluşan "Cansuyum" adını verdiği albümü 2006 yılında çıkarmıştır. Albümlerinin yanı sıra pek çok derleme ve aranjman çalışmalarına da yer veren Özbeğen, "Best Of" albüm çıkarma modasına uyarak, aynı yıl içerisinde 400 eser arasından seçtiği 25 şarkıdan oluşan bir de "Ferdi Özbeğen Best Of" albümü yapmıştır. Ümit veren sevgileri, dostlukları, arkadaşlıkları ve geleceğe bakışı simgeleyen şarkılar icra ettiğini, hiçbir zaman insanları umutsuzluğa sevk edecek şarkılar yapmadığını dile getiren Özbeğen, kendisini "Türkiye'de eğlendirici piyanistlik unsurunu ilk defa geniş halk kitlelerine taşıyan kişi" olarak tanımlar. Nitekim, sanatçının yakın çalışma arkadaşı ve 30 yıllık dostu Osman ışmen de Türkiye'de "piyanist şantor" akımının Ferdi Özbeğen ile başladığını söyler.
Özbeğen'in piyano sevgisinin temeli çocukluğuna kadar uzanmaktadır. Sanatçının çocukluğu ızmir'de, Süleyman Nazif Sokak'ta geçmiştir. Bu sokağı diğer sokaklardan ayıran ve önemli kılan özellik, aynı zamanda ünlü piyano virtüözü Acem Yan'ın da yaşamış olduğu sokak olmasıdır. Zaten Acem Yan, Ferdi Özbeğen'in aile dostudur da. Özbeğen'in annesi Anita Hanım ve anne-babası ile Acem Yan yakından tanışan iki Ermeni ailesidirler. Özbeğen de ki piyano sevgisinin kaynağı da 3-4 yaşlarında iken, piyanoları arasında oynadığı Acem Yan'a ait galeridir. Çocukken filizlenen piyano ve müzik sevgisi, yıllar sonra kadife bir ses ve sihirli parmaklar olarak karşımıza çıkar.









