Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 1200-1300 kilometre deniz yolunu 18 saatte giden geminin sadece Türkiye'de olduğunu belirterek, 'Adeta otomobil gibi gidiyor. Hızır gibi (Libya) gittiler 3 bin vatandaşımızı aldılar geldiler' dedi.
Bakan Yıldırım, Çanakkale Radyo ve Televizyon Ortak Anten Kulesi ve Verici Sistemi Tesisleri tanıtım töreni öncesinde senaryosunu AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş'in yazdığı ve Çanakkale Sanat Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, 'Erzincanlı Hasan Çavuş' adlı tiyatro oyunun izledi. Bakan Yıldırım, oyunu izlerken duygulu anlar yaşadı. Oyunun ardından töreni sunan Gökhan Bayram'ın, Erzincan şivesi ile konuşması ve bakanı bu şiveyle kürsüye davet etmesi, Yıldırım'ı güldürdü.
Kendisini adeta evinde hissettiğini ve hemşehrilerinin arasında bulunduğunu ifade eden Yıldırım, 'Tiyatro gösterisinde bütün hücrelerimizde hissettiğimiz Kurtuluş Savaşımızın, Çanakkale Zaferimizin, bu memleketin bağımsızlığı, geleceği, bu milletin hür ve bağımsız yaşaması için o günlerde verilen mücadelenin ne kadar ulvi, ne kadar önemli bir mücadele olduğunu yıllar sonra bile görüyoruz. Bu bizim millet olarak bağımsızlığımıza, esaret altına girmeden tarih boyunca yaşama azmimize önem verdiğimizi gösteriyor' diye konuştu.
Yıldırım, Erzincan'dan hareketle Çanakkale mücadelesine giden yolun çok basit, çok olağan bir senaryoyla anlatıldığını belirterek, şöyle konuştu:
'Ali'ler, Hasan'lar, Çanakkale'de tarihi yarımadada burada binler oldu, yüz binler oldu ve hepsi şehadet şerbetini içti. Niçin oldu? Gelecek için, yavrularımız için, ülkemizin geleceği, istikrarı için canlarını seve seve verdiler. Arkada gözü yaşlı sevdiklerini bıraktılar. Bize düşen görev de onların bize bıraktığı bu emaneti gözümüz gibi korumaktır. Bu ülkeyi büyük Atatürk'ün bize işaret ettiği çağdaş uygarlık seviyesine çıkarmak için hep birlikte canla başla çalışıp, ülkemizi daha ileriye, milletimizi daha yüksek refah seviyesine ulaştırmaktır.
Biz de 8 yılı aşan bir görev süremizde bu anlayışla çalışıyoruz. Ecdadımıza karşı sorumluluğumuzu, borcumuzu bir nebze olsun yerine getirmemizdir. Ama gel gör ki çoğu zaman ülkede istikrar ve güven olmadığı zaman bu olması gereken en önemli temel hizmetler gecikmiş, gerektiği gibi yapılamamış. Vatandaşlarımızın hayat kalitesini artıran onları mutlu kılan hizmetler geçikmiş veya geciktirilmiş. Bizim yaptığımız bu gecikmeleri daha fazla uzatmamak.'
Bakan Binali Yıldırım, ülkenin beklediği hizmetleri teker teker yerine getirdiklerini, dağ gibi sorunları dağ gibi hizmete dönüştürerek bugünlere geldiklerini söyledi.
Sorunların bitmediğini, bu işleri sadece Çanakkale'ye yapmadıklarını belirten Yıldırım, memleketin her köşesine aynı derecede ihtiyaç duyulan hizmetlerin yapıldığını kaydetti.
Bölünmüş yolun her yerde olduğunu, deniz olan yerlerde balıkçı barınakları, marinalarla ülkenin değerlerini bir katma değere dönüştürerek çalıştıklarını dile getiren Yıldırım, bilişim alanında da önemli gelişmeleri Türkiye'nin son bir kaç yılda tamamladığını bildirdi.
Yıldırım, dünyanın en fazla pazar payı olan bir bilgisayar firması olan Hewlett Packard'ın, Avrupa serbest bölgedeki fabrikasının açılışını yaptıklarını, firmanın yıl sonuna kadar bin 500 kişiyi çalıştıracağını, günlük üretim kapasitesinin ise 2 milyon adet bilgisayar olduğunu vurguladı.
'Bu ve buna benzer yatırımlar neden daha fazla geliyor, çünkü ülkede istikrar var güçlü bir yönetim var' diyen Yıldırım, şöyle konuştu:
'Türkiye'nin geleceğine yatırım yapıyor bu insanlar. Gittikçe Türkiye'de kısa vadeli yatırımlardan uzun vadeli ve kalıcı istikrar üretime yönelik yatırımlar artmaya başladı. Türkiye'nin her anlamda önemi ve etkinliği artıyor. Bakın Libya'da yaşanan olaylar Türkiye'nin ortaya koyduğu bu vatandaşlarımızı oradan memlekete getirme işi... Şu an Akdeniz'de böyle bir imkan ve kabiliyeti olan başka bir ülke yok. Dünyada örnek bir iştir. Ve bugün bütün ülkeler bizden bu konuda destek istiyor, yardım istiyor. Bu hepimizin gururu, hepimizin sevinci. Vaktiyle İDO denen şirketi kurmasaydık, dünyanın bir numaralı denizcilik şirketi haline getirmeseydik, bugün bu imkan ve bu kabiliyetimiz olmayacaktı. 1200-1300 kilometre deniz yolunu 18 saatte giden gemi sadece Türkiye'de var dünyada. Adeta otomobil gibi gidiyor. Hızır gibi (Libya) gittiler, 3 bin vatandaşımızı aldılar geldiler. Eskiden bazı ülkeler bu operasyonları yaparken biz hayran hayran izlerdik. Şimdi durum tersine döndü. O operasyonda vatandaşlarımızın Marmaris Limanı'na yanaşırken bizi gördüklerinde hepsinin Türk Bayrağı'nı açarak büyük bir gururla Türklüğü haykırması, hepimizi duygulandırdı.
Hep birlikte çalışacağız, üreteceğiz, birlik ve beraberliğimizi muhafaza edeceğiz, ayrılıklarımızı, farklılıklarımızı ön plana çıkarmayacağız. Ortak yanlarımızı daha fazla konuşacağız. Kader birliği yaptık. Bu topraklarda bin yıldan fazla iyi, kötü günlerimiz oldu. Dışardan ve içeriden doğacak tehditlere karşı hep bir olduk, beraber olduk. Her zorluğun üstesinden geldik. Bugün de bunu yapacak güçtedir bu ülke. Enerjimizi boşa harcamayacağız. Olmadık hayaller peşine düşmeyeceğiz, parlak fikrimiz varsa bunu çocuklarımız için, ülkemizin geleceği için kullanacağız, ona yoğunlaşacağız.'
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Çanakkale'nin savaşlarda geçilememesinin çok ağır bir bedeli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
'Bu hiç bir şeyle ölçülemez. Bağımsızlığın bedeli hiç bir şeyle değişilmez. O halde bize bu toprakları vatan yapan her karışında şehit kanı olan bu topraklarda üzerimize düşen görev, bu ülkeyi onların kemiklerini sızlatmayacak, insanlarının onurlu bir şekilde bu ülkede yaşamaktan gurur duyacağı, mutluluk duyacağı hale getirmektir. Bu, hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Mutlaka hepimiz farklı düşüncedeyiz, işin güzel tarafı da o. Aynı düşünce zaten olmaz. Ama önemli olan ortak hedeflerimizdir. Ortak ideallerimiz 2023 Türkiye'sinin, 2023 mucizesinin rüyasını hep beraber görmemiz lazım. Nedir o rüya? Dünyanın 10 büyük ekonomisi arasında olmak. Bunun gereğini yapacağız, yollarda, denizcilikte, havacılıkta, bilişimde, sağlıkta ve ekonomide velhasıl hayatın bütününde bunun gereğini yapacağız. İşte o zaman bize bu toprakları, bu ülkeyi emanet eden şehitlerimize, gazilerimize olan borcumuzu ödemiş oluruz. Çanakkale'nin bu anlamda önemli bir yeri vardır. Çanakkale ilklere layıktır, Çanakkale bunu hak ediyor geçmişi itibarıyla hak ediyor. Bu ülkeye, bize bağımsızlık yolunu açan adres Çanakkale'den geçiyor. Onun için biz bu sayısal karasal yayını Çanakkale'den başlatmaya karar verdik. İstanbul'da da aynı ama Çanakkale bir adım daha öne geçti. 2015'e kadar bütün vilayetlerimizde bu salkım saçak çelik konstrüksiyon direkler ortadan kalkacak. Yerine daha güvenli, daha iyi bir hizmet üretecek kulelerden bütün şehirlerimizde yapacağız.'
Projenin hazır olduğunu, inşaatının 1,5 yılda tamamlanarak hizmete gireceğini anlatan Yıldırım, 'Buna ad vermek lazım, Çanakkule olsun eğer uygun görürseniz' dedi.Seçim takviminin belli olduğunu, önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulunda oylanacağını ifade eden Yıldırım, Anayasa gereği görevimi bırakacağını anımsatarak, 'Sizlerle güzel günlerimiz oldu, çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Her şeyi yaptığımızı söyleyemeyiz. Yaptıklarımız oldu, yapamadıklarımız oldu. Böylelikle sizlerden helallik alayım, hakkınızı helal edin' diye konuştu,
Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Güleryüz de Çanakkale Radyo Televizyon Ortak Anten Kule Verici sistemi tesislerinin bir ilk olduğunu söyledi.
Analog yayıncılığın yerini sayısal yayıncılığın aldığına işaret eden Güleryüz, kurulacak olan kulenin tepe nokta yüksekliğinin 130 metre, çelik konstrüksiyon üst bölümünün 60 metre, taban çapının ise 15 metre olacağını bildirdi.
Tanıtım toplantısına Vali Abdülkadir Atalık, AK Parti Çanakkale milletvekilleri Mehmet Daniş ve Müjdat Kuşku ile ilgililer katıldı.






