Hani hatırlamıyordun

Aa
00:0030/03/2011, Çarşamba
G: 30/03/2011, Çarşamba
Yeni Şafak
Hani hatırlamıyordun
Hani hatırlamıyordun

Ergenekon davasının tutuklu sanığı eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, dün savunma yaptı. Savunmasına, "Niçin burada olduğumu dahi hatırlamıyorum. Ailem dışında kimseyi hatırlamıyorum" sözleriyle başlayan Şahin'in, Susurluk dahil birçok konuya ait detaylar vermesi mahkeme başkanının dikkatinden kaçmadı. Mahkeme Başkanı Şengün, "Hatırlamadığınızı söylüyorsunuz ama eski tarihlere ait bilgileri hatırlıyor ve bize söylüyorsunuz" diye tersledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda İkinci “Ergenekon” davasının görülmesine devam edildi. Bazı sanık ve sanık avukatları salonae hazır bulunurken tutuklu sanıklardan Prof.Dr. Mehmet Haberal duruşmaya gelmedi. Şimdiye kadar hiçbir duruşmaya gelmeyen Haberal'ın 10 gün rapor aldığı öğrenildi. Duruşmada, tutuklu sanıklardan eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, savunmasını yapması için salondaki kürsüye alındı.

VELİ KÜÇÜK'Ü HİÇ GÖRMEMİŞ

Söylenenleri anladığını ifade ederek, yazılı olarak hazırladığı bir metni okuyan Şahin, 'Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. İddianameyi tümüyle reddediyorum. Niçin burada olduğumu dahi bilmiyorum. Ben terörist falan değilim. Tarihleri hatırlamıyorum ama yıllardır sağlık sorunlarıyla uğraşıyorum. Nedendir bilmiyorum, hiçbir şeyi doğru dürüst hatırlamıyorum. Ailem dışında kimseyi tanımıyorum. Hapiste olmamdan dolayı annem bir yıldır felçli. Eşim kalp hastası oldu. Savunma yapmayacağım. Avukatlarım yapacak. Ailemin başına gelenlerden dolayı 1 yıldır dünya ile ilişkimi kestim. Kendimi ölüme hazırladım. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin.' Savcılıkta verdiği ifadeleri tam olarak hatırlamadığını, ne dediğini bilmediğini ifade eden Şahin, birinci davanın tutuklu sanığı Veli Küçük'ü, savcılık ifadesinin tersine, hayatı boyunca hiç görmediğini söyledi. Küçük ile cezaevinde açık görüşlerde tanıştığını dile getiren Şahin, yine birinci davanın tutuklu sanığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile de 2 defa konuştuğunu, Ulusal Kanal'da 2 kere 'Türk-Kürt, Sünni-Alevi ayrımı yapıldığına, ülkenin bölündüğüne dair' konuşma yaptığını kaydetti.

DEMİNDEN BERİ KONUŞUYORSUN

Danıştay dosyasının sanığı Alparslan Arslan'ı, Sedat Peker'i tanımadığını, Tuncay Güney'i televizyondan bildiğini anlatan Şahin, 'Taylan Özgür Kırmızı ve Muhammed Sarıkaya'yı tanırım. S-1 listesinde vardı' şeklindeki ifadesine ilişkin de 'Ne söylediğimi bilemiyorum. Taylan'ı Reşadiye'de köyden tanıyorum. Muhammet ile de bir kere telefonla görüştüm. Yüz yüze burada gördüm' dedi. İddianamede bazı şeylerin farklı yazıldığını ifade eden Şahin, davanın tutuklu sanığı Muzaffer Tekin'in, geçirdiği trafik kazasından sonra kendisiyle ilgilendiğini söyledi. Şahin'in açıklamaları üzerine Başkan Şengün, 'Dönem dönem hatırlıyorsun. Deminden beri konuşuyorsun' dedi. Şahin, 'Şimdi Kürtçülük aldı gidiyor. Susurluk bunu önleyen en büyük şeydi. Aşiretlerle görüştük. Hepsini devletçi yaptık' diye konuştu.


Benim de günlüklerim var

Mahkeme Başkanı Köksal Şengün'ün 'Susurluk'la ilgili anlatmak istediğin bir şey var mı?' sorusuna Şahin, '15 senedir hazırlanıyorum. Benim de günlüklerim var. Benim ne Susurluk'la ne de bu davayla alakam yok. Orada da uydurdular, şimdi de uyduruyorlar' yanıtını verdi. İbrahim Şahin, şöyle devam etti: 'Susurluk bir kaza değil. Kesinlikle nasıl olduğu, kimlerin karıştığı, Susurluk'la ilgili, PKK ile ilgili notlarımı cezaevine getirttim. Hiç kimse bir kazayı 2,5 dakika sonra öğrenemez. 2,5 dakika sonra haber alırsan, o kazayı yaptıran sensin ya da yaptıranlarla ortaksın.... Yıllardır PKK ile mücadele ettim. Benim nerem PKK'lı? Beni PKK'lı, TİKKO'cu, Hizbulahçı olmakla suçluyorlar. Aynı şey Susurluk'ta yapıldı. Bu devlette çok büyük pislik var 50-60 senedir. Ama nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Şimdi o pisliği temizlemeye çalışıyorlar. Sizin de Allah yardımcınız olsun.'