Başbakan Erdoğan, Europa Press adlı ajansın düzenlediği kahvaltılı toplantıya onur konuğu olarak katıldı. Erdoğan, burada bir konuşma yaptı ve katılımcıların çeşitli sorularını cevaplandırdı. Europa Press'in düzenlediği basın toplantısında konuşan Erdoğan iç siyasetten dış siyasete kadar pek çok soruya yanıt verdi. Erdoğan Kıbrıs konusunda Avrupa ülkelerine sitem ederken 301'den, başörtüsüne bir çok konuda açıklamalarda bulundu. Erdoğan partisini “Muhafakar demokrat” olarak tanımladı.
Erdoğan TCK'nın 301. maddesi konusunun şu an hükümetin gündeminde olduğunu söyledi. Erdoğan, “Çalışmamızı kısa süre içinde yeniden TBMM'ye getirmek suretiyle kararımızı vereceğiz. Ağırlıklı olarak AB üyesi ülkelerin durumuna baktık. Bunun neticesinde şu anda bir yere varıyoruz. Bir ay içinde parlamentoya getirerek bir ortak metinle meseleyi çözmüş olacağız.”
Başörtüsü konusunda dünyada benzer bir yasağın olmadığını belirten Erdoğan “Başörtüsü takana sen siyasi simge olarak takıyorsun deniliyor. O da “Hayır ben siyasi simge olarak takmıyorum” diyor. Velev ki bir siyasi simge olarak takıldığını düşünün, siyasi simge olarak başörtüsü takmak suç mu? Simgelere, sembollere yasak getirebilir misiniz? Dünyanın neresinde böyle bir suç var? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Buradaki dert başka. Bunu takdirde zorlanıyoruz. Avrupa'da, ABD'de rahatlıkla başı örtülü kızlar üniversiteye gidebiliyor. Halkının yüzde 99'u müslüman olan ülkede yasaklanıyor. Ama bu sıkıntıyı da aşacağımıza inanıyorum. Biz sorumluluğumuzun farkındayız. Özgürlükler noktasından çözümüne inayorum. En yakında çözeceğiz. Medya bir çorap örüyor ama bizim arzumuz sorunu çözmek” diye konuştu.
Erdoğan Kıbrıs sorununa ilişkin ise, “Biz müzakere sürecinde AB'nin aldığı kararı anlamakta zorlanıyoruz. Bize 'Kıbrıs sorunu halledilmedikçe müzakereler açılabilir ama kapanamaz' diyorlar. Suçlu biz miyiz, suçlusu G. Kıbrıs'ın kendisi. Masaya oturmuyor, anlaşmaya yanaşmıyor. Bunun faturaları Türkiye'ye ödetilemez. Mayıs ayında Türkiye, Almanya ve Fransa biraraya geleceğiz” dedi.
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin uzun soluklu ve stratejik bir proje olduğunu belirterek, "Böyle bir projenin günlük siyasi kaygılara kurban edilmemesi gerekir. Ne yazık ki bazı üye ülkeler üyelik hedefimizi sulandırma gayretleri içerisine giriyorlar" dedi. Palas Otel'de düzenlenen Türk-İspanyol İş Konseyi toplantısının kapanışında konuşan Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliğini takip eden 1.5 milyarlık bir İslam Dünyası'nın olduğunu belirterek şöyle konuştu: “ Bunu onlar da gerçekten büyük bir heyecanla takip ediyorlar. Üye ülkelerdeki ileri görüşlü siyasetçilerin bu misyonunun tamamlanmasına olumlu anlamda katkı sağlayacaklarından kuşku duymuyorum. Esasen Türkiye'nin katılımı AB'nin küresel oyuncu olma amacına hizmet edecektir." Erdoğan, Türkiye'nin son yıllardaki ekonomik gelişmesi hakkında da bilgi vererek, Türkiye'nin dünyanın 17, Avrupa'nın ise 6. en büyük ekonomisi olduğunu kaydetti.
İspanya Başbakanı Zapatero ise, Türkiye'yi tam üye olarak kabul etme kararının,"AB'nin, 21'inci yüzyılda alacağı en önemli kararı olacağını" söyledi.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.