Massachusetts Institute of Technology Üniversitesi'nde konferans veren Güler Sabancı, iş hayatına başladığı Lassa'nın kendisi için kilometre taşı olduğunu söyledi. 1978 yılında döviz politikaları nedeniyle Lassa'nın da zor bir dönem geçirdiğini söyleyen Sabancı, 'Kariyerimin en başında kriz yönetiminin önemini gördüm" dedi
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, dünyaca ünlü Massachusetts Institute of Technology (MIT) Üniversitesi Sloan İşletme Fakültesi'nde düzenlenen İnovatif Liderler Serisi kapsamında konferans verdi. Sabancı, Türkiye'nin son otuz yıllık çerçevesinde, kariyerindeki kilometre taşlarını ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Sabancı Topluluğu'nun Hacı Ömer Sabancı tarafından kurulduğunu belirten Güler Sabancı, daha sonra Sakıp Sabancı'nın, şirketin dönüşümünü gerçekleştirdiğini ifade etti. İş hayatına 1978'de başladığını belirten Sabancı, konuşmasına şöyle başladı: 'Çalışma hayatıma başlarken lastik üreticisi firmamız Lassa'da çalışmayı istemiştim. Lassa oldukça yeni bir firmaydı ve lastik sektörü Sabancı Topluluğu için çok yeni bir girişimdi. Bir konuda uzman olup, şirketle birlikte büyümek istiyordum. Bunu kendime hedef olarak aldım."
1978'de tıpkı Türkiye gibi, dönemin döviz politikalarından kaynaklanan sebeplerle Lassa'nın da zor bir dönem geçirdiğini belirten Sabancı, kariyerinin daha ilk başında, kriz yönetiminin önemini gördüğünü belirten Sabancı sözlerine şu şekilde devam etti: 'Bu bana, bir ekipte yer almanın ne denli önemli olduğunu gösterdi. Lassa'nın başına şirketimizin en kıdemli profesyoneli olan Hasan Güleşçi getirilmişti. Dört fonksiyonel Genel Müdür Yardımcılığı kurdu; bir tanesi de bendim. Yaptığımız ilk iş, şirketin farklı bölümlerindeki kopuk iletişimi onarmak oldu. Bu çok kritik bir dönüm noktasıydı, benim kariyerimde de gerçek bir kilometre taşı oldu.'
1980'lerde Turgut Özal'la Türkiye'de yeni bir dönemin başladığını belirten Sabancı, 'Biz, Sabancı olarak bu yeni ekonomik yaklaşımı benimsedik ve her zaman destekledik. Türkiye'ye yabancı yatırım ve yabancı ortaklık getiren ilk şirketlerden biri biz olduk" dedi. Sabancı, 1985 yılında, 30 yaşında, Topluluğun kord bezi şirketi Kordsa'nın Genel Müdürü olduğunu belirterek, '1980'ler Sabancı için birlikte çalışma ve işbirliği dönemiydi. Türkiye dışa açıldıkça biz de onun izinden gidiyorduk' dedi.
Ortaklıklarda her zaman en kötü senaryonun beklenmesi genektiğini de vurgulayan Güler Sabancı, 'Ancak ortaklıklarda en iyisi için hazırlık yapmalısınız. Ortaklık bir takım oyunudur. Ortaklarınız hem müttefikiniz hem de anlaşmayı sağlayana kadar rakibinizdir. Ama ortaklık kurulduktan sonra ideali, ortaklarınızla müttefik olmanızdır. Belçikalı Beakaert ile bir ortaklık planladığımız ilk zamanlarda, kurulacak yüzde 50-50 ortaklıkta kimin patron olacağına dair farklı sesler çıkıyordu. Sakıp amcam 'Patron proje olur' fikrine inandı. Dolayısıyla bir ortaklığa girerken egonuzu kapıda bırakmalı, projeye güvenmelisiniz' şeklinde konuştu.






