Hayat Afrikada yüzlerce çocuğumuz var

Afrika’da yüzlerce çocuğumuz var

Sosyolog Ahmet Kemal Öncü ve tarihçi Gülbahar Öncü, çocuk sahibi olamayacaklarını öğrenince hayatlarını Afrikalı çocuklara adadı. 18 yıldır yetim çocuklara eğitim veriyorlar. Gülbahar Öncü, Afrika’da yüzlerce çocukları ve binlerce torunları olduğunu belirterek, “Evlendirdiğimiz çocuklarımız var. Afrika’da isimleri Gülbahar ve Ahmet olan çok çocuğumuz var” diyor.

Yasemin Asan Yeni Şafak
Gülbahar Öncü
Gülbahar Öncü

Çocuklarının olmayacağını öğrenince kendilerini Afrika’nın yetim çocuklarına adayan sosyolog Ahmet Kemal Öncü ile tarihçi eşi Gülbahar Öncü, 18 yıldır kara kıtada hem eğitime hem kalplere ışık yaydı. Öncü çifti Masai kabile şefi Kiberenge dahil on kabile lideriyle binlerce Afrikalının Müslüman olmasına vesile oldu. Çiftin Türkiye’de ağırladığı kabile şefi Kiberenge, uçak, musluk, apartman gibi ilklerle tanıştı.

Öncü çifti hem Afrika’daki 18 yılını hem de misafirleri Kiberenge’nin renkli karelere yansıyan Türkiye ziyaretini Yeni Şafak’a anlattı.

SERÜVENİN BAŞLANGICI

Öncü çifti Masai kabile şefi Kiberenge dahil on kabile lideriyle binlerce Afrikalının Müslüman olmasına vesile oldu.

Ahmet Kemal Öncü, eşi Gülbahar ile üniversite yıllarında tanıştığını, 1998’de evlendiklerini söyledi. Evliliklerinin ikinci yılında çocukları olmayacağını öğrendiklerini anlatan Öncü, Afrika serüveninin başlangıcını da “Çocuğumuzun olmamasını Cenab-ı Hakk’ın bize bir mesajı, diye düşündük. Kendimize başka bir yol seçtik. 2000’de dünyanın en ihtiyaç sahibi, en ilgiye muhtaç bölgesi Afrika’ya gitmeye karar verdik” sözleriyle açıkladı. İlk olarak Güney Afrika’ya gittiklerini belirten Öncü, “Lisanımız da yoktu. Birkaç yıl içinde öğrendik. Yatılı kız ve erkek medresesi açtık. Zamanımızın çoğunu oradaki yetim çocuklarla geçiriyorduk. 2009 yılına kadar Güney Afrika ve çevresindeki ülkelerde su kuyusu açtık, çocukların eğitimleri ile ilgilendik” ifadelerini kullandı.

İLK KEZ MASAİLERLE TANIŞTIK

Kilimanjaro Dağı’nın bir tarafının Masai Mara, bir tarafının da Serengeti olduğunu ifade eden Öncü, “Kurban dağıtımında ilk kez Masailerle tanıştık. Geçmiş dönemde Tanzanya’da bir köyde halka yemek daveti vermiştik. O zamanlar beş yaşındaki İbrahim ile tanıştık. İbrahim’in annesi sıtmadan vefat etmiş, babası da onunla birlikte iki kardeşini anneannesine bırakmıştı. Afrika’da yaşam kadınların omuzlarındadır. Erkekler sadece reistir ama kesinlikle Afrika’da kadın öldüyse Afrika ölmüş demektir. İbrahim’in hikayesini duyunca sahip çıktık. İbrahim şimdi 11 yaşında” şeklinde konuştu.

İSLAM’LA TANIŞTILAR

İlerleyen zamanlarda diğer Masai köylerinde de güvenlikleri olması için kendilerinin onursal kral ve kraliçe ilan edildiğini belirten Öncü, “ İlk etapta Müslüman olun demedik. İslam’ın şartlarını yerine getiriyorduk. Masailer bize hiç zorluk çıkarmadılar. Zamanla kıbleyi öğrendiler namaz kılacağımız zaman bir deri sererlerdi. Zamanla sohbetlerde dinimizden Peygamberimiz’den bahsederdik” dedi. Masai Kabile şefi Kiberenge’nin Müslüman olmadan önce kendisi ile baş başa konuşmayı istediğini söyleyen Öncü, “Kiberenge bana ‘Misyonerler gelip bizden çocuklarımızı alır, kilise okullarına götürürler. Çocuklarımızı görmeye okula gittiğimizde okula almazlar, okul dışında görüşürüz. Çocuklarımız bizimle tokalaşmazlar. Beyaz adam olarak sen benimle tokalaşıyorsun, kucaklaşıyorsun. Bizimle aynı yemeği yiyorsun. Bundan sonra çocuklarımı Hristiyanlara vermeyeceğim. Çocuklarımı sana vermek istiyorum’ dediğinde ben de ‘Çocuklarınla 25 yaşına kadar ilgileneceğim, evlendireceğim, okutacağım ama senden sonra senin yerine geçecek çocukları vereceksin’ dedim. O da kabul etti şimdi o iki çocuğunu okutuyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu kadar yemekle nasıl ölmüyorsunuz?

  • vİki yıl önce Türkiye’ye gelen Kiberenge’nin gördüklerine verdiği tepkiler şu şekilde olmuş; Siz bu kadar yemek yiyerek nasıl ölmüyorsunuz. Siz neden keçi gibi ot yiyorsunuz. Denizi buraya nasıl bağladınız?
  • Kabile şefi Kiberenge’yi yaklaşık iki yıl önce Türkiye’ye davet ettiklerini dile getiren Öncü, “Kiberenge, hayatında vahşi hayatı hiç terk etmemişti, şehre bile inmemişti ama Türkiye’ye gelmeyi kabul etti. Kiberenge uçakta ‘Ben yoruldum şoföre söyleyelim biraz dursun, yürümek istiyorum’ demiş. Yanındaki kişi biz havadayız dediğinde inanmamış. Aklı almamış. ‘Denizi buraya nasıl bağladınız.’ Çeşmeyi sürekli açıp kapatıyordu. Kahvaltıda çok çeşidi bir arada görmek çok şaşırtıcı geldi. Sürekli ikram yapılınca ‘Siz bu kadar yemek yiyerek nasıl ölmüyorsunuz’ dedi. Salatayı görünce ‘Siz neden keçi gibi ot yiyorsunuz?’ dedi. Sahildeki diğer evleri göstererek, ‘Bu evler ne zaman yüzecek’ diye sordu. Asansörü görünce ‘Bunu yukarıdan kaç kişi çekiyor’ dedi. Elektrik olayını hiç anlamadı” dedi.

Görenler şaşkınlıklarını gizleyemiyor: Yolun ortasında kalan cami
HAYAT
Görenler şaşkınlıklarını gizleyemiyor: Yolun ortasında kalan cami

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.