Bir ırkçılık masalı

Naz Emel Koç
00:003/10/2010, Pazar
G: 2/10/2010, Cumartesi
Yeni Şafak
Bir ırkçılık masalı
Bir ırkçılık masalı

Bu hafta da vizyon çok hareketli. Her zevkten seyirci kitlesine hitap edebilecek yedi filmden sizler için haftanın tek animasyon filmine yakından baktık. Genellikle çocuklara hitap etmesini beklediğimiz animasyon sineması son yıllarda hedef kitlesini son derece genişletmiş durumda. Olabildiğince sade ve yalın bir anlatımla çocuklara hitap eden Baykuş Krallığı Efsanesi göndermeleriyle de yetişkinleri hedef alıyor.

Soren ve Kludd henüz uçmayı öğrenememiş iki yavru baykuştur. Soren babasının anlattığı Ga'hoole Muhafızları'nın kahramanlık öyküleri tesirinde yaşamaktadır. Mitsel kahramanlar olan muhafızların görevi tüm baykuş ırkını, safkan baykuşların işgalci ordusundan korumaktır. Kludd'un kıskançlığının bedeli olarak iki kardeş safkan baykuşların pençesine düşerler. Taytonit baykuşlardan bir ordu kurmayı hedefleyen safkanlar, diğer türleri kendilerinin kölesi olarak kullanmaktadırlar.

Baykuş Krallığı Efsanesi'nde gördük, öğrendik ki, ırkçılık yalnızca insanlar arasında yokmuş. Baykuşlarda da kendini “Ari ırk” olarak tanımlayan ve diğer türlerden üstün gören bir sınıf mevcutmuş. Film safkan baykuşları bir metafor olarak kullanırken insanlığın başına bela olmuş ırkçılık kavramına da bir gönderme yapıyor.


IRKÇILIK BAYKUŞLARIN BAŞINA DA BELA

Filmde kullanılan “Ari ırk” kavramı “safkan” olma anlamının yanında direk insanlık tarihinde ırkçılığın en ileri biçimlerini bizlere gösteren Ari ırka gönderme yapıyor. Bilindiği gibi Ari ırkının, kendini üstün ırk olarak görmesi iki şekilde tezahür etmiştir. Her ne kadar dini inançla ilişkilendirilmiş de olsa Hindistan'daki kast sistemi bu düşüncenin bir ürünüdür. İkinci şekli ise Nazizm'dir. Filmde Ari ırktan olmayanların, üstün ırka hizmet etmesi kast sistemine, beyaz tüylü ve güçlü bir Baykuş türü olan Taytonitlerin üstün kabul edilmesi Nazizme gönderme yapıyor.

Bu göndermeyi yapmak için baykuşların seçilmesi pek de tesadüf gibi görünmüyor. Nasıl ki baykuşların kafası diğer kuş türlerinden daha büyükse, Ari ırkın da diğer insanlardan daha zeki oldukları için kafataslarının daha büyük olduğu yönünde bir tez ileri sürülmüştür. Bu nedenle 20. yüzyıl başları insanların kafataslarının ölçülmesi gibi komik araştırmalarına sahne olmuştur. Yine bu dönemde insanlarının saç, göz ve diş yapısı diğer ırklara üstünlüğü ispat için kullanılan araçlar arasındadır.

Nazizmin zirve yaptığı dönem ikinci dünya savaşıdır. İkinci Dünya Savaşı cephe savaşlarının yerini, hava bombardımanlarının aldığı, ağır metallerin kullanıldığı bir savaş olması yönüyle akıllarda kalmıştır. Filmde kuşların hava saldırısı savaş uçaklarını anımsatan bir görüntüye sahip. Ayrıca kuşların metali bir silah olarak kullanması savaşta kritik bir rol oynuyor. Hollywood sinemasının önemli bir kısmının Siyonist sermaye tekelinde olduğunu hesaba katarsak, filmin bize çağrıştırdıkları pek de tesadüf gibi durmuyor.


GERİLİMİ BİRAZ FAZLA SANKİ

Baykuş Krallığı Efsanesi söz konusu göndermeleri yaparken filmi ağır bir hikâyeyle boğmuyor. Bir ucu kardeşliğe ve dostluğa bir ucu erdeme dayanan bir öykü anlatıyor. Sempatik hayvan karakterler filme renk katarken, ihtişamlı mekân tasvirleri filmi görsel anlamda daha bir zengin hale getiriyor ve filmi her yaştan seyircinin ilgisini çekecek bir kimliğe büründürüyor. Ancak gerilimin yer yer tırmandığı sahneler mevcut.

Filmdeki dövüş ve savaş sahneleri olabildiğince yumuşatılarak çekilmeye çalışılsa da, yedi yaşından küçük çocuklar için uygun olmadığı kanaatindeyim. Zaten filmin karanlık atmosferi ve gerçekçi baykuş çizimleri küçük yaşlardaki çocuklar için biraz itici olabilir. Baykuş Krallığı Efsanesi hikâye itibariyle akıcı, içerik itibariyle temiz, mesaj itibariyle anlamlı bir film.

Senaryo akışındaki klişeliğe takılmazsak yedi yaş üzerinde olmak kaydıyla her yaş gurubundan seyirci ilgiyle seyredecektir.


Yönetmen: Zack Snyder

Senaryo : John Orloff , John Collee

Tür : Animasyon / Macera / Fantastik

Yapım : 2010, ABD / Avustralya