Filistin ve Bosna için şarkı yaptı

Arzu Akyol
00:0027/11/2010, Cumartesi
G: 27/11/2010, Cumartesi
Yeni Şafak
Filistin ve Bosna için şarkı yaptı
Filistin ve Bosna için şarkı yaptı

Haluk Levent, 1993 yılında 'Yollarda' albümüyle başladığı müzik serüvenine, verdiği beş yıllık uzun aradan sonra çıkardığı' Hacivat ve Karagöz' albümüyle devam ediyor. Albümde Filistin de var, Srebrenitsa da, aşk da var, isyan da...

Haluk Levent'le The Marmara Oteli'nin kafesinde buluştuk. Yaşadıklarının yorgunluğu gözlerinden okunuyor. Ama her şeye rağmen umutlu. Kendi iç hesaplaşmasını tamamlamış ve borçlarının şarkı söylemesine engel olmadığına karar verdikten sonra yapmış bu albümü. Albümde Srebrenitsa da var Filistin de. Aşk da var isyan da. Ama en çok dikkat çeken şarkılardan biri 'O kendini biliyor.' Bu şarkı bir Haluk Levent özeleştirisi. Bir zamanlar kendini kral zanneden ve oturduğu koltuk altından usulca çekildikten sonra gerçeğin farkına varan Haluk'un şarkısı. İşte artık hayatın dikenli yollarında olgunlaşmış, kendini bilen bir 'rock star'la yaptığımız söyleşi…

5 yıl aradan sonra yeni bir albümle sevenlerinize merhaba diyorsunuz. Neden 'Hacivat ve Karagöz' albümün adı?

Referandum öncesinde Türkiye ikiye bölündü. Bu beni çok etkiledi. İnsanlar 'evet' derken bile çekindi. Ben istiyorum ki artık bir olayı tartışırken bölünmeyelim. Bu ülkeden başka yaşayacak yerimiz yok. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkeziyle, Lazıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle, başörtülüsüyle, mini eteklisiyle beraber yaşamak ve birbirimizi sevmek zorundayız. Demokrasi bir tahammül rejimidir. Albümümün adı bu yüzden 'Hacivat ve Karagöz.' Hacivat ve Karagöz olmayalım, birbirimizi anlamadığımız, kör sağır tartışmaları bırakalım diye.

Kimlerle çalıştınız?

10 yıldır beraber çalıştığım insanlar. Kimi zaman konserlerde yanımda gitar çalan sevgili Serdar Öztop ve hala benim gitaristim olan Göktuğ Şenkal'la. Yani bir grup saundu oluştu. Sahnede nasılsak, albümde de öyleyiz.

Peki, uzun yıllar aynı kişilerle çalışmak bir seçim mi sizin için?

Bir çizgi diyebiliriz kesinlikle. O çizgiden mutluysanız, olumlu sonuçlar alıyorsanız bunu sürdürebilirsiniz.

Bu albümü nasıl kategorize edersiniz? Hard rock, soft rock, Anadolu rock, protest rock…

Protest Anadolu rock diyebiliriz…

Nasıl tarif edersiniz 'Protest Anadolu rock'ı?

Ben aslında mesajcı bir adam değilim. Ancak rock müzik yapıyorsanız, yaşadıklarınızı anlatmak zorundasınız. Yoksa samimi olmaz. Başımdan geçen bir sürü olay oldu biliyorsunuz. Onları anlattım albümde. Bir kere özeleştiri yaptım 'O kendini biliyor' adlı şarkıda. Orada aslında kendini kral zanneden bendim. Bir insan bir koltuğa oturabilir. O koltuk rock star koltuğu da olabilir, pop star koltuğu da olabilir, genel müdür koltuğu da olabilir. Ama kesinlikle kendinizi padişah yerine koymayacaksınız. Koyduğunuz zaman başınıza çok büyük felaketler gelebilir.

KENDİNİ KRAL SANDIĞI DÖNEMLER OLDU
Siz böyle mi yapmıştınız?

Tabii, tabi. 'O Kendini Biliyor' şarkısındaki gibi bir dönem etrafımızda öyle şaşalı bir hayat vardı ki kendimizi dokunulmaz hissetmiştik. Bu nedenle ben

10 yıl boyunca avukat bile tutmadım. Çünkü bana kimse dokunamazdı. Çünkü ben hep haklıydım. Halbuki ülkenin bir hukuk sistemi, bir adalet sistemi var. Star olabilirsiniz ama kurallara ve hukuka uymak zorundasınız. Onun için de özeleştiri yapmak lazım ve yapıyoruz da.

Bir özeleştiri albümü de diyebilir miyiz o zaman?

Tam olarak değil aslında. Özeleştiri yaptığım bir şarkı var. Ama genel olarak 'protest bir Anadolu rock albümü' diyebiliriz. Damar aşk şarkılarının yanı sıra birçok konu var albümde anlattığım. Mesela Bosna'da Srebrenitsa katliamında ölen insanlar için yazdığım bir şarkı var. Ben Bosna'ya kadar gittim. O acıları gördüm ve çok çok üzüldüm. Psikolojim dahi bozuldu o günlerde. Bir de Filistin için yazdığım bir şarkı var albümde. Onu da Arapça söyledim, Filistin halkına destek olmak için.


Ben coşku ve dinlence müziği yapıyorum

Şarkılarınızda sosyal olaylara hassasiyetiniz devam ediyor yani?

Bu aslında hassasiyet de değil. Rock müziğin bir gereği. Yıllardır sanki müzik sadece eğlence için yapılır gibi bir algılama var. Ben eğlence müziği yapmıyorum. Eğlence müziği yapanlara saygı duyuyorum. Ama benim yaptığım müzik coşku ve dinlence müziği.

Rock camiasıyla sizin aranızda bir duvar var sanki. Bu mesafeyi siz de hissediyor musunuz?

Tabii, hissediyorum. O duvar olmak zorunda zaten. O duvarın varlığı gittiğim yolun doğru olduğu konusunda emin olmamı sağlıyor. Bazılarına göre rock sadece eğlence ve aşk müziği . Halbuki rock bir isyan müziğidir. Benim şarkılarımın Anadolu biçimlerinin üzerine oturması konusunda eleştirileri var bir de…


KELEPÇE YERİNE ALBÜM
Bu topraklarda yaşayan biri olarak Anandolu'dan beslenmek kadar doğal bir şey olamaz oysa ki…

Evet. Benim yegane beslenme kaynağım Anadolu.

Bu albümü neden alsınlar?

Bu beş yıl aradan sonra yaptığım bir albüm. Ben bu albüm için çok çalıştım ve ortaya çok güzel bir sonuç koyduğuma eminim. Referanslarım da geçmiş yıllarda yaptığım Haluk Levent albümleri ve şarkılarıdır. Bu nedenle de özenle tavsiye ediyorum.

Umarım yolu açık olur albümünüzün. Artık elinizde kelepçe yerine mikrofon görmek istiyoruz.

Kesinlikle ben de hemfikirim sizinle.

'Güzel ülkemden gitmek istiyorum' demiştiniz. O günden bugüne aynı noktada mısınız?

Şu anda kızım tutuyor beni burada. Gitme kararını da borçlarım yüzünden değil, magazin basınında çıkan çirkin ve haksız iftiralar yüzünden almıştım. Muhabir arkadaşlar masa başında oturup, savcı iddianamesinde bile olmayan şeyleri haber yapıyorlar. Bu benim bu ülkede yaşamamı çok zorlaştırıyor.

Borçlarınız yüzünden çeteleri araya soktuğunuz haberlerini mi kastediyorsunuz?

Evet. Bir telefon görüşmesi yapmışım. Küfürlü bile konuşmamışım. O konuşma çete suçlamasına girmiş. Ben daha sorgudayken, benim insanları dağa kaldırdığım, tehdit ettiğim yazıldı. Ben hayatımda çakı bile taşımadım oysa.

Kızınız kaç yaşında?

2 yaşında.

Her şeye rağmen onun bu ülkede büyümesini mi istiyorsunuz?

Evet, her şeye rağmen. Onun için kaldım. Anadolu toprakları dünyanın en güzel toprakları. Dinin, Müslümanlığın en güzel işlendiği topraklar. İklimi güzel. Dünyada hiçbir kültürde olmayan güçlü aile ve kardeşlik bağları var bu topraklarda. Bu topraklarda 'süt anne'lik, 'amcaoğlu' luk var. Bu topraklarda kanla örülmüş bir vatan mücadelesi var. Bu toprakları bırakıp gitmek çok kolay değil.


Borçlarımla değil şarkılarımla ilgilenin

Davalarınız ne aşamada?

Haber değeri olmuyor ama ben davaları tek tek kazanıyorum. Şirketlerim iflas ettikten sonra 20'den fazla dava açıldı. Kaybettiğim bir dava yok şu ana kadar. Sadece icra dosyalarına para ödemediğim için bir iki kez 30 günlük cezalar yattım. Bu artık benim gerçeğim ve ben bu gerçeği kabul ederek yaşamak zorundayım. Bunu yüz kızartıcı bir suç olarak da görmüyorum. Şu ana kadar 6 davadan beraat ettim. Diğer davalardan da beraat edeceğime inanıyorum. Bu nedenle umutluyum.

Artık borçlarımla değil şarkılarımla ilgilenin diyorsunuz...

Evet. Borçlarımı ödeyeceğim. Ama şarkılarımı söylemeye de devam edeceğim. Ben 4-5 yıldır televizyonlarda doğru dürüst şarkı bile söyleyemedim. Çünkü kendi sıkıntıları olan bir Haluk'un şarkılar söyleyip coşması coşturması bana samimi gelmeyecekti. Ama şimdi 'takke düştü kel göründü.' Peki, ben bu gerçekle yaşarken şarkılarımı söyleyemeyecek miyim? Hayır, söyleyeceğim. İşte bu nedenle bu albümü yaptım.

Tefecilerin sizden faizin faizini almalarını engelleyecek bir yol yok mu gerçekten?

Kesinlikle yok. Türkiye'de bu hükümetin yaptığı en iyi şeylerden biri çete ve mafya operasyonlarıdır. Ben bu konuda hükümeti her zaman destekliyorum. Fakat hükümetin çözmesini istediğim tefecilik problemi var. Türkiye'de tefeci çok güçlü maalesef.

Bu camiadan yardımcı olmak isteyen oldu mu?

Oldu tabii. Ama ben başkasına borçlanıp, o adamlara bu paraları vermek istemiyorum. Alacaklarını aldılar zaten. Ben 10 yıldır avukat tutmadım. Bu yüzden her şey aleyhimde. Buna rağmen davaları kazanıyorum. Bu nedenle 'Benim param yok, bana yardım edin' demiyorum. Ben paramı kazanırım.

En son ne zaman deliksiz uyudunuz?

Valla ben Beşiktaş ne zaman yenilirse ya da berabere kalırsa o gün uyuyamıyorum. Onun dışında umut ederek uyuyorum. Çaresiz uyumaktan çok daha iyi. Umutlu olmak her şeyden önemli.


O kendini biliyor

Her yanımda farklı bir gerçek, farklı bir yaşam varken

Her tarafta başka bir istek, yorulmuşum üzülmekten

Yalan senin benim varlığım için çarklar duruyor

Her şey yalan

Sağı sola solu da sağa koysan da fark etmiyor

Hangisi ak hangisi kara nedense bilinmiyor

Yalan dünya durdu memleket dönüyor içim yanıyor

Her şey yalan

Karagözüm ben Hacivatsın sen

İplerimiz başka elde savaşıyorum

Bir gölgeyim ben bir suretsin sen

Aslın kimin ellerinde bilemiyorum

Dünyayı aptal yerine koyabilirsin

Senin gibi padişah olmaz olsun

İktidar oldun, güç oldun, her şey yalan

Yalan lanet olsun

Çalış durma, oyunu bozma, bozsan da fark etmiyor

Benden uzak olsun desem de tam dibime düşüyor

Yalan dünya durdu memleket dönüyor içim yanıyor

Her şey yalan


Filistin

Nasılsınız kardeşlerim, nasılsınız sevdiklerim

Nasılsınız kardeşlerim, nasılsınız dostlarım

Soruyorum ama iyi olmadığınızı biliyorum

Çocuklarınız hala her şeyden mahrum mu

Çocuklar silah tutmadan

Şeker de yiyebiliyorlar mı

Parklarda oynayabiliyorlar mı

Kalbimdesin ey Filistin

Dünya alem bilsin ve herkes duysun

Ben de sizinleyim ben de yanınızdayım

Biri daha sizi bırakmayacak

Yarın binlercesi olacaktır

Bu savaş artık son bulmalıdır


Srebrenitsa

Ne güzel baktın bana ne güzel ne güzel

Görmedim diyar diyar görmedim senden güzel

Sonunu hazırladık emanet ellerle

Katliamlar yaşadım hüzünlü gözlerinde

Seni kurtaramadık Hiçbir şey yapamadık

Yüreğim buruk yüreğim hasta

Tam 16 yıl oldu seni unutamadık

Affet bizi Srebrenitsa

Her Temmuz'un 11 yaralar kan bağlar

Düşündükçe ağlaşır çocuklar ve kadınlar

Bazen canavardır uygarlık denen illet

Çağ dışı kalır bazen insanlık medeniyet