Gençlik kendi dünyasının izinde

Latife Beyza Turgut
Latife Beyza Turgut
04:0015/05/2025, Perşembe
G: 15/05/2025, Perşembe
Yeni Şafak
Sema Bayar
Sema Bayar

Hece Genç , bizi bir arada tutan güzel Türkçemizin ve medeniyetimizin sesini duyurmak gayesiyle yola çıktı. Bu genç sesin editörlüğünü üstlenen Sema Bayar, “Edebiyat kanatlarını açsın, gençler kendi dünyalarının izini sürsün, karakterlerle duygudaşlık kursun, bir sonraki sayfa için müthiş bir iştiha duysun istedik” diyor.

Gençlik edebiyatı günden güne gelişmeye, yeni yazarlar ve yeni kitaplarla genişlemeye devam ediyor. Yazarlarla birlikte yayınevleri de gençlerin dünyasıyla hem duygusal hem de entelektüel bir bağ kurma amacında. Dilimizin ve medeniyetimizin zenginliklerini gençlere onların üslubu ile anlatmak üzere yola çıkan Hece Yayınları da geçtiğimiz günlerde yeni kitaplığı Hece Genç’i ortaya koydu. Türkçemize hak ettiği özeni göstermeyen popüler yayınlardan şikâyet etmek yerine “Biz ne yapabiliriz”in peşine düşerek Hece Genç’i ortaya çıkardıklarından bahseden Hece Genç editörü Sema Bayar, yayınevi olarak bu seri ile yarınlara yürüyen gençlik için bir yol arkadaşlığı teklifinde bulunduklarını söylüyor.

Bu genç kitaplık nasıl ortaya çıktı biraz bahseder misiniz?

Sanat, can sıkıntısından doğar. Yayıncımız Ömer Faruk Ergezen yıllar önce bir söyleşide Hece’nin kuruluşuna dair bir soruya şöyle cevap vermişti: “Canım sıkılıyordu. Çok canım sıkılıyordu.” İnsanı harekete geçiren amillerin başında gelir can sıkıntısı. Gördükleriniz karşısında canınız sıkılır, göremediklerinize daha çok canınız sıkılır, gidişata canınız sıkılır. Edebiyatın kanatları kırıldığında, sanatın yaşamla bağı koparıldığında, estet tavır güncel ilgilere kurban edildiğinde, sahici olan sanal ilgilerle zedelendiğinde canınız sıkılır. Peki ya sonra? Serzenişlere devam mı edeceksiniz yoksa harekete mi geçeceksiniz. İşte Hece’nin karıldığı tekne: Harekete geçmek. O can sıkıntısı, edebiyatçıları bir çatı altında topladı. Harf harf, hece hece, cümle cümle büyüdü. Can sıkıntımız bizi harekete geçirmeye devam ediyor. Söz ifrazatı Watpadd kitaplarından, güzel Türkçemize hak ettiği özeni göstermeyen popüler yayınlardan şikâyet etmek yerine “Biz ne yapabiliriz?” dedik. Dünyada ve Türkiye’de nitelikli örneklerini görmekle birlikte henüz bakir bir alan olarak karşımızda duran gençlik edebiyatı için kolları sıvadık. Hece Genç, can sıkısının ardından gelen bir gayretin sonucu. Faturayı birilerine kesmek yerine sorumluluk alan bir yayınevinin, hayata karşı sağlam bir duruşa açık daveti. Yarınlara yürüyen gençlik için bir yol arkadaşlığı teklifi.


ORTAK DERTLERDE BULUŞAN KALEMLER

Mehmet Aycı, Birgül Yangın Aslanoğlu, Safiye Gülbaşı, Aslıhan Keleş Kurtoğlu, Nuray Alper, Ahmet Melih Karauğuz ve Emrah Kanlıkama yazarlarınız. İsimler nasıl belirlendi?

İsmini zikrettiğiniz değerli isimler ve çok daha fazlası bu sürece omuz veren, mutfakta ter döken arkadaşlarımız. Ortak dertlerin ve ortak hedeflerin buluşturduğu kalemler. Yazar ve eser belirlenmesinden ziyade birlikte yürünen bir yol Hece Genç. Tek tek anmam kabil olmasa da bu vesileyle bahusus Emrah, Aslıhan, ve Ahmet Melih’e de teşekkür etmek isterim. Elbette Hece Genç’i hayata geçirirken sınırları keskin olmasa da bir yol haritası belirledik. Bizi bir arada tutan güzel Türkçemizin, köklerimizin, medeniyetimizin sesini duyurmak gayemizdi. Edebiyat kanatlarını açsın, gençler fantastik hikâyelerle buluşsun, kendi dünyalarının izini sürsün, karakterlerle duygudaşlık kursun, her kitapta bir sonraki sayfayı çevirmek için müthiş bir iştiha duysun istedik. Aslıhan Keleş Kurtoğlu, öğretmen ve akademisyen kimliğini Simurg Okulu ile taçlandırdı. İlk kitabı değil ama ilk hikâye kitabı Hece Genç’ten çıktı. Ahmet MelihKarauğuz çocuk ve gençlik edebiyatındaki birikimiyle seride yer aldı. Son Santra’da, futbolun yapay zekânın güdümüne verildiği bir evrende, insani olanın, tutkunun peşinden koşan gençler içimizi ısıttı. Öykücü Emrah Kanlıkama ise bu defa gençler için kalem oynattı. CeSuMa ve BaMan’ın dostluğunu hepimiz çok sevdik. BirgülYangın Aslanoğlu, Amazonya’nın distopik öyküsünü anlatırken Mehmet Aycı bizi Köroğlu’nun Delileri’yle destansı bir yolculuğa çıkardı. Safiye Gölbaşı ve Nuray Alper ise deneme kitaplarıyla Hece Genç’i renklendirdi. Mutluluktan da Fazla, döküleceği denize koşan ırmaklar gibi hayali, aklı, gölü, kâğıda akan bir edebiyatçının hayata ve varlığa naziresi. Zamanda Bir Pusula, hayat yolunda debisi en yüksek gençlik çağına bir yol arkadaşlığı.


KAPAKLAR DIKKATI ÇEKER

Kitaplar içerikleriyle olduğu gibi kapaklarıyla da ilgi çekici. Kapak tasarımlarında nelere dikkat edildi?

Kitap kapakları, görsel çağda yayıncı ve yazarlar için okurun dikkatini çekeceği ilk koz. Okura bir işmar. Hedefinizi belirlediğinizde sizi o hedefe götürecek istikameti de tayin ediyorsunuz. Hece Genç için bir logo hazırlığına girdik önce. İstedik ki genç okurlar logomuzla birlikte hem Hece’nin uzun soluklu edebî birikimini hem de Hece Genç’in getirdiği o yeniliği hissetsin. Kapak tasarımı ve kitapların mizanpajında “sarakusta” tam da istediğimiz gibi bir iş çıkardı. Renkli, heyecan verici, hikâyeyi teşmil ve kendine has bir tarzı olan kapaklarla okur önüne çıkmanın heyecanını yaşadık.

Serideki Kibar Serseri kitabının da yazarısınız. Bu çalışmanızla ‘biraz polisiye biraz mizah’ı gençlere nasıl sundunuz?

Kibar Serseri, bir gençlik hikâyesi. AAL’de gençlerin bir gününe şahit oluyorsunuz. Üstelik karakterler de tanıdık. Bir anda Efruz Bey çıkıyor karşınıza, monoklünü şöyle bir düzeltip sizi üstten süzüyor. Tren istasyonunda Anna’nın ışıltısına kapılıyorsunuz. Raskolnikov ile bir şeyleri değiştirme arzusu duyarken Cingöz Recai ile bir gizemin peşine düşüyorsunuz. Üstelik bu maceraya, emekliliğe ayrılmadan önce son bir işe çıkan atarlı bir ilham perisi de eşlik ediyor. Ne yazacağını pek de bilemeyen sarsak bir yazar kestiriyor gözüne. Lakin yazar da bildiğini okumaya kararlı. Başlıyor bir didişme. İlham perisi de kitaba bir ön söz yazıyor. Sık sık da yazarın sözünü kesip hikâyeye bir istikamet tayin ediyor. Nihayetinde son sözü de yine ilham perisi söylüyor. Aynı ruhtan beslenen iki ayrı kalemin birlikte aktığı bir kitap çıkıyor karşınıza. Kibar Serseri üst kurmacanın sınırlarında geziniyor: “Eh ne diyelim alın size biraz polisiye biraz mizah.”


#gençlik
#Hece Genç
#kitap