Görülmeyen Gazete'yi bir görün

Ertan Altan
00:003/06/2007, Pazar
G: 2/06/2007, Cumartesi
Yeni Şafak
Görülmeyen Gazete'yi bir görün
Görülmeyen Gazete'yi bir görün

Hayatı dokunarak algılayan görme engelliler, bundan sonra gündemi de parmaklarının ucuyla takip edebilecek. Görme engelli bir yayın ekibinin hazırladığı Türkiye'nin ilk kabartma alfabeli gazetesi okuyucularıyla buluşmaya hazırlanıyor

Gözleri gördüğü halde okumaktan yana kör olanlar vardır. Bir de kör olduğu halde okumak için yanıp tutuşanlar. İkinci gruba girenler için bu hafta Türkiye'de bir ilk gerçekleşti. İstanbul'da yayınlanan Kentim Gazetesi, görme engellilerin kullandığı Braille alfabesiyle hazırladığı “Görülmeyen Gazete”yi parmaklarıyla okuyanların beğenisine sundu. Görülmeyen Gazete Türkiye'de materyal azlığı nedeniyle unutulmaya yüz tutan Braille alfabesinin erbapları için umut oldu. Görülmeyen Gazete'nin bir ilave ya da özel sayı olmadığını söyleyen Kentim gazetesinin sahibi Saime Oğuzhan, “Fırsat eşitliği sağlamak amacıyla gazetemizdeki tüm haberlerin Görülmeyen Gazete'de de yer almasını sağladık” dedi.

Görülmeyen Gazete doğuştan görme engelli gençler tarafından hazırlanıyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olan Gökhan Güngör ve aynı okulun Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören Erdal Karakoç, ilk başta teknik hazırlıklar için gönüllü oldukları projede çalıştıkça, geleceğe yönelik umutlar da beslemeye başladı. Şimdiye kadar Altı Nokta Körler Derneği'nin görme engelliler için çalışma alanları oluşturma projelerinde görev alan gençler Görülmeyen Gazete'yle birlikte gazeteciliği de gözlerine kestirdi.


Kağıttan okumak gibisi yok

Görme engellilerin gazete okuma ihtiyacını bazı gazetelerin hazırladığı sesli internet siteleri karşılıyor. Ama sayfalarını çevire çevire gazete okumanın keyfi bir başka. Erdal Karakoç'un bu projede yer almasının temel sebebi de işte bu keyif. Okuldaki arkadaşlarından çok özendiğini söyleyen Karakoç, “Ellerine alıp sayfalarını çevire çevire okuyorlardı. Ben yalnızca sayfa seslerini duyabiliyordum” diye anlatıyor gazete okuma özlemini. Türkiye'deki binlerce görme engellinin de aynı özlemi taşıdığını söyleyen Karakoç, “Onların bu özlemine cevap verebildiğim için mutluyum” diyor.

Öğrenimini eğitim fakültesinde sürdüren Erdal Karakoç Görülmeyen Gazete'yle birlikte gazeteciliği de ciddi ciddi düşünmeye başladığını söylüyor. Hatta yeni sayılar için haber dosyaları bile hazır. Haberleriyle iş dünyasında görme engellilere yönelik önyargıları kırmayı hedefliyor.


Braille mi, o da ne?

Türkiye iletişim teknolojileriyle geç tanışan bir ülke olduğu için yazılı iletişimi içselleştirmeden görsel teknolojilere teslim oldu. Görme engellilerin kabartma harflerle okuyabilmesini sağlayan Braille alfabesi tam olarak yerleşmeden, bilgisayar destekli sesli iletişim uygulamalarına geçilmesi nedeniyle, alfabe unutulmaya yüz tuttu. Kabartma yazıyla hazırlanan materyallerin azlığı da, görme engellilerin alfabelerini etkin olarak kullanamamasının başka bir sebebi. Engelliler Braille alfabesini yalnızca ilkokulda öğreniyor. Ders kitapları dışında kabartma yazıyla kitap da basılmıyor. Yani bir görme engellinin kendi alfabesiyle roman okuma imkanı yok.

Türkiye'de materyal azlığı nedeniyle okuma hızı da giderek azalıyor. Amerika'da yapılan deneylerde Braille alfabesiyle okuyan bir engellinin sağlıklı bir insanla aynı hızda okuyabildiğinin ispatlandığını söyleyen Gökhan Güngör, “Görülmeyen Gazete'nin en önemli işlevi, Braille alfabesinin unutulmamasını sağlamak olacak” diyor.

Görülmeyen Gazete'nin ilk sayısına ilgi yoğun, Türkiye'nin dört bir yanından görme engelliler, sipariş vermeye başladı bile. Türkiye'de Braille alfabesiyle hazırlanan bir gazetenin baskı imkanları sınırlı olsa da Güngör ve Karakoç, görme engellilerin gösterdiği ilginin bu zorlukların üstesinden geleceğine inanıyor.