Türk futbolunun büyük diye tabir edilen beş takımından üçü İstanbullu. Büyük bütçelerle kurulan bu büyüklerin yanında küçük ve mütevazı bütçelerle kurulan semt takımları da var. Bugün gözlerden uzak mücadele etseler de bir dönem Türk futbolunun efsaneleriydiler.
Türkiye 1. Futbol Ligi'nin kuruluşu 1959'dur ama daha önceleri İstanbul Ligi, Federasyon Kupası, Cuma Ligi, Pazar Ligi, Milli Küme gibi isimlerle İstanbul ve İzmir takımlarının mücadele ettiği ligler mevcuttu. Daha çok azınlık ve yabancıların kurduğu takımlar arasına ilk olarak Ali Sami Yen ve lise arkadaşlarının kurduğu Galatasaray daha sonra da Fenerbahçe, Vefa, Beykoz ve Beşiktaş katıldı.
Ligin kuruluşunun öncesinde ve sonrasında her zaman İstanbul takımlarının etkisi hissediliyordu. Çeşitli semt takımları ile şu anki büyük takımlar her zaman ligde zorlu ekipler oldu. Üç büyükleri ise en çok zorlayan ekipler yine İstanbul semt takımlarıydı. Bugün sadece Kasımpaşa'nın temsil ettiği İstanbul semt takımları bir zamanların korkulan ekipleri, korkulan deplasmanlarıydı.
Türkiye'nin en eski kulübü Beşiktaş sanılır ama 1896'da İstanbul Kurtuluş'ta kurulan Tatavla Spor Kulübü'dür. Osmanlı adına olimpiyatlara katılmış birçok milli sporcu çıkarmıştır. Milli ligin kurulduğu 1959'a kadar futbolda önemli bir takımken azınlık kulübü olması nedeniyle azınlıkların yaşadığı sorunlardan direkt olarak etkilenerek hiçbir zaman birinci lige çıkamadı.
Yaklaşık on yıl öncesine kadar amatör liglerde mücadele eden takım maddi imkânsızlıklardan dolayı futbol bölümünü kapattı. Şuan sadece basketbol ve voleybol dallarında mücadele ediyorlar. Birçok milli basketçileri var. 10 metre iple tırmanma rekoru 11.4 saniyeyle hala Kurtuluş Spor'da. Ayrıca bu madalya Osmanlı'nın olimpiyatlardaki ilk altın madalyası. Azınlık kulübü olma özelliğini de koruyan kulübün başkanı Konstantin Beliladis yönetim kurulu üyeleri ise Yani Vasiliyadis ve İlia Yofoğlu. Rum çocukları ise bir süre kulüpte yer alıp heveslerini aldıktan sonra kulübü bırakıyorlar.
Karagümrük her zaman delikanlılarıyla, kabadayılarıyla ve çeteleriyle Türk halkının gündemine gelen bir semt oldu. Semtin futbol takımı ise 1930'lu yıllardan başlayarak Türk takımlarının korkulu rüyası oldu. Cumhuriyet Gazetesinin düzenlediği Cumhuriyet Kupasını iki kere kazanan Karagümrük 2. Lige düştüğü 1983-84 sezonuna kadar 7 kere birinci ligde yer aldı ve hep zorlu bir kulüp olarak anıldı.
Kadrosundan Hakkı Yeten (Baba Hakkı), Mustafa Çakar (Ahmet Çakar'ın babası), Necdet Gezen (Müjdat Gezen'in babası), Oktay Derelioğlu ve Serdar Topraktepe gibi oyuncular çıkaran kulüp, bugün İstanbul Bölgesel Amatör Ligi'nde (BAL) mücadele ediyor.
İstanbul'un diğer bir büyük semt takımı ise Vefa... 103 yaşındaki kulüp 1987'ye kadar 14 sezon birinci ligde mücadele etti. Daha sonra 2. Lige düşen kulüp ara ara canlanır gibi olsa da amatör kümeye düşmekten kurtulamadı. Çok başarılı olmasa da eski Vefa'lılar, Vefa Liseliler ve eski futbolcular vefalarını gösterip Vefa Spor'u çok büyük bir aşkla destekliyor. “Renklerini sevmiştim, yeşil-beyaz... İşte bu dedim. Biz mazlumun yanındayız; ötekileri sevmek çok kolay” 14 yaşından beri Vefa Sporlu olan ve her deplasman maçına giden 84 yaşındaki Melkon Taşçıoğlu Vefa aşkını bu cümlelerle ifade ediyor.
Birçok sahil takımının rengi gibi Sarıyer Spor'un da renkleri mavi-beyaz. Ama onların mavisi asaletinden, beyazı temizliğinden… Türk futboluna onlarca büyük oyuncu kazandıran kulüp 1940'da kuruldu. 13 sezon birinci ligde mücadele ettikten sonra en son 1996-97 sezonunda 2. Lige düşen kulüp Cemil Turan, Tarık Hodziç, Selçuk Yula ve Saffet Sancaklı'yı Türk futboluna kazandırdı. “Muğla Gökova'da denize girerken birden İstanbul'a transfer olduğumu söylediler. Hemen hazırlandım gittim İstanbul'a. Ya Fenerbahçe ya Galatasaray almıştır beni diye düşünürken Sarıyer'e transfer oldum. Ama bu daha iyiydi” diyor Rıdvan Dilmen. Burada parlayarak büyük takımların gözüne girdi ve Fenerbahçe'ye transfer oldu. Şimdilerde 2. ligde mücadele eden Sarıyer Spor, çok kalabalık bir taraftar grubuna sahip. Bazı maçlara onlarca otobüs kaldırıyorlar. En büyük rakipleri ise Eyüp.
AEK ve PAOK Yunan liginin güçlü takımlarından ikisi. PAOK Selanik'in AEK ise Atina'nın takımı. Aslında ikisi de aynı takımdan ayrılan İstanbul Rumlarının kurduğu takımlar. Hatta isimlerinin sonunda yer alan ”K” harfi Konstantinoupolis'in “K”si. Yunanistan'da kurulmadan önce İstanbul'da Beyoğlu Spor adı ile liglerde yer alıyorlardı.
Atletizm kulübü olarak 1886'da Ermis adıyla kuruldu Beyoğlu Spor. 1923'de bu adı alana kadar ise ismi 1914'de aldığı Pera Spor'du. Milli lig kurulana kadar İstanbul liginde mücadele ediyorlardı. Lig kurulduğunda maddi imkânsızlıklardan dolayı ligde yer alamadılar ama bir sene sonra mahalli lig şampiyonu olarak 1. Lige yükseldiler. İki sezon yer aldıkları ligden düştükten sonra bir daha çıkamadılar.
Türk futboluna Lefter Küçükandoniadis, Boduri, Sütçü Hristo, Ayhan Bermek ve Yorgo Kasapoğlu gibi oyuncuları kazandıran kulübün başkanı Dimitri Koçias bugün ilgisizlikten yakınıyor. Maddi imkansızlıkların belini büktüğü kulüp futbolda amatör liglerde yer alırken diğer dallarda ise son derece başarılı. Ezeli rakipleri ise bir dönem Hrant Dink'in de forma giydiği İstanbul Ermenilerinin takımı Taksim Spor.
Lise takımlarından ve bir dönem liglerin korkulan takımlarından bir diğeri de İstanbulspor… İstanbul Erkek Lisesi'nin öğretmenleri ve öğrencilerinin katılımıyla kurulan kulüp 2003-2004 sezonuna kadar 23 sezon birinci ligde mücadele etti.
Uzan Grubu'na ait olduğu için 2003 senesinde TMSF'ye devredilen kulüp büyük bir maddi sıkıntı içerisine girdi ve bu kulübün düşüşünün başlangıcı oldu. Şuan 3. Lig 1. Grupta mücadele eden takım Türk futboluna Oğuz Çetin, Aykut Kocaman ve Balili'yi kazandırdı. Ayrıca bir dönem Real Madrid'de oynayan Elvir Baliç ve attığı golle Manchester United'ın yenilmezlik serisine son veren Elvir Boliç'in Türkiye'deki son durağı da İstanbulspor'du.






