
Büyüklerin “Nerede o eski bayramlar?” diye hayıflandığı günler, Osmanlı döneminde yaşanıyordu. Arife günü top atışlarıyla başlayan bayram günlerinde borçluların borcu silinir, eş dost ziyaretleri ihmal edilmezdi. Padişaha sunulan 40 kurban, ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı.
Kurban Bayramının coşkusu dünyanın dört bir yanını sardı. Büyüklerin “Nerede o eski bayramlar?” diye hayıflandığı günler hatıra olarak kaldı. Peki bu kadar büyük bir özlemle beklenen Kurban Bayramı’na ecdadımız Osmanlı nasıl hazırlanırdı? Osmanlı’da Kurban Bayramı hazırlıkları bir sene önceden başlardı. İlk başta Padişah Tembihnamesi ile bayram tüm yönleriyle halka anlatılırdı. Bayram temizliği, kurbanlığın alımı, zekatı ve kesiminde dikkat edilecekler hususlar tek tek bildirilirdi. Çeşmeler, sokaklar, konaklar elden geçirilir, sadece haneler değil, çarşı pazar da gerektiği gibi bayrama hazırlanırdı. Borcu olanın borç defteri silinir (zimem defteri), zengin, fakirin açığını kapatırdı.
PADİŞAH İÇİN KOÇ YETİŞTİRİLİRDİ
- Prof. Dr. Arif Bilgin, Osmanlı’daki bu hazırlıklara ilişkin şunları söyledi: ”Osmanlı döneminde Kurban Bayramı sevinci, Arife günü atılan top atışlarıyla başlar, son günün ikindi vaktinde atılan top atışlarıyla da biterdi. Bayram namazının yaklaşmasıyla birlikte ev ahalisinin erkekleri bayramlıklarını giyerek en yakındaki camiye gider, hanımlar ise bayram namazından sonra ailecek yapılacak kahvaltı sofrasını hazırlar ve bayramlıklarını giyinmiş vaziyette beklerdi. Bayramları mutlaka ailecek konu, komşu ve kabristan ziyaretleri yapılırdı.”
ARİFE GÜNÜ ÇOCUKLAR ÇİÇEK AÇAR
Devrin padişahı için “Saya Ocağı” adı verilen âlâ koçlar yetiştirilirdi. Padişaha sunulacak kurbanların beslenmesi, yetiştirilmesi ve kesimleriyle ‘Saya Neferleri’ ilgilenirdi. Bayram sabahı padişahın Arz Odasını şereflendirmesiyle sarayda bayramın başladığını ifade eden Bilgin, “Padişah, Hırka-i Saadet Dairesi’nin kapısında hazır bekleyen yaklaşık 40 kurbanlığın bulunduğu yere gider, kendisi için özel olarak hazırlanan kurbanlardan birini seçer ve büyük bir merasimle ilk kurbanı kendisi keserdi. Kesilen kurbanların birçoğu medreselere dağıtılırdı. Kalan diğer kısımları da dul ve kimsesiz kadınlara, bekçilere, tulumbacılara ve diğer ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı.” şeklinde konuştu. Bayram günü çocuklar, arife gününden kıyafetlerini giymeye başlardı. Bayram gününü bekleyemeden Arife gününden bayramlık kıyafetlerini giyip dışarı çıkan çocuklara ‘Arife Çiçekleri’ denilirdi. Subay ve memurlara bayram hediyesi olarak birer maaş ikramiye; zaptiyelere yeni fes ve püskül veya bunların temini için mukabili olan para verilirdi.








