Pakistanlı kadınlar çok güçlü

Yeni Şafak
Ayşe Özleyen
04:0021/08/2016, Pazar
G: 20/08/2016, Cumartesi
Yeni Şafak

Taliban ile ilgili gerçek hikâyeleri konu alan 'Revenge of the Worthless' adlı filmde Emel Karaköse, Palwasha isimli karakteri canlandırıyor. Karaköse, "Pakistanlı kadınlar çok güçlü. Kendilerini her türlü tehlikeden korumak için çantalarında silah taşıyorlar" diyor.

Yıllarca Taliban Terör Örgütü'nin hakimiyeti altında kalan ve günümüzde hala tehlikenin devam ettiği Pakistan, gün geçtikçe acı dolu hikayelerine bir yenisini daha ekliyor. Dinlediğimiz onlarca hikayelerden Malala Yousafzai'in, şarkıcının ve Zarak Han'ın hikayesi de bunlardan birkaçı... Jamal Shah'ın yönetmenliğini yaptığı 'Revenge Of The Worthless' adlı film Pakistan'da gösterime girdi. Film, Taliban ile ilgili yaşanmış, gerçek hikayeleri konu alıyor. En trajik terör olaylarının yaşandığı dönemi anlatan film, tüm gerçekliği gözler önüne serebilmek için olayların geçtiği mekanlarda çekildi. Filmde, Palwasha karakterine ise Pakistan sinemasında ilk kez bir Türk oyuncu olarak yer alan Emel Karaköse canlandırıyor. İlk kez kamera karşısına geçen Karaköse, bu filmle oyunculuğa adım attı. Tek başına Pakistan'ın en tehlikeli bölgesi Swat'a giden Karaköse, filmin zor şartlar altında, asker korumasıyla çekildiğini belirterek Karaköse, "Biz çekimlerde bile çok tedirgindik. Film çektiğimizi duysalardı seti basacaklardı. Baskı altında yaşamalarına rağmen Pakistan kadınları çok güçlü. Kendilerini koruyabilmek için çantalarında silah taşıyorlar. Ailesini korumak için mücadeleden vazgeçmiyorlar" diyor.



Film Pakistan'da yaşanan gerçek hikayeleri anlatıyor. İçerikten biraz bahseder misiniz?


Film, teröristler tarafından kafasından vurularak yaralanan, tüm dünyanın tanıdığı Malala Yousafzai'nin hikayesini kapsayan bir film. Filmde bir öğretmenin okulunun içinde öğrencilerin gözü önünde öldürülmesi, bir şarkıcının kaçırılması gibi hikayelere yer veriliyor. İnsanların topraklarını, kültürel değerlerini, ailelerini korumaya çalışırken verdikleri mücadeleyi filmde göstermeye çalıştık.



FİLM SETİNİ ASKERLER KORUDU


Siz bu yapımda kimi canlandırıyorsunuz?


Ben filmde çok sevilen bir adam olan Zarak Han'ın büyük kızı Palwasha'yı canlandırıyorum. Zayıf görünmesine rağmen güçlü bir kız. Silah kullanmayı çok iyi biliyor. Ailesini korumak için elinden geleni yapıyor. Teröre boyun eğmiyor. Küçük kız kardeşini Talibanlar istiyor. Ailesi vermek istemeyince de çatışmalar başlıyor. Beni Afgan kızlarına benzettikleri için bu role istediler.





Film Taliban'ın hakimiyeti altında olan Swat bölgesinde çekildi. Çekimler nasıl geçti?


Çekimler için iki ay Pakistan'da kaldım ve o bölge hala Taliban'ın hakimiyeti altında. Biz gittiğimizde tehlikeler devam ediyordu. Bu yüzden çekimlerde bizi sürekli askerler korudu. Seti çevrelediler. Çekimlerin duyulmaması için elimizden geleni yaptık. Çünkü izin verilmiyordu. Sete canlı bomba gelme ihtimali bile vardı. Halkla çektiğimiz sahneler oldu. O sırada cep telefonum çalındı. İslamabad ve Swat bölgesi'nin arası 5-6 saat sürüyordu. Yollar çok dar ve bir tarafı uçurumdu. 30 kişilik otobüs uçuruma doğru yatarak gidiyordu. Pakistan'a gitmeden önce turistlerin kaçırıldığını da öğrenmiştim. Konsolosluğa sürekli iyi olduğumu haber vermek zorundaydım. Bu süreçte hep dikkatli davrandım.



AFGAN FİLMLERİ İZLEDİM


Her türlü tehlikeye rağmen Pakistan'a gittiniz. Korktuğunuz şeyler olmadı mı?

Ailem gitmemi ilk başta istemedi. Başıma kötü bir şey gelmesinden çok korktular. Ama ben güzel bir proje olacağına ve başaracağıma inandım. Korku insanı hapseden bir şey. bu yüzden korkuyu kendimden uzaklaştırdım. Biletimi ilk aldığımda Pakistan'daki havaalanında saldırı olduğu için biletimi ertelemek zorunda kaldım. Sonra her şeyi göze alarak tekrar biletimi aldım.



İlk oyunculuk deneyiminiz olmasına rağmen zor bir iş başardınız. Rolünüze nasıl hazırlandınız?


Afganistan'a damgasını vuran birçok film ve belgesel izledim. Çevremdeki insanlarla sohbet ettim. O bölgenin tarihini araştırdım. Pakistanlı kadınların nasıl bir yapıya sahip olduklarını belgesellerden öğrendim. Böyle bir hazırlık süreci geçti. Araştırmalarım sonucunda Pakistanlı kadınların çok güçlü olduğunu gördüm.



Pakistan sinemasında rol alan ilk Türk oyuncu olarak yer almak nasıl bir deneyimdi?


Çok güzel bir deneyimdi. Sadece sette bulunmak bir yenilik değildi benim için. Başka bir ülkede bulunmak, o toprakların ruhunu hissetmek de önemliydi. Gerçek hikayelerin içinde olmak oldukça keyifliydi. Bir sonraki projem Diyarbakır'ın Sur bölgesinde geçecek. Suriye'de de olsa yine giderim. Bu kadar uzun süre doğuda hiç yaşamamıştım. Pakistan'daki insanların yaşayışları çok farklı. Bu duruma alışmam biraz zaman alsa da mutluydum.





SİLAH KULLANMAKTAN OMZUM MORARDI


Pakistan'da kaldığınız süre zarfında hiç zorlandınız mı?


Benim için bu iki ay çok zor geçti. Patlamaları hiç bu kadar yakınımda hissetmemiştim. Yemeklerde çok zorlandım. Çünkü onlar elleriyle yiyorlardı. Çatal kaşık için saatlerce beklemek zorunda kaldım. Yemeğimi soğuk bile yedim. Silah kullanmaktan omzum morardı. Sürekli çatıya çıkıp indiğimiz için vücudum çok ağrıdı. Arkadaşlarım Swat bölgesine gittiğimi duyunca çok şaşırdı. O bölge tehlikeli olduğu için bir Pakistanlı bile gitmezken ben Türk olarak gittim.



Pakistan halkı kendi hikayelerinin anlatıldığı bu filmi nasıl karşıladı?


Film Pakistan'da çok sevildi. Daha önce orada yaşanmış hikayelerin anlatıldığı bir film yapılmamış. Bu yüzden halk yaşananları beyazperdede görünce çok sevdi. Pakistan film sektörü, diziye göre gelişmemiş. 4-5 yıldır terör olaylarından dolayı film çekemiyorlarmış. Propaganda içermeyen ilk film olması açısından da ayrı bir öneme sahip.



Çekimler bitip Türkiye'ye geldiğinizde kendinizi nasıl hissettiniz?


Kendimi çok özgür hissettim. Türkiye'ye geldiğimde kız arkadaşım beni motoruyla aldı ve istediğimiz yere gittik. Biz burada gerçekten çok iyi şartlarda yaşıyoruz. Pakistan'da kadınlar hala sokağa çıkamıyor. Tedirgin oldukları için çantalarında silah taşıyorlar. Buna rağmen çok güçlüler. Kadına değer de veriliyor. Ailelerini korumak için en önde gidiyorlar. Mücadeleciler. Biz Türkiye'de çok iyi şartlarda yaşıyoruz. Pakistan'da en çok yürümeyi ve özgürce gezmeyi çok özlemiştim.



Rolüm için Urduca dilini öğrendim


Rol için Urduca dilini ve kalaşnikof kullanmayı öğrendiniz. Zor oldu mu?


Pakistan'a gitmeden önce oyuncu koçumla beraber 1 ay İngilizce olarak rolüme hazırlandım. Oraya gidince yönetmen Urduca dilinde oynamamı isteyince bir hafta dili öğrenmek için sıkı çalıştım. Kendime yetecek kadar öğrendim. Dili yeni öğrendiğim hiç belli olmuyordu. Herkes çok sempatik buldu. Hayatımda elime hiç silah almamıştım. Kalaşnikoş kullanmayı da bizi koruyan askerler öğretti. İki gün eğitim verdiler. Bazı sahnelerde şarjörü sürekli boşaltmam gerekiyordu. Onu öğrettiler. Bu benim için çok farklı bir deneyimdi.


#Taliban
#Emel Karaköse
#Palwasha
#Revenge of the Worthless