Sade bir hayattan popüler yazarlığa

Yeni Şafak
Harun Karaburç
05:008/11/2015, Pazar
G: 7/11/2015, Cumartesi
Yeni Şafak

Sarah Jio, Amerika'da üç çocuklu sade bir ev kadınıyken yazdığı kitaplar o kadar çok sevildi ki zamanla dünyanın en çok okunan yazarları arasında girdi. Bu kadarını kendisinin de beklemediğini söyleyen Jio, kitaplarında gerçek aşkı anlatıyor.

Birçok kitabıyla çok satanlar listesinde yer alan, Böğürtlen Kışı ve Agapi gibi romantik romanların yazarı Sarah Jio, tüm dünyada ilk kez Türkiye'de yayımlanacak yeni kitabı 'Yeşil Deniz Kabuğu' ile okurlarıyla buluşuyor. Jio, Amerika'da Seattle'da üç oğluyla beraber sade bir hayat yaşarken dünyanın en çok okunan yazarları arasına giriyor. Bu başarısına hala kendisi de şaşıran Jio ile kariyeri, kitapları, yaşamı hakkında güzel bir sohbet ettik.



Kitaplarınız sizden ne kadar izler taşıyor?

Tamamen kurguları yazıyorum ama tabi ki hayatımdan çok fazla izler taşıyor. Büyükannemden, arkadaşlarımdan ve hatta tanımadığım pek çok insandan gerçek aşk hikayeleri dinliyorum. Kitaplarımda bol bol bu gerçek hikayelere yer veriyorum ama onları kurguluorum. Direkt değil ama.



Peki bunları yazıya dökme isteği nasıl ortaya çıktı?

Yedi yaşımdan beri yazar olmak istiyordum. İlk kitabımı da yedi yaşındayken yazmıştım. Yazmayı çok seviyorum ama asıl özel hissettiren dünyada bu kadar fazla insanların hissedebileceği kitaplar yazmış olmak.



Henüz yedi yaşındayken bu kadar sevileceğinizi hayal ediyor muydunuz?

Hala inanamıyorum. Şuan üç çocuk annesiyim. Hala bu duruma şaşırıyorum. Hem annelik hem yazarlık ikisi de dünyanın en güzel işi. İlk kitabımı yedi yıl önce yayınladım. 30'dan fazla ülkede basıldı. Seattle'da üç çocuk annesi sıkıcı bir hayatım varken her şey değişti. Kariyerim çok hızlı ve büyüleyici bir şekilde gelişti. Çok eğlenceli. Benim için de beklenmedik bir şeydi.



HİKAYELERİMİZ AYNI


Neler değişti hayatınızda? Bir gününüz nasıl geçiyor şimdi?

Çok fazla seyahatlerim oluyor eskiye göre. Çok fazla bitirmem gereken işlerim oluyor. Sosyal medyayı çok fazla kullanıyorum. Üç kitalık bir sözleşme imzaladım Amerika'daki yayımcımla.



Seattle'dan çıkıp farklı yerleri de görme şansınız oldu. Baktığınız yerden dünya nasıl görünüyor?

Dünyanın her yerinde aslında insanlar aynı. Bugün burada birkaç Türk kadınla bir araya geldik, sohbet ettik. Gelen kadınlardan biri boşanma yaşamıştı ben de yaşadım. Aslında hikayelerimiz aynı.



"Ben kadınların söyleyemediklerini yazıyorum, onların sesi oluyorum" diyor musunuz?

Belki de. Hep zorluk içinde veya korku içinde olan kadınları yazıyorum. Ama içlerinde hep bir özgüven var ya da bir güç var. Hayat mükemmel değil. Bu kusurluluğun içinde de güzellikler, mutluluklar, iyi enerjiler var.



Feminist misiniz?

Kendime feminist demezdim ama kadınlar da en az erkekler kadar güçlü. Her şeyi yapabilirler.



İSTANBUL'U YAZACAĞIM


Size akıl danışanlar oluyor mu?

Evet, her zaman. Yaşlı kadınlar bana hikayelerini gönderiyor. Başkasından duyduğu hikayeyi bana yazanlar var. Etrafımda çok fazla bilgi var. İlham verici oluyor hepsi. Her zaman meraklıyım. Hatta İstanbul'da bulunduğum sürede burayı da araştırıyor olacağım. İstanbul konulu bir kitap yazmayı düşünüyorum.



Yazmaya nasıl vakit buluyorsunuz?

Boşanmamdan sonra bu biraz değişti. Evliyken sabah çok erken kalkıp yazmaya başlardım. Yaşımla beraber de değişmeler oldu. Şimdi 37 yaşındayım. Fakat çok güzel bir zaman aralığı keşfettim. Öğleden sonraları yazmaya vakit ayırıyorum. Günde 4-5 saat çalışıyorum. Yazmaya başlamadan önce başlığımı belirliyorum. Adı olduğunda gerçek bir kitap olduğunu hissediyorum. Adını belirledikten sonra da ilk önce kitabın son bölümünü yazıyorum.



Seattle sizi nasıl etkiliyor?

Seattle benim kalbim. Orada doğdum büyüdüm ve yaşıyorum. Çok iyi bildiğim için orada geçen hikayeler yazmak çok kolay. Kitaplarım da orada geçiyor zaten. Ama bir sonraki kitabım Paris'te geçiyor ve yılbaşında orada olacağım.



GENÇ YAZARLARIN KİTAPLARINI OKUYORUM


Genellikle neler, ne tarz kitaplar okuyorsunuz?

İlk kitabını yayımlayan genç yazarları okuyorum. Ben yeni bir yazarken kitaplarımı okuyarak bana destek olmuşlardı. Ben de ileride iyi bir yazar olursam yeni yazarların kitaplarını okuyacağıma dair kendime söz vermiştim.



Yazarlar genelde yalnız olmayı tercih ederler, bireyseller ama siz çok sosyalsiniz...

Benim de asosyal olan yazar arkadaşlarım var. Yazarlık zaten tek başına yapılan bir iş. Yazarken asosyalim ama günlük hayatta sosyalleşmeyi seviyorum. Ben şehirden besleniyorum. Üç oğlumla birlikte şehir merkezinde yaşıyorum.



Kadınlar mutlu sonu seviyor




İstanbul'la ilgili neler biliyorsuuz?

İstanbul hakkında çok bir şey bilmiyorum ama aldığım maillerden buradaki kadınların aşka ve mutlu sonlara çok bağlı olduklarını görüyorum. Ben de öyleyim, onlarla benzeşiyoruz.



Çok fazla kadın hayranlarınız var. Sizce neden?

Evet, çoğu okuyucum kadın. Genç kızlardan büyükannelere kadar her yaştan kadın var. Çünkü onlarla hayata aynı yerden bakıyoruz.



Hiç özeleştiri yaptığınız oluyor mu? Kitap basıldıktan sonra şurasını şöyle yazmasaydım dediğiniz oluyor mu?

Evet, eziyet gibi. (Gülüyor) Kitap okuma günlerine katıldığımda kendi kitabımı okurken bunu ben mi yazmışım diyerek kendimi düzeltiyorum. Çok eleştiriyorum ama artık okumuyorum yazdıklarımı.



En çok sevdiğiniz kitabınız hangisi?

Araştırma yaptığımda daha güzel yazıyorum. Üçüncü kitabım Böğürtlen Kışı'nı çok kalbimden gelerek yazdım. Ağlayarak yazdım. Onu çok seviyorum. Türkiye'de kaçıncı olarak yayımlandı bilmiyorum. Bir de ilk kitabım Mart Menekşeleri, en çok geri dönüş aldığım kitap.







#sarah jio
#Mart Menekşeleri
#tüyap kitap fuarı