Savaşın Sultanları tarihe ışık tutuyor

Yeni Şafak
04:0010/11/2018, Cumartesi
G: 9/11/2018, Cuma
Yeni Şafak
Yavuz Sultan Selim
Yavuz Sultan Selim

Savaşın Sultanları, meydan muharebeleri yazılırken edinilen tecrübelerden yola çıkılarak düzenli orduya geçiş süreci ve Osmanlı ordusunun gücünün dayandığı temellerin anlatıldığı bir girişle başlamaktadır. Zengin arşiv malzemesi ve müzelerde sergilenen askerî malzemenin sunduğu imkanlarla yeni ve daha doğru bir anlatım sunulabilecek vasıftadır.

Uğur Demir

Türkler geçmişten bugüne, ‘‘ordu millet’’ olarak adlandırılmaktadır. Hiç şüphesiz bu tarif en çok Türklerin kurduğu devletlerin zirvesini teşkil eden Osmanlı İmparatorluğu’na yakışmaktadır. Fakat bugüne kadar Osmanlı savaş gücünün mahiyeti, ordunun geçirdiği dönüşümler, etkilediği veya etkilendiği silah teknolojisi, orduları sevk ve idare edebilme kabiliyeti, askeri disiplin gibi konularda oldukça az çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmaların çoğunda da dönemin kaynakları yeterince kullanılmamıştır. Son zamanlarda Türkiye’de ordu lojistiği ve organizasyonuna dair akademik çalışmaların sayısında artış olduğu hissedilmekteyse de bunların resmin bütününe dair yeterince fikir verdiğini söylemek imkansız gibidir.

Batı tarihçiliğinde ise, bizdeki bu tembelliğin aksine, askerî tarihe dair oldukça erken bir tarihte ilgi duyulmaya başlanmış, muazzam bir literatür oluşmuştur. Ancak bu çalışmalarda, bir zamanlar Avrupa’nın içlerinde at koşturan, bazı Avrupa ülkelerinin kaderini elinde tutan, kendisine “Yenilmez Türk” dedirtip korku salan ve Avrupa’dan atılmaları amacıyla askerî gelişmelere vesile olan Osmanlılar ya geçiştirilmiş ya da görmezden gelinmiştir. Dünya savaş tarihini anlatan genel eserlerde İslam dünyası, Moğol, Hind, Çin, Japon merkezli savaş ve askeri gelişmelere yer verildiği halde Osmanlı İmparatorluğu için İstanbul kuşatması (1453) ile İnebahtı Deniz Savaşı (1571) haricinde herhangi bir gelişmeye değinilmemiştir.

Batıda askerî tarihe olan yoğun ilgiye rağmen görmezden gelinen Osmanlı askerî tarihi, zengin arşiv malzemesi, dönemin yazılı ve görsel kaynaklarının çeşitliliği ve müzelerde sergilenen askerî malzemenin sunduğu imkanlarla yeni ve daha doğru bir anlatım sunulabilecek vasıftadır. İşte “Savaşın Sultanları: Osmanlı Padişahlarının Meydan Muharebeleri, I-II” adlı bu eser, yeni ve daha doğru bir anlatım sunulabilmek gayesiyle vücut bulmuştur. Askeri tarihle ilgili muazzam bir birikime sahip olan Osmanlı’nın askerî tarihinin aynı eserde, aynı zenginlikte sunulması neredeyse imkansızdı. Bu nedenle Prof. Dr. Feridun M. Emecen ve Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun kaleminden çıkan bu eser, dönemin kaynakları, arşiv belgeleri ve akademik çalışmalar ışığında sultanların bizzat katıldıkları büyük meydan savaşlarını ele almaktadır. Kaldı ki, sadece sultanların katıldığı meydan muharebelerinin ele alındığı bu eserin, bütün eksiklikleriyle vücut bulması bile sabrın, konuyla ilgili uzun soluklu bir araştırmanın ve aradan geçen uzun yılların bir ürünüdür. Eser, sultanların katıldığı meydan savaşlarıyla sınırlandırılmış olsa da askerî sistemin mahiyeti, etkileme ve etkilenme süreçleri, taktik, planlama, yenilikler ve ateşli silahların kullanımıyla bağlantılı bir anlatım sunmaktadır. Batı tarihçiliğinin askerî sistem ve değişim çerçevesinde görmezden geldiği Osmanlı’nın durumu ve tesiri ortaya koyulmaya çalışılmıştır.


3D İLE HAZIRLANMIŞ
SEFER GÜZERGÂHLARI

Eser, meydan muharebeleri yazılırken edinilen tecrübelerden yola çıkılarak düzenli orduya geçiş süreci ve Osmanlı ordusunun gücünün dayandığı temeller, ateşli silahlar bağlamında askeri dönüşüm ve Osmanlı ordusu, Osmanlı İmparatorluğu’nun sefer lojistiği ve planlamaları gibi konuların yazıldığı bir girişle başlamaktadır. Daha sonra ise Osmanlı sultanların bizzat katıldığı Bafeus/Koyunhisarı Savaşı (1302, Osman Gazi), Pelekanon Savaşı (1329, Orhan Gazi), I. Kosova Savaşı (1389, I. Murad), Ankara Savaşı (1402, Yıldırım Bâyezid), Varna Savaşı (1444, II. Murad), Otlukbeli Savaşı (1473, Fâtih Sultan Mehmed), Çaldıran Savaşı (1514, Yavuz Sultan Selim), Mercidabık ve Ridaniye Savaşları (1516/1517, Yavuz Sultan Selim), Mohaç Meydan Muharebesi (1526, Kanunî Sultan Süleyman), Haçovası Meydan Savaşı (1596, III. Mehmed), Hotin Seferi (1621, Genç Osman), Buldur Muharebeleri (1695/1696, II. Mustafa) ve Zenta Savaşı (1697, II. Mustafa) yerli ve yabancı kaynaklar ışığında ele alınmıştır. Eser, askeri tarihle ilgili getirmiş olduğu yeni bakış açısının yanında görsel zenginliği ile de okuyucunun tahayyül sınırlarını zorlamayı hedeflemiştir. Harbiye Askerî Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Macaristan Askerî Tarih Müzesi, Viyana Askerî Müzesi’nde yer alan ve bazıları okuyucuyla ilk defa buluşturulan onlarca savaş aletinin görseli; minyatür ve gravürler; 3D yöntemi ile hazırlanmış sefer güzergâhları ve orduların yerleşim düzeni uzun soluklu bir çalışmanın ardından metinle bir araya getirilmiştir. Eser, ihtiva ettiği konuyla ilgili son sözü söylemekten ziyade yapılacak olan yeni araştırmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

#savaşın sultanları