Hayat Tarihi hamamı İnönü satmış

Tarihi hamamı İnönü satmış

CHP tek parti döneminde onlarca cami, türbe ve mescit gibi tarihi eserleri satılığa çıkardı. Onlardan biri de Cankurtaran’daki İshak Paşa Hamamı’ydı. Hamamı 1940’li yıllarda satın alan Abdullah Münir Akyıldız’ın torunları bugün hamamı yeniden satışa çıkardı.

Merve Akbaş Yeni Şafak
Tarihi hamam aslına uygun olarak yeniden hizmet versin diye satılığa çıkarılmış.
Tarihi hamam aslına uygun olarak yeniden hizmet versin diye satılığa çıkarılmış.

Topkapı Sarayı’nın Bâb-ı Hümâyun kapısının önünden Sûr-ı Sultanî boyunca Boğaz’a doğru yürüyüşe başladığınızda sizi caddenin bir kenarında İshak Paşa Hamamı karşılar. Bize bu tarifi Semavi Eyice veriyor. Yıkık duvarları, kullanıldığı zamanlardan kalan yıpranmış ibrikler, hamam kırık taşları, her yanını kaplayan otlar olsa da inşa edildiği tarihlerde bu halinden eser yoktu.

Bugün yeniden İshak Paşa Hamamı’ndan bahsetmemizin nedeni, geçtiğimiz günlerde satılığa çıktığı haberlerini duymamız. Peki bu hamamı kim satıyor, neden satıyor? Bu soruların cevabını ararken hamamın hikâyesinin farklı yönleriyle karşılaşıyoruz. CHP’nin tek parti döneminde satılığa çıkardığı cami, türbe gibi tarihi eserlerden birinin de İshak Paşa Hamamı olduğu gerçeği gibi... Hikâyenin tamamını anlamak için ise biraz geriye gitmek gerekiyor.

Heinrich Glück

GLÜCK’ÜN HAMAM KAYITLARI

İslam Ansiklopedisi’nin Semavi Eyice’nin müellifi olduğu İshak Paşa Cami ve Hamamı maddesinden öğrendiğimize göre eserin bir kitabesi yok. 550 yıllık olduğu tahmin ediliyor. İshak Paşa ise Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli siyasi figürlerinden biri. İshak Paşa Cami’nin hemen yanındaki hamam, 20. yüzyılın başında asıl işlevi yerine, askeri depo olarak kullanılmaya başlıyor. 1917 yılında ise bir Avusturyalı, Heinrich Glück depoya dönmüş hamamın kapısını açıyor. Henüz genç bir doktora öğrencisi olan Glück, Viyana’da sanat tarihi üzerine eğitim alırken, hocası Joseph Strzygowski tarafından İslam sanatlarını araştırmaya yönlendirilmiş. O tarihlerde de araştırmalar yapmak için İstanbul’a adım atmış. İlerleyen yıllarda Türk sanatını Batı’ya tanıtan isimlerden biri olarak anılacak Glück, şehrin hamamlarını incelerken yolunu İshak Paşa Hamamı’na düşürmüş. Yapının bir halvet hücresiyle bir eyvanını kaybettiğini de fark eden Glück’in, teknik detaylardan bahsederek zenginleştirdiği notları bugüne kalmış.

MÜNİR BEY VE AİLESİ

Savaş yıllarının ardından cumhuriyet devrinde de bakımsız kalan hamam, 1940’lı yıllarda hiç görmemesi gereken bir muameleyle karşılaşıyor. Restore edilmesi gerekirken CHP’nin tek parti döneminde satılığa çıkarılıyor. O dönemde İnönü’nün 513 cami ve ayrıca bazı tarihi eserleri sattığı kayıtlarda yer alıyor. Onlardan biri olan İshak Paşa Hamamı, eski Cankurtaran ahalisinden Abdullah Münir Akyıldız’ın dikkatini çekiyor ve kısa süre sonra da hamamı tasarrufuna geçiriyor. Akyıldız’ın niyeti, bu tarihi eseri restore ederek yeniden hamam olarak kullanılmasını sağlamak, korumak. Ancak bu fikri hayata geçiremeden vefat edince hamam yeniden kendi halinde kalıyor. Aradan geçen yılların ardından aile yeniden bir araya gelerek bu tarihi eseri ayakta tutmak için çaba göstermeye başlıyor. Ancak bir türlü sonuç alamıyorlar. Bugün İshak Paşa Hamamı’nın tapusu hala Münir Bey’in ailesinin elinde. Aradan geçen yıllar nedeniyle bir hayli yıpranan yapıyı restore etmek için ciddi yatırım gerektiğinin de farkındalar. Bize aile ile ilgili bilgileri kendilerinin gayrimenkul danışmanı Sinan Yıldırım verdi. Yıldırım, ailenin yapının hamam olarak, aslına uygun şekilde kalabilmesi için çabaladığını söylüyor ve devam ediyor: “Hamam olarak restore edilip kullanılmasını istedikleri için satıyorlar. Bu tarihi eserin ailede kalması durumunda yatırımcı veya devlet kadar bakım yapamayacaklarını söylüyorlar. Bu nedenle biz de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ilgili teklifi yaptık. Onlar için süreç şu an devam ediyor. Arzu ettiğimiz şey, bu eserin en iyi şekilde ihya edilmesi ve tarihi değerini en iyi şekilde koruması. Öncelik yapının hamam olarak kalabilmesi.”

  • İçinde define de arandı
  • Duvarları yıkılmak üzere olan harabeye dönmüş tarihi İshak Paşa Cami ve hamamının, II. Mehmed döneminde veya II. Bayezid’in ilk yıllarında bina edilmiş olduğu tahmin ediliyor. İçerisinde hamam olarak kullanıldığı zamanlardan kalan ibrik ve hamam taşları ise yıllara meydan okurcasına ayakta durmaya çalışıyor. Havadan çekilen görüntülerde hamamın duvarlarını ve çatısının büyük bir kısmını ağaçlar ve otlar kapladığı görülüyor. Çevredeki esnaf ise definecilerin yıllarca altın aradıkları söylüyor.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.