Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Hayat Tüketim ırmağında Akıntıya Karşı

Tüketim ırmağında Akıntıya Karşı

Mustafa Kutlu Akıntıya Karşı adlı deneme kitabıyla okurla buluştu. Dergah Yayınları arasında çıkan kitapta kapitalizme itirazını dile getiren Kutlu, bu ‘küresel zulme’ direnmek için ‘toprağa dönüş’ü ve ‘kanaat’i teklif ediyor.

Hakkı Yanık Yeni Şafak
Tüketim ırmağında Akıntıya Karşı
Akıntıya Karşı Mustafa Kutlu Dergah Yayınları Mart 2021 148 sayfa.

Mustafa Kutlu’nun yeni eseri Akıntıya Karşı, raflarda yerini aldı. Daha önce Yeni Şafak’ta yayımlanan yazılarının yer aldığı deneme kitabı 31 metinden oluşuyor.

Akıntıya Karşı’yı, geçen yıl neşredilen Kalbin Sesi ile Toprağa Dönüş’ün devamı olarak düşünmek gerekir. Bu kitapta, kapitalizme karşı yeni bir sistem arayışına girilerek düşünür, akademisyen, sanatçı ve politikacılar harekete geçmeye çağırılıyordu. Çağdaş küresel medeniyetin vardığı son noktanın ‘insanın insana zülmü’ olduğu gerçeğinin altı çiziliyor; inancın alete değil ayete olması gereğinden hareketle, “... Amentü’ye inananlar kalben, zihnen, fikren .. red cephesine katılacak, katılmalı.” (s. 126) deniliyordu.

AKIŞA KARŞI DİRENMEK MÜMKÜN MÜ

Kutlu, ‘Sunuş’da Yunanistan’daki mülteci kamplarında tutulan göçmenlerin Avrupa ülkeleri liderlerine gönderdikleri bir mektuptan bahsediyor, “Tek bir istekleri var, o da şu: Bize en azından hayvan hakları kadar hak tanıyın.” (s. 5) ve ekliyor: “Elinizdeki kitap, sadece şu mektuptaki cümle yüzünden kaleme alınmıştır desem yeridir.” (s. 6).

Kitabı anlamak için basit sorular sormamız yeter: Esiri olduğumuz ‘kapitalizm’ nedir? Akıntı neyin nesidir? Bu çoşkun akışa direnmek mümkün müdür ve nasıl?

Kutlu’nun çarpıcı bir biçimde anlattığı ‘kapitalizmin’in insani hiçbir yanı yok!.. Bu vahşi sistem biraz önce bahsettiğimiz mektuptaki çaresiz yakarışta bütün çirkinliğiyle kendini gösteriyor.

Şöyle diyor Kutlu: “Kapitalizmin kanunları tüm dünyayı ‹Tüketim Toplumu›na çevirdi.” (s. 7)

“... Tüketim toplumunun üretimi ile tüketimi aynı zihniyetin eseridir, birbirini doğurur. İdeoloji teknolojiyi, teknoloji ideolojiyi besler, büyütür. Bunun adı Kapitalizm’dir. Günümüzde ‘Teknokapitalizm’e dönüştü.” (s. 24)

‘Nedir bu akıntı?’ sorusuna verilen cevap ise şu: “Efendim bu ‘akıntı’ kan içici kapitalizmin tüm dünyayı (insanı-tabiatı-hayatı) önüne katıp sürükleyen boz-bulanık ve karanlık selidir, sömürü düzenidir. ... Öyle bir güç temerküzü sağlamıştır ki; bilim insanları, üniversiteler, .... ilaçlar ve silahlar, bürokratlar, işçiler, şirketler, hukuk-iktisat ve siyaset, eğitim ve sanat bu güce biat etmiştir..” (s.109)

KALBEN ZİHNEN VE FİKREN KARŞI DURMAK

Direnmek için yapılan teklife gelirsek: “Bu yolun yolcuları önce kalben, sonra zihnen, sonra fikren, sonra fiilen inandıkları ilkeleri dile getirip ‘Ahlak Nizamı’nı ... bir devrim olarak insanlığa sunacaklar.”(s.8)

“Formül şöyle: ... Üretim ihtiyaca göre, tüketim kanaat ile.” (s.20)

Kitabın 6. sayfasında zikredilen ‘oltanın ucundaki balık’ gözümün önünden gitmiyor. Ne diyordu: “Yem öyle büyülü, çekici, gerçek idi ki; nasıl desem gerçekten daha gerçekti. Şimdi şu son nefesimi verirken itiraf ediyorum: Tanrım bunu beklemiyordum.”

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.