Tarım, şirket tohumlarıyla yapılmaya başlandığından beri yerli tohumlarımızın cinsi tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Tohum Takas Şenlikleri yerli tohumları yaşatmak için yapılıyor. Yerli tohumları genellikle yaşlı kadınlar saklıyor ancak onlardan biri öldüğünde bütün tohum sandığının çöpe dökülmesi işten bile değil.
Eskiden domatesler sadece tuz döküp yenecek kadar lezzetliydi ve mis gibi kokardı. Şimdi pek çok meyve sebzede eski tadı, kokuyu bulamıyoruz. Bunun yanı sıra önceden sofralarımızda yer alan pek çok yerli meyve sebze türü de yetiştirilmiyor ve yitip gidiyor. Sadece Türkiye'de değil, bu tüm dünya için böyle. Bu gidişe bir dur diyebilmek için Tohumlara Özgürlük Küresel Girişimi, Gandhi'nin doğum günü olan 2 Ekim'den Dünya Gıda Günü olan 16 Ekim'e kadar, bireylere ve hükümetlere "uyanın" çağrısı yapmayı amaçlayan bir kampanya başlattı. Kampanya çerçevesinde tüm dünyada etkinlikler düzenleniyor. Biz de bu vesileyle ülkemizde yapılan Tohum Takas Şenlikleri'ne bir göz atalım dedik.
Tohum Takas Şenlikleri Hindistan ve Yunanistan gibi ülkelerde on yıllardır düzenleniyor. Ancak bizde yaklaşık iki yıldır ve daha çok Ege Bölgesi'nde yapılıyor. Tohum Takas Şenlikleri daha sağlıklı ve besleyici olan, suya ihtiyaç duymadan yetişebilen yerli tohumların, şirket tohumlarının gölgesi altında kaybolup gitmemeleri amacıyla düzenleniyor. Bu tohumların satılması yasak olduğu için takas edilerek üretilmeleri sağlanıyor. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof. Tayfun Özkaya tohum takas şenlikleriyle yerel tohumları gelecek kuşaklara iletmek istediklerini söylüyor. Diğer bir amaç da yerli tohumlar hakkında bilinç oluşturmak. Prof. Özkaya bütün dünyada yerel tohumların kaybolduğunu anlatıyor; "ABD'de birçok sebze tohumu çeşidi yüzde 95'lere kadar varan oranlarda yeryüzünden silinmiş. Bizde ise genellikle dağ köylerinde yerel çeşitler kalmış. Ova köyleri endüstriyel tarıma ve şirket tohumlarına teslim olmuş. Yerel tohumlar daha çok lezzetli ve besleyici. Üstelik çoğu, tarım ilacı ve kimyasal gübre olmadan yetiştirilebiliyor. Şirket tohumları ile yapılan endüstriyel tarımın geleceği yok. Toprakları kirletiyor, kanser ve diğer hastalıklar artıyor. Küresel ısınma yerel tohumları her bakımdan üstün hale getirebilir. Bu tohumları da genellikle yaşlı kadınların sakladığı görülüyor. Bunlardan biri öldüğünde bütün tohum sandığının çöpe dökülmesi işten bile değil. Dört yıl önce çıkarılan tohum kanunu ise durumu daha da kötüye götürüyor. Bu yasa ile yerel tohumların satılması yasaklandı. Ancak takas edebiliyor."
Tohum Takas Şenlikleri; Belediyeler, Ziraat Mühendisleri Odası, Köy Kalkınma Kooperatifleri Birlikleri, çeşitli tarım ve çevre derneklerinin ve çiftçilerin katılımıyla düzenleniyor. İlk Tohum Takas Şenliği'nin 29 Eylül 2010'da Torbalı'da yapıldığını anlatan Tayfun Özkaya, eğitim çalışmaları ve köy ziyaretleri ile şenliklerin önemini anlattıklarını söylüyor. Çiftçilerin bu işe inanması gerektiğini ifade eden Özkaya, "Ancak örgütleri bir araya getirmek nedense köylüleri ikna etmekten çok daha zor oluyor." diyor. Özkaya, Tohum Takas Şenlikleri'nin Ege'de düzenlenme sebebini, halkı daha duyarlı ve kültürel iklimi daha zengin sözleriyle açıklıyor. Tohum Takas Şenlikleri'nde sadece yerel tohumlar takas ediliyor. Bu tohumların mutlaka nadir türler olması gerekmiyor. Parayla satılmıyor. Sadece takas ediliyor. Amaç paylaşmak olduğu için hiç tohumu olmayan da tohum alabiliyor. Prof. Özkaya şenliklerin bir farkındalık oluşturduğunu ve köylülerin daha çok yerel tohum yetiştirmeye başladığını, ülke çapında ilginin arttığını söylüyor. Şenliklere özellikle köylü kadınlar katılıyor ve panellerde konuşmacı olarak yer alıyorlarmış. Şenliklerde katılan köylü ve hobistler (kendi ihtiyaçları için bahçe yapanlar) tohumlarını değiştiriyorlar. Panelde konuşan köylü kadınlar yerel tohumların lezzet üstünlüğü, kimyasal tarım ilaçları ve kimyasal gübreler olmaksızın ve sulanmadan yetiştirilebilme gibi özelliklerini dile getiriyorlar.
Buğday Derneği de bu çerçevede, ekolojik çiftlikler arası bisikletle tohum takası organize ederek ve %100 Ekolojik Pazarlarda etkinlikler yaparak küresel tohum hareketine destek veriyor. 6-7 Ekim tarihlerinde Öteki Bisiklet Grubu, Buğday Derneği'nin yürüttüğü "Yaşasın Tohumlar" kampanyası sürecinde çoğaltılan atalık tohumları Bayramiç Yeniköy Çiftliği'nden, Kaz Dağları Dedetepe Çiftliği'ne bisikletle taşıdılar. Böylece, sürdürülebilir gıdanın temeli olan atalık tohumlar, sürdürülebilir ulaşımın temeli olan bisikletle taşındı, çiftlikler de yetiştirdikleri tohumları takas ettiler. Öteki Bisiklet Grubu yaptıkları eylemi öncesinde"genetiği değiştirilmeyen, patentlenmeyen, fiziksel kusursuzluğa programlanmayan bu tohumları Küçükkuyu'daki Dedetepe Çiftliği'ne taşıyacak, bir nevi doğa için arı görevi göreceğiz!" diye tanımlamışlardı. Tohumların çiftlikler arasında bisikletle takas edilmesi henüz bir sembol niteliği taşıyor. Ancak Buğday Derneği, atalık tohumları yetiştiren çiftlikler arasındaki tohum takasının bisikletle yapılmasını destekliyor ve bu eylemlerin çoğalmasını amaçlıyor.
Tohum Takas Şenlikleri'nden sonra yerli tohumlara ilgi tüm ülke çapında arttı. Şenliklere sadece çiftçiler değil kendi küçük bahçelerinde ihtiyaçlarını karşılamak ya da hobi olarak meyve sebze yetiştiren hobistler de katılıyor. Şenlikler bölgenin tarımla ilgili kuruluşlarının öncülüğünde düzenleniyor ama bazen bu kurumları ikna etmek köylüleri ikna etmekten daha zor oluyor.






