Zamanda yolculuk yapmak, insanoğlunun en büyük hayallerinden biri. Ve bu hayalini her fırsatta beyaz perdeye aktarmaktan da geri durmamış. İşte beyaz perdede Michael J. Fox'un canlandırdığı Marti karakteriyle hepimizi büyüleyen 'Geleceğe Dönüş' serisi onlar arasında en popülerlerinden biriydi. Marti'nin zaman yolculuğu amacıyla kullandığı DeLorean adlı DMC-12 spor marka arabaydı. İşte amerikalı bir firma www.timemachinerental.com internet sitesi üzerinden bu arabanın replicasını kiralamaya başlamış. Sizde 'zaman makinesi' ile bir tur atmak istiyorsanız, imkan bir tık uzağınızda!
Samsung ile Apple arasındaki rekabeti duymayan kalmamıştır. Son olarak Samsung Galaxy S4'ün piyasaya sürülmesi ile yine bir sürü 'kafa karıştırıcı' karşılaştırma iPhone 5 serisi ile yapılıyor. Peki yüklü miktar para saydığımız bu cihazlar darbeye, düşmeye ne kadar dayanıklı? Square Trader adlı cihaz garanti şirketinin yaptığı test sonuçlarına göre Galaxy S4, bir önceki versiyonu S3 ve ezeli rakibi iPhone 5'ten daha kırılgan çıkmış! Kim o kadar parayı bayılıp, çıtkırıldım bir telefona sahip olmak ister ki? http://allthingsd.com/20130429/test-finds-samsung-galaxy-s4-more-breakable-than-s3-iphone/
Vermont Üniversitesi'nden ABD'li bilim insanları twitter üzerinden 100 bin ananim hesaptan gönderilen mesajları incelediklerinde ilginç bir bilgiye ulaştılar. Vermont'lu dahi grubu 'hedonometer' adını verdiklerleri program ile pozitif ve negatif nitelik taşıyan kelimelerin algoritması oluşturarak, insanların ruh halini çözüyor. Buna göre, twitter kullanıcıları, ülkelerinden ne kadar uzak mesafede tweet atarlarsa, mutluluk dereceleri de o ölçüde yükseliyor. Eh artık 'çok gezen çok bilir'e ek olarak çok da mutlu olur demek yanlış olmasa gerek! http://www.bbc.com/future/story/20130411-want-to-be-happy-travel-further?ocid=global_future_rss
Rusya, mazisini arıyor. Bir dönem, ABD ile dünyayı iki kutba ayıran SSCB, sonrası zorlu günler geçiren Rusya, Vladimir Putin'in iktidara yükselişinin ardından yeniden eski 'güçlü' günlere dönmenin arayışında. Bunu da öncelikle ulusal gururu ve bilinci yeniden inşa ederek hayata geçirmek arayışında. Bu arayışın bir parçasını da Sovyet dönemi sembollerini yeni döneme uyarlayarak hayata geçirmek var.İşte bu çerçevede Putin'in son icraatı Stalin tarafından ilk kez 1927 yılında verilen ve 1991'e kadar devam eden 'Kahraman İşçi Madalyası'nı yeninden icat etmek oldu. Ülkesi için fedakarlık ve yararlılık gösteren Ruslara verilen bu madalyaya 22 yıl sonra 5 Rus, 1 Mayıs'ta layık görüldü. Putin'in bu nostaljik hamlesinin sonu Stalin'e varacak mı, onu da zaman gösterecek! http://www.theatlantic.com/international/archive/2013/05/putin-brings-back-soviet-era-hero-of-labor-medals/275462/
ABD'nin bir göçmen memleketi olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Peki bu göçmenlerden oluşan memleketin bir yamyamlık geçmişi olduğunu biliyor muydunuz. Smithsonian Museum of Natural History'de çalışan uzmanların Jamestown bölgesinde yaptıkları araştırmalara göre, 17. Yüzyılda bölgede yaşayan koloniciler, açlıktan birbirilerini yediğine dönük en önemli kanıtı elde etti. Jane adını verdikleri 14 yaşındaki bir kızın kafatası ve diğer bulgularından edinilen bilgiye göre, koloniciler, sert geçen kış sırasında, birbirini hunharca katledip, yiyerek hayatta kaldı. Amerikan tarihini biraz da vahşetin tarihi olarak okumak, pek de yanlış olmasa gerek! http://www.theatlantic.com/health/archive/2013/05/cannibalism-in-jamestown-colonists-ate-a-14-year-old-girls-brain/275490/
İşleyen demir ışıldar, der atalarımız. Ne var ki dünya tarihinde öyle işler var ki, ışıldatmaktan öte insanın hayatını karartıyorlar. Karın tokluğuna çalışmanın dahi tanımlamakta zorlanacağı bu işler arasından son ikibin yıl gözününe alarak 13 tanesini seçmişler. Viking yumurta toplayıcılığından, Tokyo'da insanları metroya sıkıştırma işine, Çin'de 2010 yılında ayda 300 saat çalışarak, saat başına 76 cent kazanmaya kadar, tiksindirici, zor ve tehlikelerle dolu 13 iş Dünyanın En Kötü 13 İşi Matrix'ine sığdırılmış. Ve merak etmeyin aralarında gazetecilik yok! http://www.theatlantic.com/business/archive/2013/05/the-13-worst-jobs-of-the-last-2-000-years/275474/
Oteller, başka şehirlere ülkelere seyahat ettiğimizde, başımızı sokacağımız, geçici ikametgahlarımız. Ama ödediğimiz ücret kimi zaman aldığımız hizmetin çok daha üzerinde olabiliyor. İşte öyle durumlarla karşılaşmamak için internetin de yardımıyla, promosyonlu fiyat arayışı hepimizin tercihi oluyor. İşte Kanada'da kurulu Starwood Oteller grubu, hayata geçirdiği yeni promosyonla tüm otellere örnek teşkil edebilir. Buna göre otelde kaldığınız ilk günün ardından kalacağınız ikinci ve üçüncü gün için doğum yılınızın son iki rakamına göre ücretlendiriliyorsunuz. Örneğin 1965 doğumlu iseniz, oda fiyatınız 65 dolar üstünden işlem görüyor ki, bu halde ne kadar gençseniz o kadar da zarara giriyorsunuz, meğer ki 1900 yılından önce doğmuş olmazsanız! http://www.starwoodpromos.com/payyourbirthyear/
Çocuk yıldızlar için şöhret tehlikeli bir ilaçtır. İyileştirdiğini sanırsınız ama iyi yönetilmezse sizi zehirler. İşte bir zamanların ünlü rap ikili Kris Cross üyeleri için de talih kötü sonla bitti. 1992 yılında yayınladıklar 'Jump' adlı rap şarkısıyla dünyada yankı uyandıran grubun üyesi Chris Kelly, Atlanta'da bir hastanede henüz 34 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Guardian gazetesinin haberine göre, bir dönemin ünlü rap star'ının ölüm nedeni açıklanmadı. Kris Kross'un ünlü şarkılarını dinlemek isterseniz http://www.youtube.com/watch?v=010KyIQjkTk
Sosyal medyanın dünyada hızla gelişmesi ve kabul görmesi beraberinde dünyayı değiştirme çabalarını dijital ortama taşıyor. Başlangıçta temel düşünce sosyal medyanın insanları harekete geçirmesiydi. Değiştirilmesi arzu edilen durumla ilgili dijital ortamda herkes birbirini haberdar edecek ve harekete geçilecekti. Haberdar etme kısmı tamam ama harekete geçme ve değiştirme kısmı biraz eksik kalıyor. Facebook beğenileri kötü gidişatı değiştirmek için yeterli olmuyor. UNICEF İsveç'te bu duruma dikkat çekerek verilen dijital desteğin değişimde yeterli olmadığını açık açık ifade etti ve Facebook beğenileriniz aç ve hasta çocukların hayatını kurtarmaya yetmiyor dedi. UNICEF, sanal destekten çok paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek yardım çalışmaları beğeni tuşlarının ötesine geçmeyenleri ciddi ciddi eleştirdi.
Bisiklete binmek iyidir güzeldir. Lakin şehir trafiğinde bisiklet kullanmak pek de kolay bir durum değil. Bunun istisnaları da var elbette. Kopenhag Endeksi olarak adlandırılan bisiklet kullanan şehirler araştırması bu yıl da açıklandı. Listede Türkiye'yi görmek sürpriz olurdu ve bu sürprizi yaşamadık. Ancak ABD'den de hiçbir şehrin yer almaması şaşırtıcı geldi. Avrupa ağırlıklı listede farklı kriterlere göre değerlendirilen şehirlerin başında Amsterdam ve Kopenhag geliyor. Üst sırada yer alan diğer şehirler ise Seville, Bordeaux ve Anvers oldu. Bu şehirlerin kentsel bisiklette daha önce adının pek duyulmamış olması dikkat çekiyor. Copenhagenize Design Co isimli danışmanlık firmasının yaptığı liste yaşanabilir şehirler için bisiklet kullanımını özendirme amacını taşıyor. http://www.copenhagenize.com/
Bugün kullandığımız web sitelerinin mucidinin Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu CERN olduğunu duyan bilen çok fazla değildir. CERN şu günlerde ilk web sitesini yeniden oluşturmaya çalışıyor. Bunu yapmaktaki amacı gelecek nesillerin ilk web sayfasının hangi şartlarda oluşturulduğunun ve hangi teknolojilerin kullanıldığının unutulmamasını sağlamak. Bundan yaklaşık 20 yıl önce geliştirilen teknolojinin bugün dünyayı getirdiği noktaya bakacak olursak hemen hepimizin hayatına dokunan yönüyle insanlığın ortak değerlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz.
Rusya enerji zengini bir ülke olmasına rağmen hibrit araç üretimine ağırlık vermiş durumda. Benzin ve elektrikle kullanabilecek Yo-Mobil araçlarının seri üretimine 2014 yılında geçilecek. Aracın üretimiyle ilgili bilgi veren sityasetçi ve işadamı Mihail Prohorov'a göre Yo-Mobil projesi etkin bir şekilde ilerliyor. Yo-Auto şirketi, 2010 yılında üç tip hibrit model geliştirdi ve tanıtımını gerçekleştirdi. Yo-Mobi, otomobil fabrikasının devreye alınışını 2012 yılından 2014 yılının sonu -2015 yılının başına erteledi. Kapasitesi yılda 90 bin araç olan fabrikanın iki hattının toplam yatırım maliyeti 260 milyon avroyu bulacak. Rusya bu sayede araç pazarında azalan itibarını yeniden ayağa kaldırmayı amaçlıyor.
"Gişe avcısı" olarak adlandırılan ünlü yönetmen Feng Xiaogang'ın çektiği "1942" adlı film, 3. Beijing Uluslararası Film Festivali'nde "Cennet Tapınağı" ödülünü kazandı ve festivale damgasını vurdu. Çin Radyosu'nun haberine göre Feng, tam 20 yıldır bu filmi çekmek için hazırlandığını söylüyor. 1942 yılında Çin'in Henan eyaletinde büyük açlık felaketini anlatan film, 3 milyon insan öldüğü bu felaketi insani pencereden anlatmayı amaçlıyor. Film yaşanan felaketi Japonya ve Milliyetçi Çin yönetimine bağlayarak bir taşla iki propaganda imkanı da sağlıyor. Ülkemizde gösterime girip girmeyeceğini bilmediğimiz film dünya sinemasının çeşitlenmesinin bir örneği olarak gösterilebilir.
ABD'de doğan her bebek ABD vatandaşlığına doğumdan itibaren hak kazanır. ABD yasalarının sağladığı bu imkan farklı ülkelerden doğum yapmak için ABD'ye 'doğum turizmi' için gelenleri teşvik ediyor. Ancak bu durum beraberinde bazı sıkıntıları da getiriyor. Yabancı uyruklu kadınlara hizmet veren ruhsatsız 'hamile klinikleri' son dönemde, California başta olmak üzere, Amerika'nın geneline yayıldı. Eyalet yetkilileri de, yeni doğan bebeklere Amerikan vatandaşlığı alabilmek için yabancı uyruklu kadınların hamileliklerinin son aylarını geçirdikleri bu kliniklere karşı yasal mücadele başlattı. Ancak iş çok kolay değil. Göçmenlik uzmanı Karthick Ramakrishnan, bunun yasadışı olmadığını söylüyor: 'Amerika, doğum yapmak üzere ülkeye giriş yapmak isteyenleri kabul etmeyeceğini beyan eden bir yasa geçirene kadar bu uygulama yasal görünüyor.'
Michigan Üniversitesi'nden Betsey Stevenson ve Justin Wolfers, Amerikan Economic Review, Papers and Proceedings adlı derginin mayıs sayısında yayınlanan makalelerinde, para-mutluluk denkleminde herhangi bir noktada doygunluğa ulaşıldığı yönünde bir kanıt bulunmadığını belirtiyor. Araştırmacılar, 'Sadece yoksullar incelendiğinde tespit edilen para-mutluluk ilişkisinin sadece zenginler incelendiğinde bulunan ilişkiyle benzer olduğunu' kaydediyor. Diğer yandan UNICEF'in yakın zaman önce yaptığı araştırma ise paranın saadet getirmediğini gösteriyor. UNICEF araştırmasına göre Avrupa'da çok iyi sosyal ve ekonomik koşullara sahip Alman çocuklar son derece mutsuzken, ekonomik krizin yaşandığı Yunanistan'da çocuklar çok daha mutlu.
Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi (VTSİOM) raporuna göre, Rusya'daki halkın %77'lik kısmı mutluymuş. 'Mutlu musunuz, mutlu değil misiniz' sorusuna ankete katılanlardan %23'lük kısım emin bir şekilde 'evet' yanıtı vermiş. %54'lük kısım ise 'doğrusunu söylemek gerekirse evet' demiş. Bu rakam iki yıl önce %66 imiş. Rusya'daki insanların %29'luk kısmı mutluluklarını ailedeki refah düzeyine bağlarken, çocuk ve torunları sayesinde mutlu olduğunu belirtenler %18'lik kısmı, iyi iş ve öğrenime bağlayanlar %10'luk kısmı, sağlığına bağlayanlar ise %6'lık kısmı oluşturuyormuş. Ayrıca, %17'lik kısım hayatta istediklerine ulaştıkları için mutlu olduklarını ifade etmişler.
Yeterince zenginseniz 1 dolarlık maaş bile sizi tatmin edebilir. Apple'ın efsane ismi Steve Jobs, 1 dolarlık maaş serisinin belki de en bilindik ismiydi. Google kurucuları da bu kervana katılarak 'paranın ne önemi var der' gibi yaptılar. Şimdi ise Facebook kurucusu Mark Zuckerberg bu serinin son meşhur ismi oldu. Ancak ellerinde bulundurdukları hisseler nedeniyle maaşlardan elde edecekleri gelir devede kulak olduğu için bu gelişmenin çok fazla önemi yok.
Gurbet zordur, ailesi gurbette olan çocukların durumu daha zordur. Moldova, ülke dışına çok sayıda gurbetçi gönderiyor. Amaç belli, para kazanıp memleketlerine geri dönecekler ve çocukları için daha iyi bir hayat kuracaklar. Ancak bu süreçte çocuklar ne yapar ne eder? Fotoğrafçı Andrea Diefenbach ailesiz çocukların hayatlarını gözlemiş ve belgesel fotoğraf kitabı olarak yayınlamış. Çarpıcı fotoğraflar gurbetin acı yüzünü gözler önüne getiriyor. www.andreadiefenbach.com






