Türkülerin sevilmesinde katkıları olan ve hayranlarının karşısına yeni bir albümle çıkmaya hazırlanan Şükriye Tutkun'u Salacak'taki evinde ziyaret ettik. Sanatçıyla çalışmalarını ve türküleri konuştuk.
Türküler, Türk halkının başka tınılara kulak kabartıp yeterli derecede tatmin olamadıktan sonra, dönüp dolaşıp kendi öz birikimlerine başvurduğu ezgiler membaı olmuştur her zaman. İç Anadolu'dan, Doğu Anadolu'dan gelen bağrı yanık içli türkülerle Ege'den, Karadeniz'den ve Trakya'dan gelen biraz mizahi, biraz muziplik sızan hareketli, kıvrak türküler; kimi zaman acımıza acı katmış, kimi zaman acımızı hafifletmiş kimi zaman da neşe kaynağı olmuştur.
Altı yüzyıl öncesinden, Anadolu'nun ücra bir köşesindeki bir köylü kadının yüreğinden kopup gelen asırlık bir türkü, bugün de yoğun iş temposunda eviyle işi arasında koşuşturan modern Türk kadının duygularına tercüman olur.
Türküler deyince sadece türkünün bizzat kendisini anlamamak gerekir, bize bu türküleri bulup sesleriyle ulaştıran sanatçılar da, en az o türküyü ortaya çıkaran Anadolu insanı kadar yarar sağlar. Bu sanatçılardan biri olan Şükriye Tutkun'la kendi müzik geçmişini ve çalışmalarını da içeren, türkü merkezli bir söyleşi yaptık.
Her devirde türküler
Türküleri özünü bozmadan en iyi şekilde icra eden sanatçılardan biri olan Şükriye Tutkun, bugünlerde yoğun bir şekilde yeni kasetinin hazırlıklarını sürdürüyor. Kasetin adı henüz belli değil.
"Yeni parçalar, yeni türküler bulduk. Stüdyoda kaset çalışmamı devam ettiriyorum. Bu kasette 18 civarında parça yer alıyor ve diğer kasetlerimden farklı olarak yoğun istek üzerine daha fazla Azeri parçalar ve bir tane de tango yer alıyor. Bu kaset önceki kasetlerimle kıyaslandığında biraz daha benim istediğim tarzda oldu" diyen Tutkun, çalışmalarını Atilla Özdemiroğlu ve Zafer Haznedaroğlu ile birlikte yürütüyor.
Sanatçı son günlerde türkülere yoğun bir talep gelmesini ve türkülerin pop-rock tarzında yorumlanmasını ise şöyle karşılıyor: "İnsanların türkülere yönelmeye başlamasının nedeni piyasada üretilen çalışmalardan artık sıkılmaya başlaması. Müzikle uğraşanlar yeni birşeyler üretmiyorlar. Bu nedenle pop söyleyenler için de, rock söyleyenler için de türküler bir malzeme oluşturuyor. Ben bu durumu yadırgamıyorum, türküler başka şekilerde de yorumlanabilir. İnsanlar yenilik ve farklılık aradığı için etnik ve yöresel parçalara ilgi gösteriyorlar."
Sanatçının en büyük hayallerinden birisi başka coğrafyalardaki etnik parçalara ulaşıp bu parçaları seslendirmek. O etnik müziğe tutkun. İran ve Hindistan halk şarkıları ile Azerbaycan ve Kırım Türkleri'nin halk şarkıları onun dinlemekten en çok hoşlandığı etnik müzikler arasında bulunuyor.
Hayranları her yaştan
Şükriye Tutkun, Ferhat Livanelioğlu'nun aranjörlüğünde çıkardığı ilk kaseti 'Sevin Gayrı' adlı kasetinde yer alan, Muammer Ketencioğlu'nun akerdeonu eşliğinde seslendirdiği 'Arda Boylarında' adlı parçasıyla bütün Türkiye'yi ekrana kilitlemişti. Bu klibin yayınlanmasının ardından kadife sesi ve türküye getirdiği yeniliklerle türkü sevenlerin katlanarak artmasına katkıda bulunmuştu. "Dinleyicilerimden olumlu tepkiler alıyorum. Beni sokakta görenler türküleri güzel yorumladığımı ve benim sayemde türkü dinlemeye başladıklarını söylüyorlar. Dışarda beni gören yaşlı teyzeler, bana sarılarak türküleri çocuklarımıza siz sevdirdiniz diyorlar" diyen Şükriye Tutkun insanlara türküleri sevdirebildiği için çok mutlu olduğunu belirtiyor.
Havva Setenay İlhan







