Enflasyon hedefleri neden tutmuyor? (2)

04:0022/01/2016, Cuma
G: 13/09/2019, Cuma
Ahmet Ulusoy

Geçen yazımızda enflasyon hedeflemesiyle ilgili bilgi vermiş ve bu yazımızda Türkiye uygulamasına değineceğimizi belirtmiştik.



TCMB 2002 yılında örtük enflasyon hedeflemesi uygulamaya başlamış ve 2006 yılına kadarki süreçte enflasyonda önemli düşüşler sağlanmıştır.



2006 yılında sonrasında açık enflasyon hedefi uygulanmaya başlanmış ve

hedeflenenin çok üzerinde enflasyon gerçekleşmeleri yaşanmıştır.


**


Son açıklanan 2015 enflasyon rakamları da durumu destekler niteliktedir. 2015 yılı için gerçekleşen enflasyon oranı

yüzde 8.81 ile;

yüzde 5 hedefin

in ve

yüzde 7 olan

belirsizlik
aralığının

çok üstündedir.



Yasa gereği banka (muhtemelen 27 Ocakta), hükümete (ilgili bakana hitaben)

açık mektup

göndererek sapmanın-hedef ıskalamanın nedenlerini (mazeretlerini) ve alınacak tedbirleri kamuoyuna açıklayacak.



**


Hem geçmiş mektuplarda yazdıklarından hem de arada bir açıklanan enflasyon tahminlerinden hareketle muhtemel mazeretler:



1- Enflasyon hedeflemesi programının tutmama nedeni olarak

istikrarlı bir makroekonomik havanın hakim olmadığı dönemde

uygulandığı mazereti öne sürülebilir.



2- Dolar/TL kurunda yaşanan yüksek volatilite ve
d
öviz
kuru
nun enflasyona geçişkenliğinin

yüksek olduğu bir ülke olmamız enflasyon hedefindeki sapmanın bir diğer önemli nedenidir denilecek.



3- FED'in

faiz artışına devam edeceği kesin

bir durum. Oran ne olursa olsun bunun Türkiye'ye ciddi bir faturası olacak. Son bir senedir yoğun bir varlık satışı söz konusu, Türk varlıkları hızla değer kaybederken hızlı bir dolar çıkışı yaşanıyor. Güvensizliği ve dolayısıyla enflasyon beklentilerini (ve enflasyonu) artıran önemli bir neden.



4- K

onut, su, elektrik grubundaki artışlar

ın enflasyon üzerinde etkili olduğu ve bu gruptaki artışların yine kurlarla alakalı olduğu belirtilecek.



**


Bu mazeretlere karşılık;



* Dünyanın en büyük 18. ekonomisi olan Türkiye'nin yüzde 9-10 enflasyon hızları yakışmamaktadır. Dünyada ciddi bir dezenflasyon sürecine girilmesine rağmen Türkiye'nin halen dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip ülkeler arasında yer alması, gerçekçi

tek hedefi enflasyon olan bir kurumun her sene hedef

ıskalaması başarılı olamadığının açık bir tescilidir.



* 2015 yılı ocak ayında bir önceki yılın

enflasyon hedeflerinin tutmama mazeretleri

(açık mektup-bu mektuplar 2006 yılından bu yana 2 yıl hariç sürekli yazılmaktadır) yazılmış ve

2015 yılındaki yüzde 5 hedefinin realize edileceğinden

bahsedilmiştir. Revize edilmesine rağmen hedef yine ıskalanmıştır.



* Şimdilik Çin'deki yavaşlama, düşen emtia ve enerji fiyatları nedeniyle cari açıkta bir azalma söz konusu. Buna rağmen enflasyon hedeflerine yaklaşılamadı. Konjonktür tersine döndüğünde ise enflasyonu kontrol etmek çok daha zorlaşacaktır.



* Çekirdek enflasyondaki artışın genel enflasyonun üzerinde (yüzde 9.5) olması, Merkez Bankasının uyguladığı

para politikasının başarısızlığının tescili

yanında gıda fiyatları artışı gibi

kontrol dışı faktörlerin enflasyonu artıyor savunmasını da boşa çıkarmaktadır.


**


TCMB'nin para politikasını normalleştirme sürecinde faiz koridorunun daraltılarak faiz politikasını sadeleştirmeyi planlaması önemli bir adım.



Yüzde 5 enflasyon hedefi ekonomik aktörler nezdinde ulaşılabilir bir hedef değildi ve yeni açıklanan OVP'de değiştirilmesi (2016'da yüzde 7.5, 2017'de yüzde 6 ve 2018'de yüzde 5) yerinde bir karardı.



**


Enflasyonla mücadelede beklentiler (güven), yani psikolojik faktörler çok önemli. Bu nedenle

beklentilerde etkili olacak yapısal düzenlemelerin

bir an önce hayata geçirilmesi gerekli.



Merkez Bankasının finansal istikrar adına uygulanan para politikalarının piyasa aktörleri tarafından anlaşılamaması güven sorununu artırıyor.



Merkez Bankası

beklentileri yönetemiyor

,

kurumsal olarak zayıflamış

ve piyasa aktörlerinin de onaylayacağı

nominal çapanın kalmayışı

enflasyonun düşmemesindeki nedenler olarak düşünülmeli.



**


Sonuç olarak, enflasyon hedeflemesi Türkiye ekonomisinin ağır bir krizden kısa sürede çıkmasına büyük katkı yapmış bir stratejidir. Terkedilmek yerine

geliştirilmeye (Türkiye'ye özgü yeni bir hikayeye) ihtiyaç duymaktadır

.



Ülkenin yerel ekonomik koşulları da dikkate alınarak gerekli iyileştirmeler (yapısal reformlar) yapıldığında enflasyon konusunda istenen başarının yakalanması zor olmayacaktır.


#Enflasyon
#enflasyon hedefi
#küresel ekonomi
#faiz artışı
#döviz kuru
#Merkez Bankası