
Geçen yazımızda enflasyon hedeflemesiyle ilgili bilgi vermiş ve bu yazımızda Türkiye uygulamasına değineceğimizi belirtmiştik.
TCMB 2002 yılında örtük enflasyon hedeflemesi uygulamaya başlamış ve 2006 yılına kadarki süreçte enflasyonda önemli düşüşler sağlanmıştır.
2006 yılında sonrasında açık enflasyon hedefi uygulanmaya başlanmış ve
**
Son açıklanan 2015 enflasyon rakamları da durumu destekler niteliktedir. 2015 yılı için gerçekleşen enflasyon oranı
yüzde 5 hedefin
yüzde 7 olan
çok üstündedir.
Yasa gereği banka (muhtemelen 27 Ocakta), hükümete (ilgili bakana hitaben)
göndererek sapmanın-hedef ıskalamanın nedenlerini (mazeretlerini) ve alınacak tedbirleri kamuoyuna açıklayacak.
**
Hem geçmiş mektuplarda yazdıklarından hem de arada bir açıklanan enflasyon tahminlerinden hareketle muhtemel mazeretler:
1- Enflasyon hedeflemesi programının tutmama nedeni olarak
uygulandığı mazereti öne sürülebilir.
yüksek olduğu bir ülke olmamız enflasyon hedefindeki sapmanın bir diğer önemli nedenidir denilecek.
3- FED'in
bir durum. Oran ne olursa olsun bunun Türkiye'ye ciddi bir faturası olacak. Son bir senedir yoğun bir varlık satışı söz konusu, Türk varlıkları hızla değer kaybederken hızlı bir dolar çıkışı yaşanıyor. Güvensizliği ve dolayısıyla enflasyon beklentilerini (ve enflasyonu) artıran önemli bir neden.
4- K
ın enflasyon üzerinde etkili olduğu ve bu gruptaki artışların yine kurlarla alakalı olduğu belirtilecek.
**
Bu mazeretlere karşılık;
* Dünyanın en büyük 18. ekonomisi olan Türkiye'nin yüzde 9-10 enflasyon hızları yakışmamaktadır. Dünyada ciddi bir dezenflasyon sürecine girilmesine rağmen Türkiye'nin halen dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip ülkeler arasında yer alması, gerçekçi
ıskalaması başarılı olamadığının açık bir tescilidir.
* 2015 yılı ocak ayında bir önceki yılın
(açık mektup-bu mektuplar 2006 yılından bu yana 2 yıl hariç sürekli yazılmaktadır) yazılmış ve
bahsedilmiştir. Revize edilmesine rağmen hedef yine ıskalanmıştır.
* Şimdilik Çin'deki yavaşlama, düşen emtia ve enerji fiyatları nedeniyle cari açıkta bir azalma söz konusu. Buna rağmen enflasyon hedeflerine yaklaşılamadı. Konjonktür tersine döndüğünde ise enflasyonu kontrol etmek çok daha zorlaşacaktır.
* Çekirdek enflasyondaki artışın genel enflasyonun üzerinde (yüzde 9.5) olması, Merkez Bankasının uyguladığı
yanında gıda fiyatları artışı gibi
**
TCMB'nin para politikasını normalleştirme sürecinde faiz koridorunun daraltılarak faiz politikasını sadeleştirmeyi planlaması önemli bir adım.
Yüzde 5 enflasyon hedefi ekonomik aktörler nezdinde ulaşılabilir bir hedef değildi ve yeni açıklanan OVP'de değiştirilmesi (2016'da yüzde 7.5, 2017'de yüzde 6 ve 2018'de yüzde 5) yerinde bir karardı.
**
Enflasyonla mücadelede beklentiler (güven), yani psikolojik faktörler çok önemli. Bu nedenle
bir an önce hayata geçirilmesi gerekli.
Merkez Bankasının finansal istikrar adına uygulanan para politikalarının piyasa aktörleri tarafından anlaşılamaması güven sorununu artırıyor.
Merkez Bankası
,
ve piyasa aktörlerinin de onaylayacağı
enflasyonun düşmemesindeki nedenler olarak düşünülmeli.
**
Sonuç olarak, enflasyon hedeflemesi Türkiye ekonomisinin ağır bir krizden kısa sürede çıkmasına büyük katkı yapmış bir stratejidir. Terkedilmek yerine
.
Ülkenin yerel ekonomik koşulları da dikkate alınarak gerekli iyileştirmeler (yapısal reformlar) yapıldığında enflasyon konusunda istenen başarının yakalanması zor olmayacaktır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.