Yazarlar Bayram ritüelleri değişti

Bayram ritüelleri değişti

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Kurban kesmek, Müslümanlar için vacip bir ibadettir.

Kurban kesmenin iki önemli boyutu var: Birincisi ibadet olması, diğeri ise sosyal yardımlaşma işlevi.

**

Bizim anlayabildiğimiz (okuma ve dinlediklerimizden) kurban kesen kişinin kurban başında olması, oradaki kanatma olayını görmesi, aile bireylerinin bu ibadetin şuuruna varmaları için gerekli ortamın oluşturulması kurban ibadetinin tamamlayıcı ritüelleri.

Oysa son yıllarda yaygınlaşan vekâlet kurbanla ibadetin farz kılınma gerekçesi büyük ölçüde anlamını kaybetmektedir.

Doğrusu bu süreç önceki kurban bayramlarında başlamış ve pandemi süreciyle daha da hızlanmıştır (Bilim Kurulu üyeleri, haklı olarak, pandemi sürecinde Kurban Bayramı ritüellerini kesin olarak terk etmemizi söylüyor).

Aslında yeni nesil, kurban ibadetini inanç ve uygulama anlamında çok da yaşayamadan kurban kesecek yetişkin boyutuna gelmektedir. Bir süre sonra kurban kesme ibadetinin tatil çağrışımından öte bir anlam ifade etmez hale gelme riski var.

**

Bilindiği gibi sosyal yardımlaşma boyutu kurbanlık kesilen etlerin fakir-fukara, komşu ve akrabaya dağıtılmasıyla alakalı. Aynı zamanda en yakın aile bireylerinden başlanması tavsiyesi yakın komşu ve akraba ilişkilerine İslâm’ın verdiği değeri öne çıkartması bakımından çok anlamlı.

Tabii ki asırlardır devam eden bu ibadet bir takım geleneklerle bütünleşmiştir.

Geleneklerin başlıcaları; insanların Sıla-i Rahim dediğimiz yakın akrabaları ziyaretleri, el öpmeler, çocuklara harçlık verilmesi, hediyeleşme, insanların kucaklaşması, yeni ve temiz elbiseler giyilmesi, küskünlerin barışması bayramların ruhuna uygun en temel kültürel motivasyon olarak hayatımızın içine girmiştir.

Bayramlarda büyüklere ve komşu-akrabaya ziyaret olarak yerleşen kültür yavaş yavaş bozulmaya, bayramların bir tatil fırsatı olarak görülmeye başlanması yaşam tarzı yanında inanç noktasında da bir sapma olarak görülebilir.

Yine, son dönemlerde başlayan vekâletle kurban kesme hadisesi yaşam ritüelleri dışında inanç noktasında büyük dejenerasyonu başlatmış gibi duruyor.

Pandemi süreciyle steril ortamda, temas olmadan, fiziki mesafeyi koruyarak ibadeti yerine getirelim uyarılarıyla artan vekâlet usulü kurban kestirmelerle, kurbanın kendisi görülmeden bir farz ibadet ifa edilmeye çalışılmaktadır.

Normal dönemlerde (salgın gibi olağanüstü dönemler dışında) kurbanı vekâletle kestirip tatile çıkmak, ibadet anlamında, ne ölçüde makbul olacağı İslâmî normlar içerisinde tartışma götürür bir boyut kazanmıştır. Bu aşama sonrası yorumu fıkıhçılara bırakıyorum.

**

Kurban kesmenin ikinci boyutu ise kesilen kurban etinin akraba, yakın çevre ve fakir-fukaraya dağıtılması işlemidir.

Bu sayede hem bir süre temel gıda (et) ihtiyacının karşılanması hem de özellikle yakın akrabadan başlanarak bir toplumsal ilişki ve dayanışmanın güçlendirilmesi söz konusu olmakta, toplumsal muhabbet artmaktadır.

Bugün bu kültür-sosyal yardımlaşma büyük ölçüde vekâlet kurbanla bozulmaya başlamış, pandemi ile de bozulma hızlanmıştır.

**

Ramazan Bayramı evlerde sanal ortamlarda kutlandı. Kurban Bayramı’nda eve kapanması söz konusu değil. Ama yine sosyal mesafe, maske ve hijyen kaygısı insanları daha uzaktan bir iletişime zorlamaktadır. Bu durum yılların yerleşik kültürüne dönüşen birtakım ritüellerin kesintiye uğraması demektir.

Kurbanın (daha doğrusu bayramların) önemli bir ritüeli de özellikle çocuklara, dosta, akrabaya yönelik hediyeleşmeyle gelen sıcak temastır.

Bu kültürel alışkanlıkların özellikle küçük esnafa ekonomik canlılık getirmesi de söz konusu (2019 yılındaki Ramazan ve Kurban bayramlarında sadece şeker ve çikolata için 1 milyar liranın üzerinde satış hacmi oluşmuş). Salgın nedeniyle ciddi bir ekonomik sıkıntı içinde olan küçük esnaf, Kurban Bayramıyla, çok kısa süreli de olsa, nefes alacak bir hareketlilik yaşayacaktır.

**

Sonuç olarak söylemek istediğimiz çok önemli bir İslâm şartı olan kurban kesmenin ibadet şeklinin olabildiği ölçüde seküler hale geldiğidir. Bu yeni yoz kültür inanç zayıflığı sorunu olarak da düşünülebilir.

Bu noktada salgını önleme için alınan tedbirlerin daha önce başlayan inanç-ibadet sulandırılma süreci üzerinde daha yaygın etkisinin olabileceğini de belirtelim.

Dileğimiz eski bayramları aratan yozlaşmış bayram anlayışının pandemi süreciyle geçici olması, asırların yaşanmışlıklarını yansıtan ritüellerin bütün yoğunluğuyla aslına rücu etmesidir.

Bizim çocukluğumuzdaki olabildiğince şen, mutlu, yüzlerin güldüğü, barış ikliminin hâkim olduğu bayramlara dönülmesi dileğiyle Kurban Bayramınızı kutluyorum.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.