|
Birkaç soru ve cevap
Soru

Ekonominin böyle olması Rabbimin bize bir gazabı mı?

Cevap

Rabbimiz Kitabında, başımıza gelen kötü durumların (musibetlerin) bizim kusurlarımızdan kaynaklandığını açık ve kesin olarak beyan buyuruyor (Nisâ: 4//9; Şûrâ: 42/30…) İnsanlar her azıp sapınca Allah Teâlâ gazap edip dünyada ceza verseydi kötülük ve imtihan olmazdı. Allah’ın muradı, hür iradeye sahip insanların iyi de kötü de yapabilmeleri ve bunun karşılığını dünyada ve ahirette görmeleridir. Duanın, ibadetlerin, adaletin, paylaşmanın, elden geleni usulünce yapmanın … güzelliklere, bunların tersini yapmanın da kötü sonuçlara -Allah’ın izni ve kanunu ile- sebep olacağında şüphe yoktur.

Soru

Eşim faizli kredi çekmez isem boşanmak ile tehdit ediyor. Annemler ile aynı apartmanda oturuyoruz ve 2+1 ve kendi evimiz. Daha büyük başka bir ev istiyor. Ne yapmalıyım.”

Cevap

Böyle bir eş ile yaşamaya devam etmeyelim.

Soru

Survivor izlemek ve katılmak günah mı?

Survivor, kadın erkek beraber bir adada yaşayan bir yarışma programıdır.

Mahrem olan kadın ve erkek aynı yerde yatabiliyor, mahrem yerleri açık ve vücutlarını görebiliyor, yarışmayı kazandıklarında birbirlerini öpebiliyor, sarılabiliyor. Bu tür programlara katılmak veya izlemek caiz mi, kazanılan para helal mi?

Cevap

Bu yarışma bizim dini ve ahlaki kural ve değerlerimize göre, ayıptır ve günahtır. Bu yarışmaya katılmak elbette caiz değildir. Günah işleyerek kazanılan para da helal olmaz. İzleyen de günah işlemiş olur.

Soru

Sendikalar memurlardan ayda 30-40 lira para alıyor. 3 ay sonra 400 TL üyelerine veriyor. Bu caiz mi?

Cevap

Sendika, topladığı parayı hangi yetki ile ve nasıl arttırıyor ona bakmak gerekir. Meşru olan ortaklık veya vekalet usulüyle ticaret, üretim ve yatırım yaparak kazanıyor ve onu paylaşıyor, onun kârından veriyorsa bu helal olur. Faiz ise haram olur.

Soru

Kur’an’da neden tecavüzcünün nasıl tespit edileceği yazmıyor?

İnsan hayatını düzenleyen ve evrensel olan Kur’an-ı Kerim’de zina suçu ile ilgili şahit getirmek gerektiği ve zina iftirası ile ilgili ayetler olmasına rağmen neden tecavüz suçunun nasıl tespit edileceği, şahit gerekip gerekmediği ve cezası yazmıyor? Sonuçta tecavüz ve zina aynı şey değil. Kur’an insan hayatının bütün noktalarını düzenlemiyor mu yoksa? Bu konuda kesin bir hadis veya ayet olmazsa nasıl tecavüz suçu ile ilgili Şeriat kanunları, hukuk oluşacak? Kamer suresi 37 veya Yusuf suresi 26 bu konudan mı bahsediyor? Bu durum İslam alimleri tarafından nasıl anlaşılmıştır?

Cevap

Tecavüz suçu ve cezası diğer birçok hüküm gibi Kur’an’da, Sünnet’te ve ictihadda (fıkıhta, mezheblerde) mevcuttur.

Tecavüzcü zina yapmış ise Kur’an ve Sünnette var olan zina suçunun cezasını çeker.

Tecavüzcü mağdura zarar vermiş ama tarife uygun zina yapmamış ise Kur’an’da ve Sünnette mevcut olan “zulmetme, dokunulmaz olan cana, mala, namus ve şerefe tecavüz etme” suçunu işlemiş olur. Bu tecavüzler hem günahtır, hem de suçtur; cezasını tayin, gerekli kanunları çıkarma ve infaz vazifesini de İslam, yönetime (ülü’l-emre) bırakmıştır. Bu tecavüzler, ülü’l-emrin af yetkisinin de dışında bırakılmıştır.

Bütün bu söylediklerim hakkında ya ayet ve hadis vardır veya dinin gayesi ile birçok nassın ortak mana ve hedefinden ictihad ile çıkarılmıştır.

Yûsuf suresinde (12) suçlunun tespiti için bir bilen kişi, bir usul teklif etmiş ve o usul ile suçlu tespit edilmiş; bu Kur’an’da naklediliyor, başka bir Peygamber ve şeriata ait olsa da Kur’an bunu reddetmiyor, alimlerimiz bundan da istifade ediyorlar.

26. Yûsuf, “Asıl kendisi benimle ilişkiye girmek istedi” dedi. Kadının akrabasından biri şöyle bilirkişilik yaptı: “Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir; bu ise yalancılardandır.
27. Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir; bu doğru söyleyenlerdendir.”

Kamer suresinde (54) bir mucize var, suçluların gözlerinin kör edilivermesi ve arkasından kalıcı bir azabın gelmesi normal hayatta ve ispat usulünde olağan değildir. Bu olay, işlenen günahın ve suçun, dünyada ve ahirette ceza göreceğine delil olarak anlaşılabilir.

36. Aslında Lût, kendilerini bizim amansız yakalayışımıza karşı uyarmıştı; ama onlar bu uyarıları şüpheyle karşıladılar. 37. Üstelik onun misafirleriyle ilgili çirkin bir talepte bulundular. Biz de gözlerini silme kör ediverdik; tadın bakalım azabımı ve uyardığım sonuçları! 38. Ve nihayet bir sabah, kalıcı bir azap onları yakalayıverdi. 39. Tadın bakalım azabımı ve uyardığım sonuçları.
#Kur'an-ı Kerim
#Sünnet
#Hayrettin Karaman
1 ay önce
Birkaç soru ve cevap
Ekonomik kalkınmada nitelikli işgücünün rolü
Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin kamu personeline yansıması (2)
Türkiye’yi devşirme kurtarıcılardan kurtarma mücadelesi…(3)
Devletsizlik ve ulussuzluk
Yasa ve toplumsal meşruiyet: 28 Şubat