Şirket-i Hindiye

00:0031/07/2011, Pazar
G: 4/09/2019, Çarşamba
Yaşar Süngü

Eskiden ne kadar rahatlardı. Karışan eden yoktu. Zaten karışanı da bir şekilde hallediyorlardı.Şimdi şirketin her biriminin üst yönetimi alttan gelenler tarafından dolduruldukça, “Eyvah” çekiyorlar.“Kaleler elden çıkıyor” diye kendilerini yiyorlar.Ağlıyorlar, sızlıyorlar, yanıp yıkılıyorlar.Önüne gelen herkese hallerini anlatıp, şikayet ediyorlar.Bunun bir gün başlarına geleceğini hiç düşünmedikleri belli.O günleri çok özlüyorlar.* * *Oysa ne güzeldi eski sistem!.Şirketin bütün birimlerinin başlarına

Eskiden ne kadar rahatlardı. Karışan eden yoktu. Zaten karışanı da bir şekilde hallediyorlardı.

Şimdi şirketin her biriminin üst yönetimi alttan gelenler tarafından dolduruldukça, “Eyvah” çekiyorlar.

“Kaleler elden çıkıyor” diye kendilerini yiyorlar.

Ağlıyorlar, sızlıyorlar, yanıp yıkılıyorlar.

Önüne gelen herkese hallerini anlatıp, şikayet ediyorlar.

Bunun bir gün başlarına geleceğini hiç düşünmedikleri belli.

O günleri çok özlüyorlar.

* * *

Oysa ne güzeldi eski sistem!.

Şirketin bütün birimlerinin başlarına kendilerine yakın adamları getirmişlerdi.

Küçük olsun benim olsun mantığıyla hareket ediyorlardı.

600 yıllık uluslar arası şirketi yerel bir KOBİ haline dönüştürdükten sonra şirketi istedikleri gibi yönetmeye başlamışlardı.

Buna rağmen kontrol zaman zaman kendi ellerinden çıkabiliyordu.

Böyle durumlarda hemen tüm birimler harekete geçirilerek, kontrolü tekrar ele geçiriyorlardı.

* * *

Daha sonra sıkıntı artınca şirket yönetimini kaybetmemek için daha kalıcı bir yol buldular.

Şirket anayasasını her 10 yılda bir kendi menfaatlerine göre değiştirerek iktidardaki yerlerini iyice sağlamlaştırdılar.

Bunu da 10 yılda bir hindi keserek kutladılar.

* * *

600 yıllık uluslar arası bir şirketin arka arkaya iki küresel krizin sonunda küçülerek yerel bir şirket halinde dönüşmesinden bu yana 88 yıl geçti.

Küçük, kendi halinde bir KOBİ olan ve şirket-i Hindiye adıyla faaliyet gösteren şirketteki yapısal değişim aşağıdan yukarıya kadar çıkarak yönetim katına ulaştı.

Yukarılardaki bağırtı çağırtı haliyle aşağıdakileri de endişelendiriyor.

Daha doğrusu aşağıda yıllarca uyuttukları kesim endişeli.

Onlara “endişeli modernler” deniyor.

Bu zavallıları 88 yıldır kandırıyorlar.

Tam uyanacakları sırada, “Biz sizdeniz, aynı endişeleri paylaşıyoruz” afyonuyla tekrar uyutuyorlar.

Sonra da bu başarılarını, gizli gizli yukarda hindi kesip alkolle kutluyorlar.

* * *

Şirket-i Hindiye halka açık bir şirket.

Şirket hisselerinin çoğunluğu hesapta halkın elinde gibi görülse de, gerçekte öyle değil.

Yönetim, her zaman hiç değişmeyen şirket kurucularının elinde.

Daha doğrusu halka açıklık her 10 yılda bir yapılan müdahale ile azaltılmış.

Her seferinde yapılan müdahalelerin gerekçesi de aynı; Batmak üzere olan şirketi kurtarmak.

* * *

Yalnız bu müdahalelerde zaman içinde farklılık oluştu.

Eskiden şirket yönetimine müdahale daha pervasız olurdu.

Şirket çalışanları tarafından üst yönetime getirilenler, kurucu yönetimin menfaatlerine dokunduğunda kurucu iradenin o dönemki temsilcileri hemen harekete geçiyordu.

“Şirket batıyor” diyerek yönetime el koyuyor, şirket çalışanları tarafından getirilen yöneticileri de ya tasfiye ediyorlar ya da idama kadar cezalandırabiliyorlardı.

* * *

Onların menfaatlerini kırpmak, o dönemlerde, “Vatana ihanet”le eş değer görülüyordu.

* * *

Dünyada yaşanan hızlı değişim şirket-i hindiye''yi de etkiledi.

Şirket çalışanlarının birçoğu bir yandan haklarını korumayı öğrenirken diğer yandan da bugüne kadar şirketin yanlış yönetildiğini fark etti.

Çalışanlardaki bu uyanış, üst yönetimi doğru yöntemlerle çalışmaya zorladı.

Çalışanların bu sisteme olan isyanlarını ilk gören de şirketin yabancı ortakları oldu.

Onlar artık eski düzenin devam etmesinin kendileri için de zararlı olacağını anladılar.

Ve menfaatlerini sürdürebilmek için şirket çalışanlarının yanında yer almaya karar verdiler.

* * *

İşte ne olduysa bundan sonra oldu.

Şirketin kurucularına hesap sorulmaya başlandı.

Dokunulmaz görülenlere dokunuldu.

Hatta içeri tıkıldı.

Girilmez denilen yerlere girildi.

10 yıl önce mahkemeye ifade vermeye gelmeyen üst kattaki yöneticilerin paşa babalarına bile hesap sorulmaya başlandı.

* * *

Nereden nereye?

Çok yol kat ettik ama daha alınacak çok yol var!

Şirket-Hindiye''nin yaklaşık bir asırlık hikayesi bu işte.

Herşeyin anahtarı sabırdır. Civcivi, yumurtaları kuluçkaya yatırarak elde edersiniz, kırarak değil.
Arnold Closow