
''Asgari ücretle işçi çalıştıran namaz kılmasın'' , ''Kenz haramdır'' , ''Namaz ritüeldir'', ''Kurban şaman âdetidir'', ''Yalan söylemek orucu bozar'', ''Ebu Cehil ile Hz. Peygamber aynı Allah''a iman ediyordu'' gibi provokatif söylemlerle bilinirliğini arttıran İhsan Eliaçık, Ebubekir Sifil ile çıktığı tartışma programı hariç (2011 yılının ağustosu) İslami bilgisi yüksek bir isimle tartışmaya girmemiş olmasına rağmen popülerliği günden güne arttı.
Türkiye''deki Müslümanların son 10 yıllık değişimini en iyi özetleyecek tek kelime; dünyevileşmedir dersek abartmış olmayız sanırım. Tarikatlardan sivil toplum kuruluşlarına, cemaatlerden İslamcı düşünürlerin etrafında kümelenen ''bağımsız'' gruplarına dünyevileşmeden nasibini almamış hiç bir yapı kalmadı.
Gündelik hayatı ''renklendirecek'' imkânların çoğalması ve bunlara erişimin kolaylaşmasıyla oluşan hayat tarzına uygun dini yorum geliştirme olarak tanımlayabileceğimiz dünyevileşmeye örnek vermemiz gerekirse; televizyonu Deccal olarak gören tarikat vaizlerinin on yıl sonra televizyonu tebliğ metodu olarak görmesi hatta televizyon kurmak için çalışmasını gösterebiliriz.
Her sapma başka sapmalara sebebiyet verir ilkesi gereği, dünyevileşme İslami söylemde belli başlı bazı sapmalara da sebebiyet vermiştir. Bu sapmaların ortak noktası; ''İslam''ın bozulmaya yüz tuttuğu, bunun ana sorumlusunun din adamları olduğu, Kur''an-ı Kerim''in, hadislerin günün şartlarına göre tekrar yorumlanması ve bunu en iyi kendilerinin yaptığıdır.'' Söylenenleri yaptığımızda ''Cenneti dünyada yaşamak'' bahtiyarlığına erişmemiz gerekmektedir.
Bu sapmalar içerisinde medyada kendisine en çok yer bulan şüphesiz İhsan Eliaçık ve çevresinde kümelenen Antikapitalist Müslümanlar Hareketi. ''Asgari ücretle işçi çalıştıran namaz kılmasın'' , ''Kenz haramdır'' , ''Namaz ritüeldir'', ''Kurban şaman âdetidir'', ''Yalan söylemek orucu bozar'', ''Ebu Cehil ile Hz. Peygamber aynı Allah''a iman ediyordu, aralarındaki tek fark mülkiyet farkıydı'' gibi provokatif söylemlerle bilinirliğini arttıran İhsan Eliaçık, Ebubekir Sifil ile çıktığı tartışma programı hariç (2011 yılının ağustosu) İslami bilgisi yüksek bir isimle tartışmaya girmemiş olmasına rağmen popülerliği günden güne arttı.
Garip olan, popüler olduğu çevrenin Müslümanlara nefretini göstermekten çekinmeyen kesimler olması ve bu kesimlerin gerçek İslam''ın Eliaçık''ın söylemleri olduğunu söylemeleri ve kendilerini Müslüman olarak tanımlamamaları dışında İhsan Eliaçık''ın eleştirdiği kapitalist yaşamın fertleri olmaları.
Daha basit bir ifadeyle söyleyecek olursak, Bağcı- lar''da kiralık evinde aldığı asgari ücretle geçinmeye çalışan ve kendisini Müslüman olarak tanımlayan biri için İhsan Eliaçık''ın bir karşılığı yokken, Kanyon''da popüler olan tek hoca kendisi.
Hakkını yememek de gerekir. Ece Temelkuran''a Vahdet-i Vücudcuları bile kıskandıracak rubailer yazdırmak her babayiğidin harcı olmasa gerek.
İhsan Eliaçık''ın en büyük zararı yapmış olduğu gayri-İslami yorumlarla İslami Camia''nın içinde bulunduğu mevcut durumu normalleştirmesidir. Bugün İslami camianın parayla kurduğu ilişkiye eleştirel yaklaşacak her Müslüman, ihsaneliaçıklaşma temayülü göstermekle eleştirilerek söylemlerinin üstü kapatılacaktır.
Bu noktada biraz da İslam''ın zenginlik, fakirlik, işçi ve işveren hakları, ticaret, kul hakkı, diğer canlıların durumu vb. konularda işin doğrusunu anlatmayan hocalarımıza da serzenişte bulunmak gerekir. Kabul, ''Def''-i mefâsid celb-i menâfi''den evlâdır'' hükmü gereği reddiyeler yazılmaktadır ama artık meselenin ne olduğu anlatılmalıdır.
Zira uzun zamandır bu konularda kapsamlı bir açıklama getirilmemiş olması, yanlışın ne olduğunun bilindiği ama doğrusunun ne olduğunun konuşulmamaktan unutulduğu ortamı doğurmuştur. Eğer bu doğru ortaya konulmazsa İslam''ın bu konularda söyleyecek sözünün olmadığı düşünülecektir ki, birkaç yıl sonra nebi kompleksli düşünürlerin etrafında kümelenen sapmaların sayısı artacaktır.






