
Fetullahçı Terör Örgütü’nün askeri okullarda yaptıkları zulüm hafızalarda tazeliğini koruyor. Şok Mangalarıyla 4 bine yakın öğrencinin okuldan zorla ayrılmasına sebep olan örgüt, bu öğrencilerin yerine kendi mensuplarını kitleler halinde yerleştirdi. Kuleli Askeri Lisesi’nin ardından Kara Harp Okulu’na geçen Yağız Aksakaloğlu, Şok Mangalarıyla kendilerine fiziksel ve psikolojik işkence uygulayan kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminde aktif rol aldığını söyledi.
2006 yılında, girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nden okul 6’ncısı olarak mezun olan Yağız Aksakaloğlu, devamında Kara Harp Okulu Sakarya Taburu’na gitti. Okula girer girmez 10 kişilik Şok Mangalarına alındıklarını ifade eden Aksakaloğlu, FETÖ’cü askerlerin kendilerine adeta zulmettiğini söyledi. Harp Okulları’nın 2008 itibariyle sivil liselerden öğrenci alımına başladığını hatırlatan Aksakaloğlu, “Bu gelişmeyle birlikte askeri liselerde fişlenen, FETÖ’cü olmayan, onlara karşı gelebilecek veya bir şekilde örgütle ilişkisi olmuş ama kendini bir ajan gibi hissederek örgütten ayrılmak isteyenler Harp Okulundan ayrılmak zorunda kaldı. 2010 yılında Harp Okuluna gittiğimde lise yıllarından bu yana yaptıkları fişlemeler adeta karşımıza çıktı. Okuldan atılacaklar sıralaması yapılmış ve bu doğrultuda özellikle başarılı olup kendilerine biat etmeyecek öğrencileri bezdirip göndermek için ellerinden geleni yaptılar” dedi. Aksakaloğlu, 15 Temmuz darbe girişimine giden taşların o günlerde döşenmeye başladığını söyledi.
FİŞLENEN GİDİYOR YERİNE FETÖ’CÜ GELİYOR
Sivil liseden gelen öğrencilere farklı davranıldığını ifade eden Aksakaloğlu, “Askeri lisede FETÖ’cü olmayan öğrencilerin, yavaş yavaş eritme stratejisiyle okuldan gönderildiğini belirterek, “Öğrenci, ayrılma kararı aldığında hemen ona karşı tavır değiştirerek, sıcak davranıp dilekçe imzalatıyorlardı. Dilekçede ‘İnsanlık dışı hareket görmedim, hakaret işitmedim’ gibi şeyler yazdırıp zorla imzalatıyorlardı. Fişlenen kişi okuldan ayrıldığında ise yerine hemen kendilerinden olan örgüt mensupları okula geliyordu” diye konuştu.
PSİKOLOJİK İŞKENCEYLE YILDIRDILAR
Philip Zimbardo’nun 1971’de yaptığı Stanford hapishane deneyine işaret eden Aksakaloğlu, “Bizim başımızdakiler bu tür psikolojik baskı ve işkence konusunda eğitimliydi. Bu kişiler bizim üzerimizde aynı hastane deneyi gibi çalışma yaptılar. Bu deneyin ilk ve en önemlisi uykusuz bırakmadır. Ben intibak kampı denilen, uyku namına hiçbir şey olmayan kampa 13 gün dayanabildim. 13 günde sadece 10 saat uyuyabildim. Yerden su içirerek, ayı gibi yürüterek bir hayvan gibi muamele ettiler. Üçüncü basamakta sürekli kontrol altında tutarak yıldırmaya çalıştılar. Mesela sivilden gelen bir öğrenci eğitim dışında kantine gidiyor, dinleniyorken, biz komutanın kapısında saatlerce ‘Hazır ol!’ vaziyetinde beklerdik. ‘167 çam iğnesi topla’ gibi tamamen yıldırma üzerine çalışmaların yanı sıra, bir tuvaletten 1,5 litrelik suyu hızlıca doldurup getiriyorduk. Çamurlu akan bu suları Şok Mangasına ‘30 saniyede içeceksiniz’ diyorlardı. Suyu içiyor, sonra tekrar dolduruyorduk. 4-5 sefer böyle devam ediyordu. Haliyle hızlıca çamurlu su içtiğiniz için mideniz bulanıyor ve kusuyorsunuz. Sonra kusmukları sürünerek temizliyorduk” diye konuştu.
O TEĞMEN DARBEDE SAHADAYDI
“3-4 gün boyunca başını yastığa hiç koymayıp bayılan, bu nedenle revire kaldırılan, gözünü açar açmaz yeniden Şok Mangasına alınanlar vardı. Güçlenmeden bir an önce ayrılmamız için ellerinden geleni yaptılar. Bizi esas yaralayan şey, sivillerden aldıkları çocuklar biz yerlerde sürünürken, kantinde oturuyorlardı, biz çamurlu su içerken, onlar normal su içiyorlardı, onlar dinlenirken biz çöpten yemek yedik. Mesela yaşadığım bir olay beni çok yaraladı. Gece 3-4 civarı koğuşa koş git gel yapıyoruz, o sırada bir arkadaşı gördüm mavi pijamalarını giymiş, dişlerini fırçalıyor, bize gülüyor. O kadar rahat ki, mesela ben o arkadaşı darbe girişiminde rol alan tankçı bir teğmen olarak gördüm. Yani onlar askeri liseden bile rahat son derece rahat eğitim yapıyorlardı.”
TERÖRİSTE YAPILMAZ
Teröriste yapılmayacak işkencelere maruz kaldığını kaydeden Aksakaloğlu: “Domuz bağı yapılıp dayak yiyenler, güçsüzlükten kafasını kaldıramadığı için vatan hainliğiyle suçlananlar, kumda sürünürken bir anda postallarla ağzına burnuna tekme yiyenler oldu. Bir arkadaşım kum, gözlerine dolduğu için ‘Kör oldum komutanım’ diye feryat ederken, ‘Sen Hollywood yıldızlarına taş çıkarırsın’ diyerek vurmaya devam etti. 13 yıldır o feryat kulaklarımdan gitmiyor.”
ÇÖP KAMYONUNA BİNDİRDİLER
Şok Mangası sonrası okuldan atılan Aksakaloğlu: “Beni arkadaşımla birlikte daha 17 yaşındayken bir çöp kamyonuna bindirerek kampın dışına attılar. 13 gün uyumadığım için eve geldikten sonraki 2 gün kesintisiz uyumuşum. Daha sonra ailemin desteğiyle yeni bir hayata başladım. Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde okudum. Okuldan ayrılırken ödemek zorunda olduğumuz 40 bin TL’lik tazminatı da taksit taksit ödedik. Fakat herkes benim kadar şanslı değil, hayatı altüst olanlar elbette oldu.”
İŞKENCECİ TEĞMEN SAİT PAŞA’YI ŞEHİT ETTİ
Şok mangalarında işkence yapan kişilerden bazılarının 15 Temmuz’un stratejik konumlarında yer aldığını kaydeden Aksakaloğlu, bunu şu örneklerle anlattı: “Bize işkence eden Ercan Eker, Cumhur Cansever ve Mehmet Purtaş isimli 3 üsteğmen darbe girişiminden sonra yakalanıp tutuklandı. Ercan Eker, Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk’ün şehit edilmesiyle ilgili ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı”
Askeri öğrencilere işkence edenlerden Ayhan Yeşilkaya dışında kimsenin cezalandırılmadığını hatırlatan Aksakaloğlu, o dönem FETÖ kumpasıyla okuldan atılanların adalet beklediğini söyledi.







