
Neredeyse üç aydır evdeyiz. Bu sürede evlerimizde yeni hobiler edindik adeta kendimizi yeniden keşfettik diyebiliriz. Son birkaç yıldır hizmet veren sanat atölyeleri de pandemi sürecinde şekil değiştirdi ve online olarak servis vermeye başladı. Sadece ülkemizde değil, durum birçok ülkede de böyle.
Üç aya yakın bir süredir evdeyiz. Kamu kurumları geçtiğimiz haftadan itibaren mesaiye başlasa da normal hayata dönmek sanıldığı katad kolay değil. İnsanların hastalık kapma korkuları yüzünden evde vakit geçirmeye devam ediyorlar. Bu üç aylık sürede can sıkıntısının yaratıcı yönümüzü tediklediği ise bir başka gerçek. Geçtiğimiz haftalar online alışverişlerde en çok nelerin satıldığına göz atarken kitap satışlarının yüzde 40 arttığını gördük. Yine ailece oynan kutu oyunları yüzde 50’nin üzerinde bir artış gösterdi. Erkekler ev aletlerinin içinde olduğu takım çanta siparişi verirken kadınlar mutfaklarını yeniden keşfettiler..
Salgın döneminde hem ülkemizde hem de dünyada ilgi gören şeylerden biri de hobilerdi. Mesela yine bir haberde bir firma sahibi yapboz malzemelerinin 8 kat arttığını ancak üretimlerini 24 saat çalışarak ancak 3 katı arttırabildiklerini söyledi.
El işleriyle ilgilenenler ise online video desteği ve online hizmet veren atölye ve uzmanlar ile tanıştı. Hiç eline fırça almamış kişiler çini yaptı, makrome yaptı, dokuma yaptı. Resim yapanlar, dikiş dikenler, kanaviça işleyenler bile oldu bu dönemde. Bir anlamda can sıkıntısından insanlar kendilerini de yeniden keşfetti diyebiliriz. Tek sosyalleştiğimiz alan olan sosyal medya bu alanda vazgeçilmez bir vitrin oluşturdu. Daha önce çok az kişinin adını bile duymadığı “Zoom” programı online atölye ve online toplu çalışmalar için hepimizin buluşma noktası oldu. Çiniden makromeye, sanat galerilerinden dokuma atölyelerine kadar Amerika’dan Türkiyeye gelişmeleri alanının en uzman isimleri ile konuştuk. “Karantinadayken halk, sanatı hobi haline dönüştürdü mü ve nasıl ilgilendiler?” sorusunun yanıtını aradık.
Gösterişli makromeler yapıyoruz
Banu Tatari “Sarı Papatya” ismiyle makrome tasarımlarını İnstagram sayfasına taşıyan ve makrome yapmanın inceliğini daha önce atölyelerde öğretirken şimdi o online olarak katılımcılarına öğretiyor.
Pandemi süreci başladıktan sonra instagram sayfamdaki paylaşımlarıma #evdekaltürkiye ve #evdefaaliyet etiketleri koydum bunun üzerine makrome ürünlerimin yapımı ve malzemelerim hakkında sorular gelmeye başladı ve benden malzeme talep edildi . İsteğe ve sorulara cevap verdim. Malzeme gönderiminde bulundum tarifler vermeye başladım ilgi ve talep artmaya başladı bu şekilde başlamış oldum.
Bir eğitimci olarak birebir tecrübelerime dayanarak modele özel videolar ana düğümlerin yapımını anlatan fotolar hazırladım . Uzakta ama yakınmışım gibi sorulacak her soruya cevaplar hazırladım ve isteyen kişiyle paylaştım.
Düşkapanı , çocuk salıncağı, kedi salıncağı, abajur ve makrome rafa talep var . Model seçimimde ana düğümlere bağlı kalarak zevkli ve gösterişli olan ürünleri seçiyorum. Karşınızdaki kişinin sıkılmadan kolayca yapabilmesini sağlamak birazda sizin işinizi sevmenize tecrübe ve anlatımınıza bağlı. Artık yurt dışından da talep alıyorum.
Aile bağları çiniyle daha güçlendi
Çini sanatçısı ve Masa Başı Atölye’nin kurucu ortağı Özlem Varol günlerce evde kaldığımız süreçte online videolarla çini yapmanın inceliklerini öğretti. Bu sanatı kolaylaştırdı ve hazırladığı setleri evlere gönderdi. Türkiye’de ilk kez uyguladığı bu yöntem yurtdışından bile talep gördü.
Tüm dünya ile birlikte eve kapandığımız günlerde üretmekten hiç vazgeçmedim. Süreç daha önce hiç alışık olmadığımız bir süreçti.” Ne yapabilirim?” diye düşündüğümde daha önce hiç yapılmamış bir proje geldi aklıma, herkes evde kalarak çini yapabilecekti. Türk geleneksel el sanatlarından biri olan çiniyi evde yapabilmek başta çılgınca bir fikirdi. Atölye zamanında en sevilen en eğlenceli desenleri seçerek başladım işe. Limon, balık, kaktüs en çok tercih edilen desenler oldu. Ve bu desenleri boyarken gerekli olan renkler ile birlikte fırça dahil bir set oluşturdum. Süreç başlamış oldu böylece.
Masa Başı Atölye’de birlikte yaptığımız workshoplarda süreç bambaşkaydı. Ben katılımcıların hemen yanı başındaydım. Bu süreçte düşündüm nasıl onlarla olabilirim diye, bu noktada teknoloji devreye girdi. Canlı yayınlar yaparak gözleri önünde nasıl boyamaları gerektiğini gösterdim. Benim açımdan çok eğlenceliydi, hep birlikteydik ama sadece onlar beni görebiliyorlardı. Hem karşılıklı sohbet ettik hem de çiniler boyadık. Ben öncesinde kişinin tercihine göre desenleri tabaklara, kaselere, vazolara, sürahilere çiziyorum. Boya ve fırça ile birlikte kişinin eline ulaştıktan sonra daha öncesinden çektiğim online video ile birlikte daha önce hiç çini yapmamış bir kişi bile rahatlıkla çini yapabildi.
Bu süreçte çini sanatına karşı olan ilgi beni çok şaşırttı ve heyecanlandırdı. O kadar çok teşekkür mesajı aldım ki. Sayenizde harika vakit geçirdik yeni bir hobi edindik, hep yapmak istedim ama hiç fırsat bulamadım ve şimdi çok mutluyum diyenlerden tutunda kızımla çini boyarken öyle derin sohbet ettik ki uzun zamandır konuşmadığımız konuları konuşarak bir çözülme yaşadık diyen anneler.
Ortalama 30 yaş üzeri kadınlarda ilgi büyüktü. Az da olsa erkeklerde de ilgi vardı. 65 yaş üzeri evde olduğu için babalar ve anneler ile boyanan çini fotoğrafları geldiğinde gözlerim doldu. Hepsinin ellerine sağlık.
Dokuma sanatı yoğun ilgi görüyor
Kuruluşundan bu yana New York başta olmak üzere ABD’de ve temsilci bulundurduğu Londra, Paris,İstanbul, Bogota ve Meksiko şehirlerinde galeriler ve kuratörlere Türk sanatçıları ve eserlerini tanıtmak,sanatçılarla atölye çalışmaları düzenlemek hedefiyle ilerleyen Hub Design kurucularından Gülşah Özperçin ile bu süreci Amerika’da geçiriyor .Kıtanın atölyelerle çok ilgilendiğini ama Türk sanatçılarına da ilginin bir hayli yoğun olduğunu ifade ediyor.
Atölye çalışmaları yürüten ve alanında deneyimli isimlerle çalışıyoruz, Sanatçılarımızdan Fırat Neziroğlu dokuma, Mutlu Başkaya seramik, Sera Çamaş ebru sanatı üzerine yıllardır atölyeler düzenlemekte. Hub Design olarak atölye yürütme konusunda tecrübeli sanatçılarımıza, bu eğitimleri dijitale aktaracak bir mecra sunmuş olduk. Üzerinde durmak istediğimiz bir diğer konu, fiziksel mekansızlık. Kulağa olumsuz gelen bu durumun bize avantaj sağladığını düşünüyoruz. Belli bir yere ait bir etkinlik kısıtlı insana ulaşmamızı sağlıyordu, bu dönemde yaptığımız online çalışmalar küresel anlamda çok daha efektif sonuçlar almamızı sağladı.
Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki, her ne kadar Hub Design faaliyetleri New York merkezli yürütülse de aslında globalde varız ve Londra, Paris, Meksiko, Bogota şehirleri başta olmak üzere dünya sanat ortamını yakından takip etmekteyiz. Gözlem ve tecrübelerimize dayanarak Türkiye gibi Amerika genelinde de el işleri, özellikle dokumaya olan ilgi son zamanlarda oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bu ilginin yansımalarını 2019 yılında New York, Londra ve Paris’te yapılan fuarlarda açıkça gördük. Fuarların genelinde yeni trend olarak dokuma sanatına büyük ilgi vardı ve bu ilgi halen başka odaklara dağılmadı. Amerika kıtasının kendine has ve bizim çok hoşumuza giden bir özelliği var, online atölye konusunda başarıyı da biraz bu nedenle kolay elde ediyoruz diye düşünüyoruz. Amerika’da her insanın mutlaka bir hobisi var ve hobi edinmek için büyük bütçelere ve zahmetlere gerek yok. Hobi malzemelerini edinmek çok kolay ve ekonomik, ayrıca atölye ve online eğitimlere talep oldukça yüksek. 40 dolar gibi makul rakamlardan başlayan fiyatlara çok nitelikli eğitimler alınabiliyor.
Sanat eserlerini sergilendikleri mekanlarda örneğin Mona Lisa’yı Paris’te, The Starry Night’ı New York’ta görmek, etkileyici dünyalarına girmeyi mümkün kılıyor. Fakat modern sanat söz konusu olduğunda bugün sanat üreten çok sayıda sanatçıdan bahsediyoruz. Bu sanatçılardan bazıları da henüz kariyerinin başında ve yeni fırsatlara ihtiyaç duyan sanatçılar. Özellikle onların sanatını ulaşılabilir kılmak, hem onları sanat üretimi için motive ediyor, hem de evinde sanatla hobi olarak ilgilenen kitlenin gerçek bir sanat eserine daha kolay ulaşmasını sağlıyor. Ayrıca sanatı hobi edinmek isteyenler için online galerimiz önemli bir rol oynuyor. Social Distance Hub ismiyle Covid-19 sürecinde açmış olduğumuz online galeri hesabımız dünya genelinde profosyonel ve amotör tüm sanatçılara açıktır. Her Pazartesi duyurusunu yaptığımız temalarda, takipçilerimizden çalışmalarını bizimle paylaşmalarını rica ediyoruz. Gerçek ve bilinen sanatçılar ile aynı sayfada yer almak onlara cesaret veriyor.














