Girit'e veda ederken

00:002/01/2008, Çarşamba
G: 7/01/2008, Pazartesi
Yeni Şafak
Girit'e veda ederken
Girit'e veda ederken

Kayıp Vatan Girit, barış yıllarının yaşandığı Osmanlı hakimiyeti dönemi ile adanın kaderine terkedildiği dönem arasındaki farklara işaret ediyor.

Bir zamanlar üç kıtaya birden hakim olan Osman'lının topraklarından biri olan Girit'in kaybediliş hikayesini anlatan Kayıp Vatan Girit Hüseyin Ünal'ın son romanı. Nesil Yayınları tarafından yayımlanan kitapta Girit'te Müslümanların bu toprakları terketmeden önce yaşadıkları acılar dile getiriliyor. Rumlarla Müslümanların birlikte yaşadıkları barış dolu uzun yılların ardından birbirlerine bakışlarının nasıl değiştiğini ele alan kitap tarihi bilgileri de okuyucuya veriyor. Barışın hakim olduğu Osmanlı döneminde iki toplumun birbiriyle olan güzel münasebetlerinin komitacı rumlar tarafından nasıl değiştirildiğini ve bambaşka bir yola girdiğini anlatan Ünal, hikayeyi Girit'te yaşayan müslüman bir ailenin üzerinden okuyuculara sunuyor. Herkes tarafından sevilen muallim Macid Bey'in komitacı Rumlar tarafından ağır yaralanması ile başlayan romanın bundan sonra ki kısmı felaketler ve çığlıklar ile devam ediyor. Önce uzun yıllar yaşadıkları toprakları Kandiye'yi terketmek zorunda kalan aile Hanya'ya yerleşiyor. Fakat Girit'te dörtbir yanı saran Osmanlı düşmanlığı kısa zamanda Hanya'ya da ulaşarak Müslüman aileleri göç etmeye zorluyor. Bir geminin güvertesinde yıllarca yaşadıkları topraklarının Akdeniz'in ortasında yavaş yavaş kayboluşunu seyreden aileler gözyaşlarını saklamıyorlar.


GİRİT'TE YAŞANAN DRAM

Zaman zaman hikayeden çıkıp kendi düşüncelerine de yer veren Ünal, tarihi süreç ve yaşanan trajedi ile ilgili şunları söylüyor "...bugün dünden, dün daha önceki günden belliydi! İslam hakimiyetinin tasfiye asrı demek olan 20. asır 19. asırdan; 19. asır, uyuşukluk, atalet, miskinlik ve iç çekişmelerin odak noktası olan 18. asırdan ve daha ötesi felaket sinyallerinin verildiği 17. asırdan geliyorum demiş ve neyazık ki işte gelmişti. Cihanşumul bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğu, dünya coğrafyasından adım adım tasfiye ediliyor, yani siliniyordu. Girit, aç, haris, vahşi dünyanın önünde, Akdeniz'in ortasında, Osmanlı'nın böğründen koparılması an meselesi olan küçük, fakat mühim bir lokmaydı! Dünya koca bir tiyatroya, Girit'i ise bu tiyatronun sahnesine benzetebilirsiniz. Oyunun türü ise dram!"


MÜSLÜMANLARIN HATASI!

Hüseyin Ünal, kitapta kahramanlarının ağzından Osman'lının dağılma sürecini ve yapılan yanlışları bir bir anlatırken Girit'te yaşayan Müslümanların hatalarını da vurgu yapıyor. Ünal'a göre en büyük sorun Müslümanların yıllarca birlikte yaşadığı rumlara karşı daha açık gözlü davranmaması ve kendilerini bırakmaları. Girit'te Müslümanları temsil eden bir milletvekili olan Hüseyin Bey yeğeniyle konuşurken bakın neler diyor: "Bizim göremediğimiz şurasıdır: Rabbimiz, Kuran-ı Kerim'de birçok defa, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin buyuruyor. Biz kullarını uyarıyor. Ne güzel söylemiş atalarımız, domuzdan post, gavurdan dost olmaz!" Dili ve olay örgüsü ile rahat okunmaya müsait bir kitap olan Kayıp Vatan Girit, tarih ve kahramanlık hikayelerini seven okuyucuları tatmin edecek türden. Girit'in güzelliklerine de yer yer değinilmesi adanın o dönemki görüntüsünü merak edenler için okunmaya değer.