Hayatınızdaki 'zor insanlar' sadece sabrınızı değil, hücrelerinizi de tüketiyor: Bilimsel araştırma ortaya koydu

15:08, 12/03/2026, PerşembeG: Güncelleme: 15:09, 12/03/2026, Perşembe
Yeni Şafak
Hayatınızdaki 'zor insanlar' sadece sabrınızı değil, hücrelerinizi de tüketiyor: Bilimsel araştırma ortaya koydu
Araştırmalar sürekli strese neden olan kişilerle etkileşimin sadece ruh halinizi değil biyolojik yaşınızı da etkileyebileceğini gösteriyor.

Etrafınızda sürekli sorun çıkaran, enerjinizi tüketen veya varlığıyla huzurunuzu kaçıran birileri var mı? Eğer cevabınız "evet" ise, bu kişilerin size verdiği zararın sadece bozulan sinirlerinizle veya anlık streslerle sınırlı olmadığını bilmelisiniz. Bilim dünyasından gelen yeni ve çarpıcı araştırmalar, hayatımızdaki "zor insanların" biyolojik saatimizi hızlandırdığını ve bizi hücresel düzeyde yaşlandırdığını ortaya koydu. Üstelik bu kişilerin bedenimizde yarattığı sessiz tahribat; maddi krizler, ağır iş koşulları veya büyük hayat mücadeleleri kadar tehlikeli.

Günlük hayatta sürekli strese ve gerilime neden olan kişilerle iletişimde kalmanın faturası sandığımızdan çok daha ağır. Yeni bilimsel bulgular, kronik stres yaratan insanlarla kurulan etkileşimin sadece ruh halimizi bozmakla kalmadığını; hücresel düzeyde biyolojik yaşlanmayı hızlandıran görünmez bir risk faktörü olduğunu kanıtlıyor.

İşte Indiana Üniversitesi ve New York Üniversitesi (NYU) tarafından yürütülen çarpıcı araştırmanın detayları:

1 takvim yılı vücudunuz için 1.015 yıl olabilir

Genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de yaşlanma üzerinde belirleyici olduğunu inceleyen araştırma, sorun çıkaran veya huzur bozan kişilerle düzenli temasın hücre yaşlanmasını yaklaşık %1,5 oranında hızlandırdığını tespit etti. Bu hücresel yıpranma, maruz kaldığınız her takvim yılının biyolojik olarak bedeninize 1,015 yıl olarak yansıması anlamına geliyor.

Maddi krizler ve ağır iş koşulları kadar yıpratıcı

Sosyal huzursuzluğun bedende yarattığı tahribat, geleneksel stres faktörleriyle yarışıyor. Araştırmanın yazarlarından Prof. Byungkyu Lee, sürekli maruz kalınan can sıkıcı ve tacizkâr davranışların bedendeki etkisini şu sözlerle açıklıyor:

"Bu tür ilişkiler; finansal zorluklar, sistemik ayrımcılık veya ağır iş koşullarıyla tam olarak aynı biyolojik tahribata yol açıyor."

Bu hücresel stres zamanla bağışıklık sisteminin zayıflamasına, vücutta iltihaplanmaya ve kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına zemin hazırlıyor.

En derin hasar yakın çevreden geliyor

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de stres kaynağının kimliğiyle ilgili. Biyolojik hasarın boyutu, kişiye olan yakınlıkla doğru orantılı artıyor. Sizi huzursuz eden kişi bir yabancı değil de ebeveyniniz veya çocuğunuz gibi bir aile üyesiyse, aradaki bağın getirdiği duygusal yük nedeniyle hücresel sağlık üzerindeki olumsuz etki çok daha derin oluyor.

Duygusal emek, kadınlar için biyolojik bir bedele dönüşüyor

Veriler, cinsiyetler arası stres algısına dair de önemli ipuçları sunuyor. Kadınların çevrelerinde erkeklere kıyasla daha fazla "sorunlu kişi" bildirdiği görülüyor. Prof. Brea Perry bu durumu, kadınların ilişkilerdeki sorunları daha fazla hissetmesi ve başkalarının dertlerini üstlenme eğilimiyle açıklıyor. İlişkileri düzeltmek için harcanan bu duygusal emek, ne yazık ki kadınlara biyolojik bir bedel olarak geri dönüyor.

Çözüm kaçmak değil, "sağlıklı sınırlar" çizmek

Zor insanlardan kurtulmanın yolu tamamen izole bir hayat yaşamaktan geçmiyor. Nitekim Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri, yalnızlığın ölüme yol açan ayrı bir tehdit olduğunu vurguluyor. Sağlıklı ve uzun bir ömrün anahtarı ise bilişsel gerilemeyi yavaşlatan güçlü ve olumlu sosyal bağlar kurmak.

Uzmanlar, iş arkadaşı veya aile ferdi olduğu için hayatınızdan tamamen çıkaramayacağınız kişiler için "sınır koyma" stratejisini öneriyor. Eğer bir ilişkinin sizi hücresel düzeyde yıprattığını fark ediyorsanız; o kişiye ayırdığınız vakti ve duygusal emeği kısıtlamak, biyolojik yaşınızı ve ruh sağlığınızı korumanın en etkili yolu.


‘İlacım Nerede’ diye e-Nabız’a soracağız
Hayat
‘İlacım Nerede’ diye e-Nabız’a soracağız
Fazla tuz tüketenler dikkat: O rahatsızlıklara yol açıyor
Hayat
Fazla tuz tüketenler dikkat: O rahatsızlıklara yol açıyor
Uzman isim uyardı: İftarda tüketilen ilk lokmaya dikkat
Hayat
Uzman isim uyardı: İftarda tüketilen ilk lokmaya dikkat

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026