
Tekke Musikisinde Nevbe Tertibi isimli eser musiki tarihinimizin önemli geleneklerinden nevbe hakkında yapılmış değerli bir araştırma olarak karşımızda duruyor. Yazar, adeta arkeolojik bir kazı yaparak musiki yazıcılığının coğrafyalar arası bağlantılarını ortaya çıkarıyor.
Tarih yazıcılığı her alanda dikkate değer sonuçları beraberinde getirir. Musiki yazıcılığı da bundan farklı değildir. Hem tarihsel hem de sanatsal anlamda musiki yazıcılığı bir medeniyetin yapı taşları hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. Safiye Şeyda Erdaş’ın Tekke Musikisinde Nevbe Tertibi isimli eseri de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Erdaş, elimizdeki çalışmasını adeta bir arkeolojik kazı yaparak oluşturmuş. Bu bağlamda tekke musikisi alanında nevbe geleneğinin nasıl bir önemi olduğu sorusuna da sayfalar boyunca cevap vermiş.
BUGÜN ÖRNEĞİNE AZ RASTLANIYOR
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları tarafından okurla buluşturulan Tekke Musikisinde Nevbe Tertibi, hakkında çok az bilgi bulunan bir tür olan nevbe üzerine odaklanıyor. Yazarın da üstünde durduğu gibi, nevbe yaklaşık bir asır öncesine kadar icrasının yaygın olarak devam ettiği fakat bugün örneklerine pek de rastlanmayan bir form. Sözlükte “nöbet, sıra, sıra ile görülen iş” anlamlarına gelen nevbe bir vurmalı enstrümanın adı olmanın yanı sıra Türk Din Musikisinde özellikle kıyamî zikir yapan tekkelerde bayram ve kandil gecelerinde icra edilen bir tertîbin de adıdır. Daha çok Kadirî, Rifâî, Bedevî, Desûkî ve Sa’dî tarikatları tarafından icra edilen bu tertîb, Anadolu ve Balkanlara yine bu tarîkler eli ile yayılmış. Bu çalışma ise onun farklı mekân ve zamanlardaki icrâsı hakkında yeni bilgiler açığa çıkarıyor.
COĞRAFYAMIZIN MUSİKİSİ HAKKINDA İZLER
Erdaş’ın altını çizdiği hususlardan bir diğeri de bu formun Halep’te neredeyse günümüze kadar devam eden bir gelenek olarak karşımıza çıkması. Özetle nevbe üzerine araştırma yapmak Hicaz, Suriye, Kuzey Afrika’dan Balkanlara kadar uzanan geniş bir coğrafyanın musikisi hakkında iz sürmek anlamına da geliyor.Erdaş çalışmasını oluştururken, nevbe geleneğinin izi sürmek için Suriye’deki savaş esnasında Türkiye’ye göçen Halepli Şeyh Muhammed Bâkır el-Keyyâlî ve kardeşi Şeyh Hasan el-Keyyâlî ile görüşmüş. Eyüp Sultan Belediyesi sınırları içerisindeki, Kara Süleyman Tekkesi’nde kayıt altına alınan icrânın kasîde ve şuğullerin notaya alınması sağlanmış. Güftelerdeki eksiklikler ve nevbenin icra edilişi ile ilgili ayrıntılı bilgi için de yine nevbe reîsi Şeyh Muhammed Bâkır el-Keyyâlî ve kardeşi Şeyh Hasan el-Keyyâlî ile görüşmeler yapılmış. Bu bağlamda çalışma ile hakkında çok fazla malumat bulunmayan İsmail Keyyâlî (k.s.), Keyyâliyye tarîki ve tasavvufî kültürü hakkında edinilen yeni bilgiler de sunulduğunu eklemiş olalım.







