Hayat Mutfakta ünlü biri var

Mutfakta ünlü biri var

Kızına yemek yedirmek için tasarlamaya başladığı tabaklar sayesinde sosyal medyada bir milyonu aşkın takipçiye ulaşan influencer Lee Samantha, yenilebilir malzemelerden sanat eseri oluşturuyor. Dünya çapında tanınan bir fenomen olmasına rağmen bunun hayatını etkilemediğini söyleyen Samantha, “Yapmış olduğum tabaklar sayesinde insanları etkileyip onlara ulaştığımı görünce kendime olan özgüvenim arttı” diyor

Abone Ol Google News
Fatma Çelik Yeni Şafak
Mutfakta ünlü biri var
2 çocuk annesi Lee Samantha, kendini yemek sanatçısı olarak tanımlıyor.

İnstagram’da bir milyonu aşkın takipçisiyle pek çok uluslararası firmanın kısa zamanda dikkatini çekmeyi başaran 2 çocuk annesi Lee Samantha, kendini yemek sanatçısı olarak tanımlıyor. Birçok marka için çalışan influencer Samantha’nın yenilebilir malzemelerle tasarladığı tabaklar adeta bir tablo. Geçtiğimiz hafta INFLOW Global Summit 2017 etkinliği için Türkiye’ye gelen Samantha ile biz de ev kadınlığından iş hayatına geçişini konuştuk. Kızı için tasarladığı tabaklarda bir hikayeyi anlatan Samantha, 2011 yılında beri yaptıklarının Instagram’da paylaşmaya başlayınca bu bir tutku haline gelmiş. Görsel bir şölen olan bu tabaklardaki yiyecekler ev yapımı ve oldukça sağlıklılar. Çocuklarına ilginç sunumlar yapmak isteyen anneler için de Samantha’nın hesabı ilham kaynağı.

İLGİ DUYULACAĞINI BİLİYORDUM

Kızı iki yaşındayken ikinci çocuğuna hamile kalan Samantha, bebeği olduktan sonra kızının kendi kendisini besleyebilmesi için bir yol aramış. Japonya’da annelerin okula giden çocukların beslenme çantalarını süslü bir şekilde hazırlamasından ilham alarak kızı için yemek tabaklarında tasarım yapmaya başlamış. İlk başladığı zamanlar sosyal medyanın bu kadar büyük bir yer olmadığını söyleyen Samantha, “Ben paylaşım yaptıkça insanların ilgisi arttı ve daha neler yapabileceğimi merak ettiler. Bu tabaklara insanların ilgi duyacaklarını biliyordum ama bunun benim işim olacağını hiç düşünememiştim” diyerek ekliyor: “Yapmış olduğum tabaklar sayesinde insanları etkileyip onlara ulaştığımı görünce kendime olan özgüvenim arttı.”

İSRAFI ÖNLÜYOR

Kızı için tasarımlar yaparken bir yandan da araştırmalar yapıp önüne çıkan her ürüne sunum tabağında yer verdiğini anlatan Samantha, “Belli bir zaman geçtikten sonra fark ettim ki sağlıksız ürünlerde pişiriyorum. Bu benim yapmak istediğim şey değildi. Ondan sonra sadece kendim bir şeyler üretmeye çalıştım. Elimdeki malzemelerle kendi fikirlerimle sevdiğim bir şeyler ortaya koymaya başladım. ‘Aman çok mükemmel olsun’ diye düşünmeden kızımın yerken mutlu olabileceği ve sağlıklı beslenebileceği tasarımlar yapmaya başladım. Bu zamana kadar İnstagram’da göstermediğim tek bir tabak bile olmadı. Çünkü bunu yapmamın bir sebebi de yemeğin çöpe gitmesine mani olmak. İsraf etmek istemediğim için böyle renkli bir yol seçtim. Çocukların dikkatini çektiği için keyifle tabaklarını bitiriyorlar” ifadelerini kullanıyor.

İŞ DEĞİL TERAPİ

Tasarladığı tabakların hikayesini ilk olarak kafasında kurup kağıda çizdiğini belirten Samantha, “Ben de herkes gibi belli sürede yemek yapıyorum. Sadece tabağı süsleme konusunda ekstra emek harcıyorum. Bundan da sıkılmıyorum. Çünkü bu tabakları yaparken harcadığım zaman aslında kendime ayırdığım bir vakit. Ben bunu bir zorunluluk ya da iş olarak görmektense terapi gibi görüyorum. Kendimi rahatlamış hissediyorum” şeklinde konuşuyor.

BROKOLİYİ AĞAÇ OLARAK GÖRÜYORUM

Tabaklarında görülen yemeklerin hepsinin taze sebze ve meyveden yapıldığını anlatan Samantha, “Renkler sebzelerin kendi rengi. Markete gittiğimde sebzelerin rengine bakarak ilham alıyorum. Brokoliyi ağaç olarak görüyorum. Karnabaharı gördüğümde kar temalı tasarımlar aklıma geliyor. Çocukluğumdan beri yemeğe ilgim vardı. Şimdi uluslararası bir gastronomi okuluna kayıt yaptırdım. Orada eğitim alıp kendimi bir ileri seviyeye taşımak istiyorum. Çünkü artık sadece çocuklarıma değil bir milyondan fazla kişiye hitap ediyorum. Bu kadar kişi tarafında tanınmak hayatımı pek etkilemedi. Eskiden hayatımı nasıl sürdürüyorsam şimdi de öyle sürdürüyorum. Fakat bunun ben de psikolojik olarak etkisi oldu. Daha cesur ve maceraperest bir insana dönüştüm” şeklinde konuşuyor.

Tabaklar düşüncelerimi yansıtıyor

Yarı Malezyalı yarı Çinli olduğunu söyleyen Samantha, çocuklarına her zaman Asya yemeklerini yaptığını şu şekilde anlatıyor: “Benim tasarladığım yemekler Asya’da herkesin günlük yediği yemekler. Çocuklarımın kendi kültürünün yemeklerini yemelerini istiyorum. Onlara ithal bir şey yedirmiyorum. Yalnız bir markadan iş teklifi geldiğinde o kültürü anlatan bir tabak tasarlıyabiliyorum. Mesela bu zamana kadar Kapadokya, Hong Kong, Londra, İstanbul gibi sayısız şehri tabağa resmettim. Bazen

toplumsal olayları da tabaklarımla dikkat çekiyor ve duyarsız kalmadığımı göstermek istiyorum. Türkiye’deki Soma olayından çok üzülmüştüm ve Türk takipçilerime moral olsun diye bir tabak tasarlamıştım. tabaklar aslında artık benim düşüncelerimi ifade ediş biçimim.”

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.