|

Yüzyıllık fotoğraflarla tarihe yolculuk

Siyah beyaz ve sepya fotoğraflar eşliğinde okuyucuyu adeta zamanda yolculuğa çıkaran Sébah & Joaillier Fotoğraf-hanesi’nin muhteşem mirası, Aile Arşivinden Sébah & Joaillier Fotoğraf-hanesi adıyla gün yüzüne çıktı. Bir asırdan fazla ayakta kalarak Osmanlı’nın en önemli fotoğraf stüdyolarından biri olan Sébah & Joaillier Fotoğrafhanesi 1930’ların başında gedikli müşterilerinden Hasan Âli Yücel’in önerisiyle Foto Sabah adını almış.

R. Rüveyda Okumuş
04:00 - 16/06/2024 Pazar
Güncelleme: 00:46 - 16/06/2024 Pazar
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Sébah & Joaillier Fotoğraf-hanesi’nin muhteşem mirası, Joaillier ailesinin 5. Kuşak torunlarından iş insanı ve koleksiyoner Fabrizio Casaretto’nun 15 yılı aşkın süredir bir araya getirdiği seçkin koleksiyon ile gün yüzüne çıktı. Osmanlı’nın en önemli fotoğraf stüdyolarından biri olan Sébah & Joaillier’in tarihi ve fotoğraf koleksiyonu Fabrizio Casaretto’nun iki yıl süren titiz çalışmasıyla Aile Arşivinden Sébah & Joaillier Fotoğrafhanesi adıyla Türkçe ve İngilizce olarak İş Bankası Kültür Yayınları’ndan okurla buluştu.

Siyah beyaz ve sepya fotoğraflar eşliğinde okuyucuyu adeta zamanda yolculuğa çıkaran kitapta bir asırdan fazla ayakta kalmış olan meşhur fotoğraf stüdyosunun Pascal Sébah dönemi ve ardından Polycarpe Joaillier ile ortaklığıyla Sébah & Joaillier adını almasından sonra, başta Osmanlı başkenti İstanbul’un dış mekân fotoğrafları olmak üzere şehir panoramaları, stüdyo-kabin portre fotoğrafçılığı, tarihi belge olarak kabin kartlarının arka tasarımları, sokak tipleri, cam negatifler, kartpostallar, zarf ve fatura gibi efemera malzemeleri, yazışma örnekleri ve stüdyonun Mısır şubesi gibi pek çok detay yer alıyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e fotoğrafçılığın tarihine ışık tutan çalışmaya Edhem Eldem, Pierre de Gigord, Orlando Carlo Calumeno, Laurent İskenderian, Kemal İnsel, Ahmet Abut, Kerim Suner ve Engin Özendes yazılarıyla katkı sunuyor.

İstanbul’da asırlık bir fotoğraf stüdyosu

Osmanlı İmparatorluğu fotoğraf sanatıyla, keşfinden kısa süre sonra tanıştı. Doğu’ya ulaşan gezgin fotoğrafçıların 1840’larda çektiği ilk görüntülerden sonra, 1850’lerden itibaren İstiklal Caddesi’nde yerli stüdyolar açılmaya başladı. 19. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’da Robertson, Kargopoulo, Abdullah Fréres, Phebus, Gülmez Fréres, Iranian, Apollo, G. Berggren ve Sébah & Joaillier fotoğrafhaneleri vardı.

1857’de Pascal Sébah ve ağabeyi Cosmi Sébah Pera Tomtom sokakta P. Sébah Photographe adı ile bir fotoğraf stüdyosu açtı. Pascal Sébah 1873 yılında Viyana Dünya Sergisi için Osman Hamdi Bey ve Marie de Launey tarafından hazırlanan Elbise-i Osmaniyye (Costumes Populaires de la Turquie) kitabının fotoğraflarını çekerek ismini dünyaya duyurdu. Aynı sene Sébah kardeşler Mısır’ın Kahire şehrinde de bir şube açtılar. 1905 yılına kadar varlığını sürdüren Kahire’deki şube piramitlerin olduğu bölge başta olmak üzere özellikle turistlerin ilgisini çeken yerlerde çeşitli fotoğraflar çekti.

Hasan Âli Yücel önerisiyle Foto Sabah

Pascal Sébah’ın sağlık sorunları nedeniyle 1885 yılında Fransız Levanten bir aileye mensup olan Polycarpe Joaillier daha önce çalışmaya başladığı ve fotoğrafçılığı öğrendiği stüdyoya ortak oldu. Polycarpe Joaillier’nin katılımıyla Sébah & Joaillier adını alan fotoğrafhane bu ortaklık döneminde altın çağını yaşadı ve Osmanlı döneminin en önemli fotoğraf stüdyosu haline geldi.

Polycarpe Joaillier’in vefatının ardından 1908’de Agop İskender stüdyoya ortak oldu. 1914 yılında Fransa’ya göç eden Joaillier ailesinin stüdyo ile bağı sona erdi. Polycarpe Joaillier’in oğulları baba mesleğini Paris’te devam ettirdi. 1934’te Agop İskender’in oğlu Bedros İskender ve İsmail İnsel ortaklığında fotoğraf stüdyosunda yeni bir dönem başladı. 1950’lerin başında İskender ailesinin yurtdışına taşınmasıyla İsmail İnsel’e kalan fotoğrafhane, gedikli müşterilerinden Hasan Âli Yücel’in önerisiyle Foto Sabah adını aldı. Son olarak Atlas Pasajı’nın karşısına taşınan fotoğraf stüdyosu 1974 yılına kadar faaliyetine devam etti.

Bağdat demiryoluna özel çekimler

İstanbul’un yanı sıra Sébah & Joailler Stüdyosu’nun Bursa, Edirne ve İzmir’den alınmış çeşitli fotoğraflar da koleksiyonunda yer alıyor. Ayrıca fotoğrafhane İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki eserler, Askeri Müze’nin silah koleksiyonu, Topkapı Sarayı’nın değerli eşyaları ve Bağdat demiryolu inşasına dair özel çekimler gerçekleştirdi.

Sébah & Joailler tarafından çekilen fotoğrafların bazıları farklı mecralarda değerlendirildi. Bunların büyük bir kısmını kartpostallar oluşturuyordu. 1895’ten itibaren fotoğraf baskılı kartpostallar piyasada yer almaya başlamasıyla Max Fruchtermann ve Bon Marché gibi editörlerin hazırladıkları kartpostallarda Sébah & Joailler fotoğrafları kullanıldı.

Belge niteliğinde fotoğraflar

Bir stüdyo fotoğrafhanesi olarak kurulmasına rağmen, dış mekân fotoğrafçılığı da yapan Sébah & Joaillier stüdyosu İstanbul’da Sultanahmet meydanı, Ayasofya, Kariye, Sarayburnu, Galata, Pera, Haliç, Boğaziçi, Kağıthane, Yedikule gibi tarihi bölgelere ait görüntülerinin günümüze ulaşmasını sağladı. Sébah & Joaillier’in objektifinden anıt eserler olan camiler, türbeler, çeşmeler, sebiller, surlar ve mezarlıklar ile gündelik yaşamı yansıtan sokak satıcıları, esnaflar, pazarlar, kahvehane konulu fotoğraflar gerek sosyal yaşam gerekse mimari açıdan belge niteliği taşıyor.

Sébah & Joailler İstanbul’un manzarasını bütün ihtişamıyla ortaya koyan panoramik çekimler de gerçekleştirdi. Galata ve Seraskerlik (Beyazıt) kulelerinden en çok bilinen iki uzun panoramanın yanı sıra Robert Kolej’den çekilen Boğaziçi sahnesi kartpostal olarak basıldı.

Hem yerli hem yabancı basında

Sébah & Joailler’in fotoğrafları devrin hem yerli hem de yabancı basın organlarında sıklıkla kullanıldı. İstanbul başta olmak üzere Osmanlı topraklarında görev yapan gazeteciler stüdyonun fotoğraflarını bağlı oldukları kuruluşlara gönderdiler. L’llustration, The Illustrated London, New, Şehbâl, Servet-i Fünûn gibi önemli gazete ve dergilerde Sébah & Joailler imzalı fotoğrafları yayımlandı. Cumhuriyet döneminde stüdyo yeni başkent Ankara’nın simge yapılarını da fotoğrafladı.

Sébah & Joaillier’in Müdavimleri

Sébah & Joaillier’den Foto Sabah’a bir asırdan fazla ayakta kalan stüdyoda kimler fotoğraf çektirmemiş ki; Sultan II. Abdülhamid, Enver Paşa, Talat Paşa, Namık Kemal, Ziya Paşa, Osman Hamdi Bey, Tevfik Fikret, Abdülmecid Efendi, Dürrüşehvar Sultan, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Hasan Ali Yücel, İbrahim Çallı, Yahya Kemal Beyatlı ve daha pek çok tanınmış sima bu meşhur stüdyonun müdavimleri olmuş.

Fotoğrafa oldukça meraklı olan Sultan II. Abdülhamid, saltanat yıllarında Osmanlı coğrafyasının her tarafından fotoğraflar çektirerek önemli bir fotoğraf arşivi (yıldız albümleri) oluşturdu. Hazırlattığı bu fotoğraf albümlerinin bazılarını Avrupa ve Amerika’ya gönderdi. Osmanlı’nın çeşitli vilayetlerindeki mekteplerin fotoğraflarından oluşan iki albüm ise Sébah & Joailler tarafından hazırlandı. Bu sipariş albümlerle Sébah & Joailler stüdyosu “Osmanlı Saray Fotoğrafçısı” unvanına layık görüldü. 1889 yılında Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul ziyaretinde eşi Augusta Victoria ile fotoğraflarını çeken Sébah & Joaillier stüdyosu Prusya Sarayı fotoğrafçısı unvanını da kazandı.



#Tarih
#Aktüel
#Hayat
1 ay önce