
Büyük Türk Musikisinin son devrine bakıldığında en büyük bir sanatkar, hanende olarak göze ilk çarpan kişi Hafız Kani Karaca'dır. 1930 yılında Adana'da dünyaya gelene ve bir talihsizlik sonucu henüz bebekken görme yetisini kaybeden Karaca, Saatçi Ali namıyla bilinen Ali Nergis hocadan hafızlığa başlar. Çeşitli camiilerde mukabele okumasıyla sesinin güzelliği ve Kur’an-ı Kerim’e olan istidadı fark edilince İstanbul'a gönderilir. Yalnızca Kur’ani ilimleri değil musikide de parmakla gösterilen isimlerden biri olur. Öyle ki Karaca için; “Dede Efendi’yi bile geçti” ifadeleri kullanılır.
Yahya Kemal
Bir büyük hanende doğuyor
İlk hocası ve hafızlık eğitimi
Genç hafız İstanbul yolcusu
”Bu çocuk önüme gelen en müstaid talebeydi; ama ona bildiklerimin ancak yüzde onunu öğretmiştim ki kayınpederi onu hemen piyasaya sürdü. Yazık oldu!”
Musiki yolunda ilk adımlar
İlm-i şerif-i musikide büyük bir sanatkar
Radyo ile ilk tanışma
Kani Karaca’nın radyo ile tanışmasının enteresan bir hikayesi vardır. Beşiktaş’ta evinde musiki meclisleri kurulan Hakkı Süha Gezgin bir gün Kani Karaca’ya;
Musikide eşsiz bir ses
Dünyanın en neşeli insanı
Kani Karaca dünyanın en neşeli insanıdır. Öyle tarif eder babasını Mehmet Ali Karaca;
ve hobileri, merakları üzerine şunları söyler;
Ailesi
Türk müziğinin büyük hizmetkarına veda
Yahya Kemal






