Menü

Geri

EDİSYON   :

TRTRENENARARFRFRRURUURUR
31

Bildirimler

Yeni Şafak Yazarı Prof. Dr. Yusuf Dinç, Kayıt serimize verdiği röportajında vatandaşın sırtındaki vergi yükünü, gıda fiyatlarındaki fahiş artışları ve piyasadaki denetim mekanizmalarını masaya yatırdı.

"Maaşımız yoksul gibi ama vergilerimiz zengin gibi"
diyerek çarpıcı bir tespitte bulunan yazar, Türkiye'deki gelir vergisi dilimlerinin adaletli olmadığını ve vatandaşın sürekli bir panik halinde "kendini kurtarma" senaryoları aradığını belirtti.

"Gelirimiz Almanya gibi değil ama vergilerimiz Alman standardında"

Dinç, gelir vergisi matrahlarının Türkiye'nin gerçek ekonomik koşullarından tamamen koptuğuna dikkat çekti. ABD, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerdeki vergi istisnaları ve oranları ile Türkiye'yi kıyaslayan yazar, şu ifadeleri kullandı:

"Bizim gelirimiz Almanya, Amerika gibi değil ama bizim vergilerimiz Almanya, Amerika gibi. Bizi itmek istedikleri senaryodaki maaşlar Çin, Mısır, Hindistan seviyesinde; ancak vergi dilimlerinde %45'lik oranlara kadar çıkabiliyoruz."

Bu durumun orta ve dar gelirli kesimi doğrudan dolaylı vergilerle (KDV, ÖTV, harçlar) ezdiğini belirten yazar, toplumun bir kesiminin faiz ve rant ekonomisiyle refah ararken, emekliler ve çalışanların büyük bir kısmının ilk %50'lik dilimde hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurguladı.

Fahiş fiyatlar ve tarladan sofraya şişirilen faturalar

Son dönemde sebze-meyve üreticilerine ve tüccarlara yönelik düzenlenen operasyonlara da değinilen röportajda, tarladan çıkan ürünlerin sofraya gelene kadar nasıl fiyatlandırıldığı ele alındı.

Tarlada 6 liraya satılan bir ürünün aradaki fatura oyunları ve şişirilen maliyetlerle pazarda 50-60 liraya satıldığına dikkat çekildi.

Devletin son dönemdeki piyasa müdahalelerini ve MASAK ile Vergi Denetim Kurulu'nun denetimlerini çok değerli bulduğunu ifade eden Dinç, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Devlet piyasada adaleti sağlamaktan sorumlu mekanizmadır. Tarladaki üretici 6 liraya sattığını, vatandaş ise pazarda 50 liraya aldığını söylüyor. Aradaki bu farkı dolduran kayıt dışı zincirin ve şişirilen faturaların üzerine gidilmesi, üreticinin ve tüketicinin hakkını teslim etmek adına çok doğru bir adımdır."

Medeniyet inşası ve piyasada regülasyon

Piyasa disiplininin ve ticaret ahlakının önemine vurgu yapılan söyleşide, Hz. Muhammed dönemindeki Medine pazarı örneği hatırlatıldı. Batı'nın kapitalist yasalarının tek başına bir çözüm sunmadığını belirten yazar, kendi medeniyet değerlerimiz ölçüsünde kooperatifler, vakıflar ve adil paylaşım modelleriyle piyasanın yeniden ele alınması gerektiğinin altını çizdi.





Yorumlar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...