
Ey Azîzan, tarihden ibret almak gereklidir, tarih hoşça vakit geçirmek için okunacak, masallaştırılacak bir bilgi alanı değildir. Son zamanlarda gitgide endişe verici bir buhran halini alan “örtüsöverlik” veya “örtüyırtanlık” buhranı; bir zamanlar Bizans''ın böğründe dehşetli sahnelere yol açan “ikonoklastlık” (tasvir kırıcılık) buhranını hatırlatmaktadır. Bizans Tarihi, 717-845 yılları arasında, “ikonoklastlık buhranı” dönemi olarak adlandırılabilir. (Freely, Istanbul, 1996)
“Tasvirkırıcılar” karşısında “ikonofil”ler yer almakta idi. Bu gibi buhranlar iç bünyeden doğan elverişli şartlar sonucunda ortaya çıkarlar. Tedavi çarelerini arayan ve “hasta adam” tarafından çoktan mirasdan uzaklaştırılmış yakınlarına karşı, bir an önce hasta adamın mirasını paylaşmak isteyen mansup (atanmış) mirasçılar çıkar ve yüreği yanan öz evlâda ve kardeşlere şöyle derler: -Sizi, evlâdını, ana ve babasını esasen bizim murisimiz çoktan ıskat etti, mirasdan uzaklaştırdı, bizim uyarılarımızla bu işi yaptığı için de bizlere ebedî minnetdar olarak bizi mirasçı nasbetti, atadı, kardeşlere gelince, onların esasen saklı payı yoktur, Medenî Kanun''u bu yıl sessiz sedâsız siz değiştirerek esasen kardeşin saklı payını kaldırmadınız mı? Yakınların görevi, canını ve malını icabında murisimizin malvarlığını koruma uğruna feda etmektir, işte o kadar! Esasen murisimizi tedavi bahanesiyle öldürmeye kalkışan sizlersiniz, bu sebeple, sizin hakkınızda “öldürmeye teşebbüs”den dava açtırmamızı istemiyorsanız susun ve görmeyin, duymayın, söylemeyin! Düşünce açıklama hürriyeti gerçek mü''minler için değil bizim içindir sadece!
30 Ağustos günü akşamı Burgaz Adası''nda idim. Adadaki Yahya Peygamber Kilisesi''nin altında, İkonoklast Devlet dayatmasının akıl almaz işkencelerine maruz kalan Aziz Methodius''un zindanını ziyaret ettim. Sonra da düşündüm: Bizdeki “örtüsever-örtüsöver” veya “örtüörter-örtü yırtar” ayırımcılığı da Bizans''ın “tasvirkırıcılık” buhranını andıran çok endişe verici bir hal almadı mı? Üstelik birçoğumuz bu tehlikeli hastalık karşısında, iyi niyetli ve “hasta adam”ın bir an önce iyileşmesini isteyen bilge tabîblere “humk derdiyle hoşem, el çek ilâcımdan tabîb/kılma dermân, kim helâkim zehr-i dermânındadır!” deme gafletinde! Oysa Fuzûlî, tam aksine, Sevgi Adaleti''ni hastalık (zaaf) sayan şeytanî şarlatanlara: aşk derdiyle hoşem, el çek ilâcımdan tabîb!/kılma derman, kim ilâcım zehr-i dermânındadır!” diyordu.
Ey Azîzan, Tabîb-i Kulûb; Yüce Sevgili ve Ehl-i Beytidir. Şarlatan simsarları her devirde çoktu ve bugün daha da çoğalmıştır. Bizans''ın “tasvirkırıcılık krizi”, bizde, bazı mikropların -aşılara karşı bağışıklık kazanarak ve yeni şartlara uyum sağlayarak- yeni salgınlar doğurması gibi, bunca yüzyıl sonra, “örtüsöverlik buhranı” şeklinde karşımıza çıkmıştır. Ey Müverrih-i nâmdâr Ortaylı, haksız mıyım?
Bizans''da bu kriz 130 yıl kadar sürdü. Bünyeye mikrop girişi ve kuluçka devri daha önceki devirlere dayanıyordu. Aziz Methodius''un “mihnet”inin sona ermesiyle (845) 130 yıl süren bu hastalığın tamamen ortadan kalktığı da söylenemezdi. Bu kez de Sırr sahibi Aziz Ignatius''un mihnet günleri geldi. Bu sırlı konuyu şimdilik bırakalım ve bize dönelim. Bizde bu buhranın hâd safhası; unutulmaz rektör Alemdaroğlu ve unutulmaz YÖK Başkanı Gürüz''le, 1998''de başladı. 28 Ağustos 2007 Dönemi''yle sona erdiğini, ereceğini ümîd ederken, “eşsiz davet”in genelleştirilerek “yanlışda eşitlik” sağlanmak istendiğini acı ve endişeyle izliyoruz. Demek ki mihnet günleri sona ermemiş.
Ey Azîzan, “bu da geçer yâhû!” diyelim, ne var ki şarlatan simsarlarına aldanarak Güneş''den, Yüce Sevgili''den aslâ yüz çevirmeyelim. “Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır”. Önemli olan Yüce Sevgili ve Ehl-i Beytidir, “örtüseverleri iyice bunaltarak başörtüsünü yegâne hayatî sorun haline getirdikten sonra, ABD''nin lûtfuyla bu sorunun çözülmesi” ve örtüseverlerin ABD''ye ebediyyen minnetdar kılınması oyunlarına karşı da tetikde olun! Yüce Sevgili''nin simgesi olan Beled-ul-Emîn ülküsünü yitirdikten sonra, isterse yalnızca kadınlarımız değil, kaba sakallı erkeklerimiz de başlarını kippa veya kefiyye ile örtsünler, neye yarar? Nîze üzre ser-i pür-hûn-i Huseyn''i görücek/Hayretinden baş açık dağlara çıktı hurşîd.
Ey örtüsöverler! Nezdinizde “afarozlu” imişiz ammâ, bu Fakıyr''in gıyabında, bir sünbülî hevâda, Burgaz Adası''na gidüben Yahya Peygamber kilisesi altındaki zindanda, Bizans Tarihi''nin 717-845 yılları vekayi''ini düşünür veya orada on dakikacık karıştırabilir misiniz? –Ne münasebet ulan? –Eyvallah! Unut gitsin!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.