Kral çıplak mı, değil mi?

00:0016/09/1999, Perşembe
G: 10/09/2019, Salı
Rasim Özdenören

Birileri kralın çıplak olduğunu söylemesini bekliyormuş. Bu gerçekleşti. Birisi kalktı ve: "Kral çıplak" deyiverdi. Olaylar masala uygun gitseydi, kralın çıplak olduğunu işitmek herkesi hoşnut edecekti. Ama gerçek, masala uygun düşmedi ve kralın çıplak olduğunun söylenmesi bazılarını hoşnut kılmadı. Sanırım, en başta kralı giyindirmekle görevli terziler ya da o terzilerle işbirliği içinde olan çıkarcı sahtekârlar, kralın çıplak olduğunun söylenmesinden hoşlanmadılar. Hoşlanmamak bir yana, kralın

Birileri kralın çıplak olduğunu söylemesini bekliyormuş. Bu gerçekleşti. Birisi kalktı ve: "Kral çıplak" deyiverdi. Olaylar masala uygun gitseydi, kralın çıplak olduğunu işitmek herkesi hoşnut edecekti. Ama gerçek, masala uygun düşmedi ve kralın çıplak olduğunun söylenmesi bazılarını hoşnut kılmadı. Sanırım, en başta kralı giyindirmekle görevli terziler ya da o terzilerle işbirliği içinde olan çıkarcı sahtekârlar, kralın çıplak olduğunun söylenmesinden hoşlanmadılar. Hoşlanmamak bir yana, kralın çıplak olduğu gerçeğini açığa vuranlara karşı hırslarını ve hınçlarını, öfkelerini ve kinlerini yönelttiler. Çünkü kralın çıplak olduğu kabul edilecek olaydı, terziye ödenen ücret geri alınacak, terzilerin kullandığını iddia ettikleri malzemeler istirdat edilecekti. Sarayda, sahtekâr terzilerle işbirliği halinde olan bir sürü sahtekâr, soyguncu, vurguncu, talancı yuvalanmıştı.

Kimileri de, sırf kendileriyle çelişik düşmemek, kendi içinde tutarlı görünme hevesiyle şöyle bir söylem tutturmayı yeğledi: dediler ki, biz kralın çıplak olduğunu kabul ediyoruz, ama bunca zamandır, krala elbise dikildiğine dair halk nezdinde borazan olduk, şimdi kralın çıplak olduğunu beyan edersek, hem kralımıza karşı vebal altına girmiş oluruz, hem de halkı aldatmış konumuna düşeriz, bu itibarla, biz kralın çıplak olduğunu kabul etsek bile, bunu alenen itiraf edemeyiz: "Kral çıplak olsa da, çıplak değildir!"

Kralın çıplak olduğunun dermeyanı, masaldaki gibi genel kabul görmedi. Dahası, kralın çıplak olduğunu ve onun çıplak haliyle bırakılmasını doğru olmadığını kabul edenlerin sesi, ötekiler tarafından (yavuz hırsızlar) nerdeyse bastırılayazdı. Kralın çıplak olduğunu kabul etmeyenler binbir dereden su getirmeye başladı. Efendim, kral çıplakmış ama, biz onun çıplaklığına da alışmışızmış! Efendim kral çıplakmış, ama örtülü yerleri de varmış! Efendim, kral çıplaksa çıplakmış, önemli olan onun çıplaklığı değil, fakat onu seyredenlerin gözlerini açık tutup tutmadıklarıymış, gözünüzü kapatırsanız, kralın çıplaklığı da görünmez olurmuş! Efendim, kral çıplakmış, ama bunu söyleyenler şimdiye kadar nerdeymiş!

Bu arada, kral, üzerinde ancak sahtekârların göremeyeceğini sandığı sihirli elbisesini giyinmiş olduğu vehmiyle, halkın ortasında hümbül hümbül salınarak kendini teşhir etmeyi sürdürüyor. Onun çıplak olduğunu bilenler de, onu sihirli elbiseleri çinde vehmedenler de, gerçeği, çıplak gerçeği, skandal gerçeği görüp duruyor. Kendinden haberdar olmayan, şimdilik, bir, kralın kendisi kalmıştır. Kral adına konuşan sözcüsü de, daha başka bir hava içinde, o da: "Ben şimdi kalkıp da, kral çıplak da diyemem, giyinik de, diyor, böyle söylersem taraf tutmuş olurum ve benim tarafsız kalmam gerekiyor!" O da, böylece, tarafsız kaldığını düşünüyor, ama aslında kimin tarafında yer aldığını bilmiyor. Ve skandal sürüyor.