Yeninin mahiyeti

00:004/06/2009, Perşembe
G: 3/09/2019, Salı
Rasim Özdenören

Yeninin veya yeni gelenin veya yeni olanın eskinin yerini alacağını, onun yerine geçeceğini söylüyoruz. Peki, yeni nedir?Her yeni gelen ya da kendini her yeni sanan ya da her yeni zuhur (nevzuhur) gerçek anlamında yeni midir?Türk Dil Kurumu sözlüğünde (internet) "yeni" kelimesinin karşılığında aşağıdaki tanımlamalar yer alıyor: 1.Kullanılmamış olan, eski karşıtı, 2. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan, 3. En son edinilen, 4. İşe henüz başlamış, 5. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş,

Yeninin veya yeni gelenin veya yeni olanın eskinin yerini alacağını, onun yerine geçeceğini söylüyoruz. Peki, yeni nedir?

Her yeni gelen ya da kendini her yeni sanan ya da her yeni zuhur (nevzuhur) gerçek anlamında yeni midir?

Türk Dil Kurumu sözlüğünde (internet) "yeni" kelimesinin karşılığında aşağıdaki tanımlamalar yer alıyor: 1.Kullanılmamış olan, eski karşıtı, 2. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan, 3. En son edinilen, 4. İşe henüz başlamış, 5. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan, 6. Tanınmayan, bilinmeyen, 7. Daha öncekilerden farklı olan, 8. Biraz önce, çok zaman geçmeden.

Ancak bu tanımlamalar kelimenin sözlük anlamını veriyor. İşte biz tam da bu noktada devreye girmek istiyoruz. Yukarda sözlük anlamını aktardığımız kelimenin ıstılah anlamıyla birebir örtüşmediğini vurgulamak istiyoruz. Yaşça eski olan her şey (her kavram, her kişi, her telakki tarzı) aynı zamanda yeni karşıtı bir anlam mı taşır?

Böylece sanırım yeninin yaş ile ilgili olmadığını söylemek istediğimiz anlaşılmaktadır.

Öyleyse yeni ne ile ilgilidir?

Yeni, belki yeni telakki tarzına açık olmayla ilgilidir, denebilir.

Ancak yeni telakki tarzının ne olduğu üzerinde mutabakat sağlanmalıdır.

Yeni telakki tarzı, içinde yaşadığımız güne göre en son ortaya çıkan telakki tarzı demek olmayabilir her zaman.

O telakki tarzı yeni ortaya çıkmış olabilir, buna rağmen gerçekte yeni''yi temsil etme niteliğini taşıyıp taşımadığı sorgulamaya açıktır.

Bir de, madem yeninin eskinin yerini alacağını söylüyoruz; onun yerini alamıyorsa, onun yerine geçemiyorsa yeni gelenin itibarını nasıl ölçeriz? Veya eskinin yerini alan her yeni salt bu durumuna bakarak muteber sayılmalı mı demeliyiz?

Görülüyor ki, yeninin mahiyetini kavramak sanıldığı kadar kolay değil.

Şimdi soruyorum: asırlar önce yaşamış Heraklitos''un fikirleri eskimiş sayılır mı? Modern çağ düşünürleri hâlâ ona atıfta bulunmaktan vazgeçebiliyor mu? Günümüz düşüncesinde inkâr kabul etmeyen bir yere sahip olan Hegel referansını Heraklitos''tan aldığını söylerken aslında hangi gerçekliğe vurguda bulunuyordu?

Öte yandan günümüze yakın tarihte ortalığı kasıp kavurmuş olan faşizan düşüncelere, salt tarihsel yakınlık keyfiyetine bakmak suretiyle yeni dememiz mümkün olur mu?

Yeni olanın belki biraz da kendini yenileme yeteneğine sahip olması gerektiğini söyleyebiliriz. İslam''ın yeniliği bu türden bir yeniliktir. O, her yüz yılda bir kendini yenilemeye açabilmesi yeteneği ile ön alır.