
Ramazan 2026’nın altıncı gününde milyonlarca vatandaş, 24 Şubat Salı günü sahur ve iftar vakitlerini araştırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı 2026 imsakiye takvimine göre İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 81 ilde imsak ve akşam ezanı saatleri farklılık gösteriyor. İşte il il güncel sahur ve iftar saatleri.

Ramazan 2026 takvimi kapsamında 24 Şubat Salı günü Türkiye genelinde oruç ibadeti altıncı gününde devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan resmi imsakiye verilerine göre, İstanbul, Ankara ve İzmir dahil olmak üzere tüm illerde sahur (imsak) ve iftar saatleri şehirlerin coğrafi konumuna göre değişiyor. Vatandaşlar, bulundukları ile göre güncel iftar vakti ve sahur saatini kontrol ederek hazırlıklarını yapıyor.

Ankara’da sahur ve iftar vakti (24 Şubat 2026)
Başkent Ankara’da 24 Şubat 2026 tarihinde sahur vakti saat 06:00’da sona eriyor. İftar ise 18:41’de akşam ezanıyla birlikte açılacak. Yatsı namazı vakti ise yaklaşık 19:59 olarak kayıtlara geçti. Ankara imsakiye bilgileri, Ramazan boyunca her gün birkaç dakikalık değişim gösteriyor.

İstanbul’da 24 Şubat sahur ve iftar vakitleri
İstanbul’da yaşayanlar için imsak vakti 06:15 olarak belirlendi. 24 Şubat Salı günü iftar saati ise 18:55. Yatsı namazı 20:15’te kılınacak. Türkiye’nin en kalabalık şehrinde Ramazan imsakiye saatleri yoğun şekilde takip ediliyor.

İzmir’de sahur kaçta, iftar ne zaman?
Ege’nin büyükşehirlerinden İzmir’de sahur vakti 06:23’te tamamlanacak. İftar saati ise 19:05 olarak açıklandı. Yatsı namazı 20:21’de eda edilecek. İzmir imsakiye takvimi de diğer iller gibi Diyanet’in resmi verilerine dayanıyor.

Kişinin çok sayıda kaza orucu varsa nasıl tutmalıdır?
Ramazan orucunu tutmakla yükümlü olduğu hâlde tutmamış veya bir mazeretten dolayı tutamamış kimseler; öncelikle tutmadıkları bu oruçların sayısını belirlerler ve bu oruçlarını, oruç tutmanın yasak olduğu bayram günlerinin dışındaki günlerde kaza ederler.

Tutulacak her kaza orucuna, “Üzerimde borç olan ilk orucun kazasına...” diye niyet edilmesi uygun olur. Kazaya kalan oruçların hesaplanması konusunda iki durum söz konusu olabilir:
a) Kişi mükellef olduğundan beri hiç oruç tutmamış olabilir. Bu durumda ergenlikten itibaren geçen her yıl itibarı ile bir kamerî ay hesabı ile -ki, bu yirmi dokuz veya otuz gündür; ihtiyaten otuz gün tercih edilmesi uygundur- oruçlarını tutar.
b) Kişi mükellef olduktan sonra bazı oruçları kazaya bırakmış olabilir. Bu durumda mümkün mertebe tutulmayan oruçların sayısı hesaplanıp gününe gün kaza edilir.
Orucunu mazeretsiz olarak terk eden kimselerin kaza yanında tövbe ve istiğfar etmesi de gerekir.






