Dünyanın yakından izlediği Sudan'da halk, okuyanların sayısının artmasını, ülkenin geleceği için hayati bir mesele olarak görüyor. Belki de bu yüzdendir ki, üniversiteye gidenlerin sayısı hiç de azımsanacak gibi değil. Salgın hastalıklarla mücadele eden ülkede en çok tercih edilen bölümlerden biri tıp. Üniversite sıralarının en renkli öğrencileri ise evli ve çocuklu kadınlar.
Afrika'nın coğrafi açıdan en büyük ülkelerinden biri Sudan. Uzun yıllar süren iç savaşlarla zor bir sınavdan geçen Sudan'a, hayatın içinden bakmaya çalıştık.
Kimse Yok Mu Derneği'nin Türk gazeteciler eşliğinde düzenlediği Sudan gezisinde. Yolculuğumuzun başlangıç noktası başkent Hartum oldu. Birçok ülkeyi besleyen, gittiği yörelere bereket taşıyan dünyanın en uzun nehri Nil bu ülkeye de uğruyor. Hatta Beyaz ve Mavi Nil'in buluşma noktası Hartum. İşte Nil nehrinin kıvrımlı akışı hortumu anımsattığı için başkent de adını buradan alıyor. Gece saatlerinde Hartum'a ulaşmamıza rağmen hayat hala uykuya yatmamış, gecenin bu vaktinde kadınlı-erkekli Sudanlıları havalimanından başlayarak Hartum sokaklarında görmek mümkün. İlk andan itibaren derin bir sükunet karşılıyor bizi. İnsanların ağır, ama huzurlu bir yaşam sürdüğü düşüncesine kapılıveriyorsunuz. Peki Sudan'a bir başka açıdan bakmaya ne dersiniz?
Yaklaşık 42 milyon nüfusa sahip Sudan; Mısır, Libya, Çad, Kongo, Uganda, Kenya, Etiyopya ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nin ortasında, ekvatora yakın bir hat içinde kalıyor. Başkent Hartum. Nüfusun yaklaşık yüzde 70'i Müslüman. Diğer bölümü ise Hıristiyan ve yerel inanışta halktan oluşuyor. Arapça'nın konuşulduğu ülkede para birimi olarak Sudan pound'u kullanılıyor. Bu paranın sıfırları atılmamış hali ise Cüneyh. Dünyanın en uzun nehri Nil, çöl ikliminin hakim olduğu ve suyun benzinden bile değerli olduğu Sudan'dan geçiyor. Hartum; Beyaz ve Mavi Nil'in buluşma noktası. Nil'in geçtiği bölgelerle, kurak alanlar 'kızıl ve yeşil' olarak birbirinden ayrılıyor.
Sudan'da birçok kadın, diğer ülkelerin aksine evlendikten sonra üniversite tahsili görmek için okulların kapısını çalıyor. Çocuklarını okula yollayan anneler, daha sonra üniversite yoluna düşüyor ve diğer öğrenciler gibi sıralara oturup ders başı yapıyor. 3-4 çocuklu kadınları da üniversitelerde görmek mümkün.
Sudan halkı, okuyanların sayısının artmasının ülkenin kaderini değiştireceğini düşünüyor. Üniversitelerde yüzde 80-90 kız öğrenci var ve tercih ettikleri bölüm hiç de hafife alınacak alanlar değil. Tıp fakültelerindeki öğrencilerin yüzde 80'i kız.
Ve bu okullardan alınan diplomaların uluslararası geçerliliği de bulunuyor.
Üniversiteye evlendikten, hatta çocuk sahibi olduktan sonra giden Sudanlı kadınlardan biri de Ghada Muhammed Ahmed. 15-16 yaşlarında 2 çocuk annesi Ghada, "Liseden sonra 18 yaşımda evlendim. 2 çocuğum olduktan sonra üniversiteye gittim. 2001'de mezun oldum. İdare bölümünü bitirdim. İngilizce'yi de kurslarda sürekli olmasa da
6 aylık bir süreç içinde öğrendim. Bilgisayar
kursuna da gittim" diyor. Ghada, üniversiteye gitme nedenini ise; "Çünkü amaçlarım vardı. Bunları gerçekleştirmek için üniversiteye gittim.
Toplumun içinde olmak, kendimi geliştirmek istedim" şeklinde açıklıyor.
Sudan'da etrafınıza baktığınızda kadınların yüzündeki gülümsemeyi hemen fark ediyorsunuz. Ghada'ya bunu sorduğumuzda, "Sudan kadınları evde oturmaz. Amaçları var. Geleceğe ümitle bakıyorlar. İyimserler. Gelecekten korkuları yok. Sudan insanı, paylaşmayı sever. Aile bağları da kuvvetlidir" cevabını alıyoruz.
Sudan'ın şuan gelişmekte olduğunu söyleyen Ghada, "Dışarı çıktığımızda ülkemizi özlüyoruz. Yurt dışında yaşayanlar çok. Çünkü bu ülkedeki özgürlüğü özlüyorlar. Güven için... Kadınlar burada çok özgürler. Hırsızlık olaylarına burada pek rastlanmaz. Arabalarını evlerin dışına rahatça park ederler. Evden hırsızlık olayları da olmaz" diye konuşuyor.
Yabancı işadamlarının yaygın olduğu Sudan'da 5 bine yakın da Türk yaşıyor. Birçoğu esnaf ve onların aileleri. Genellikle paralı eğitimin yaygın olduğu ülkede Türk okulları da hizmet veriyor. Başkent Hartum'da 1995 yılında kurulan Fatih Sultan Mehmet Türkçe Dil Kursu, Sudanlıların yoğun ilgi görmesinin ardından 1999 yılında okula çevrilmiş. Türk ve Sudanlı öğrencilerin bir arada eğitim gördüğü okulun müdürü Bayram Şahan, "Aynı kampus içinde 4 okulumuz eğitim-öğretime devam ediyor. Okullarımızda Türk öğrencilerimiz Sudanlı arkadaşlarıyla birlikte eğitim alıyor. Yeni binamıza 2006'da taşındık. Okul TIR'larla 2 ayda buraya konduruldu. Amacımız bu ülkenin makus kaderini değiştirecek öğrenciler yetiştirmek. Bizleri bağırlarına bastılar, çok misafirperverler. Osmanlının mirası var bizde.
One Minute'in de çok olumlu etkileri var. Bizler de burada ay-yıldızlı bayrağımızın hakkını vermeyeçalışıyoruz" diyor.
İnsanların çoğunun üniversitelerde okuduğunu söyleyen Şahan, "Daha çok mühendislik, tıp bölümlerini tercih ediyorlar. İnsanların sağlıkları burada çok bozuk olduğu için tıp okuma ihtiyacı var. 20-30 ülkeden öğrenciler var buradaki üniversitelerde. ABD'li, Çinli, Ugandalı, Avrupalı gibi. Şuanda 1000 küsur özel okul olduğu söyleniyor. 25 tane de yabancı okullar var" diye ekliyor.
Sudan'da eğitim Pazar-Perşembe günleri arasında yapılıyor. Cuma-Cumartesi haftasonu tatili. Eğitim de Temmuz ayında başlıyor ve Mart'la birlikte yaz tatiline giriliyor.
Kuraklık ve yoksulluğun hakim olduğu bölgede "tob" denilen 4.5 metrelik rengarenk kumaşlara sarılmış kadınlar hayatın her noktasında yer almaya çalışıyor. Kadınların çeyizlerinde en az 10-15 tane tob bulunuyor. Aşırı sıcakların etkili olduğu ülkede kadınlar beden temizliği için ilginç bir tütsüleme yöntemine başvuruyor. Sudan'da en çok dikkatinizi çeken noktalardan biri de ayakları kınalı kadınlar. Yalnızca evli kadınların yaktığı kınalarla ayak tabanı ve topuğa birbirinden farklı şekiller veriliyor. Kınanın, estetik görülmesinin yanı sıra çöl ikliminde ayağı koruması da bir başka kullanılış nedeni.
Sudan'da hayatın büyük yükünü kadınların üstlendiği görülüyor. Birçok kadın sürücü Hartum caddelerinde araba kullanıyor. Havalimanında gecenin geç saatlerinde olmasına rağmen çok sayıda kadın görevliyi çalışırken görmek mümkün. Fabrikadan çok el işçiliğinin görüldüğü şehirde sokak kenarlarında çay satan kadınlara sıkça rastlanıyor. Kendilerine bir gölgelik bulan satıcılar, közde yapılan çayı açık havada ikram ediyor.
Geniş bir coğrafyaya yayılan Sudan'da halkın bilgi kaynağı kanallar ve gazeteler. Uydudan yayın yapan 8 kanal var. Bunlardan 2'si hükümete ait, diğerleri de özel kanallar. Ülke genelinde 20 de yerel kanal bulunuyor. Her eyaletin kendine ait bir kanalı var. Ayrıca Sudan'ın 25 eyaletinde 40 gazete yayın hayatında. Polise ait medya kuruluşu da hizmet sunuyor. Türkiye'deki polis radyosundan esinlenilerek oluşturulan ve Sudan'da yayın yapan Sahirun (Uyumayanlar) FM bile var. Radyo, 24 saat hizmet veriyor. Polis televizyon kanalı için de hazırlıklar tamam, programların başlaması için gün sayılıyor. Polis kanalı tamamlandığında, Arap ülkelerinde bir ilk olacak. Yayın uydu üzerinden yapılacak.
Türkiye ile Sudan arasındaki 'polis' konusundaki etkileşim radyo ile sınırlı değil. İki ülke arasında polis eğitimi alanında da işbirliği söz konusu. Türk eğitmenler gerek Türkiye'de, gerekse Sudan'da polislere yönelik programlar sunuyor. Diğer taraftan Türk dizilerinin etkisini başkent Hartum'un sokaklarında da görmek mümkün. Arap kanallarının uydu üzerinden izlendiği ülkede, sokaklarda Türk dizilerindeki oyuncuların afişleri dikkat çekiyor.






