Nairobi sokaklarından yükselen ses: Türk'se yardıma gelmiştir

Neslihan Önder
Neslihan Önder
04:0029/05/2026, Cuma
G: 29/05/2026, Cuma
Yeni Şafak
Türkiye yıllardır resmi kurumlar, vakıflar ve hayır kuruluşlarıyla bölgeye yalnızca yardım götürmüyor, aynı zamanda Afrika’nın kalbinde unutulmuş Müslüman topluluklara “yalnız değilsiniz” mesajı veriyor.
Türkiye yıllardır resmi kurumlar, vakıflar ve hayır kuruluşlarıyla bölgeye yalnızca yardım götürmüyor, aynı zamanda Afrika’nın kalbinde unutulmuş Müslüman topluluklara “yalnız değilsiniz” mesajı veriyor.

Gazze başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki mazlumların sesi ve hamisi olan Türkiye, Kenya’da da hayırla yâd ediliyor. Türkiye, çamurlu sokaklarda yalnızca ihtiyaç sahiplerine gıda ulaştırmıyor, unutulmuş insanlara yeniden onur, aidiyet ve kardeşlik hissi kazandırıyor.

Afrika’nın en büyük gecekondu mahallelerinden biri olan Kenya’nın başkenti Nairobi’deki Kibera’da hayat, paslı teneke çatılar ile çamur dolu dar sokakların arasına sıkışmış. Yaklaşık 1 milyona yakın insanın yaşadığı bölgede açlık, işsizlik, güvenlik sorunları ve yoksulluk günlük hayatın sıradan bir parçası. Bu ağır tablonun içinde, özellikle Müslüman yetimler ve dul kadınlar için yıllardır değişmeyen bir umut kapısı var: Türkiye. Bu bayram da Kenya’daki Müslümanları yalnız bırakmayan Türkiye, ailelere umut oldu.

YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Yeni Şafak ekibi olarak çoğu Müslüman yaklaşık 1 milyon kişinin yaşadığı Kibera’dayız. Elektriğin sık sık kesildiği, temiz suyun bidonlarla taşındığı, insanların 10-12 metrekarelik derme çatma teneke barakalarda yaşadığı bölgede, özellikle eşlerini kaybeden kadınlar adeta hayatta kalma savaşı veriyor. Türkiye ise yıllardır resmi kurumlar, vakıflar ve hayır kuruluşlarıyla bölgeye yalnızca yardım götürmüyor, aynı zamanda Afrika’nın kalbinde unutulmuş Müslüman topluluklara “yalnız değilsiniz” mesajı veriyor.

KURBAN ETİ DAĞITIMI YAPILDI

Teneke çatılı küçük bakkalında hem çalışıp hem torunlarına bakmaya çalışan 65 yaşındaki Zübeyde Adem'in dükkanında yan yana duran Türk ve Kenya bayrağı dikkat çekiyor. Adem bunu, “Türkiye ile çok ayrı bir bağımız var. Onları çok seviyorum. Bu yüzden bayrakları buraya koydum” sözleriyle açıklıyor. Türkiye’nin desteğiyle açılan dükkan sayesinde hayata tutunduğunu anlatan Adem, “Türkler sürekli buraya geliyor. Türkiye bana çok yardım etti. Artık en azından biraz para kazanabiliyorum. Eğer sokaklarımızda Türkleri görürsek onların bize yardım için geldiğini biliyoruz. Şimdi Kurban Bayramı’nda yine Türkler burada. Mavi Marmara Derneği, bu yıl da bizi unutmayarak kurban eti getirdi. Türk hayırseverlere teşekkür ediyoruz” dedi.

TÜRKLER BİZİ YALNIZ BIRAKMIYOR

42 yaşındaki Leyla Hava Latif Mercan da eşini kaybettikten sonra çocuklarıyla hayata tutunmaya çalışan kadınlardan birisi. Küçük bakkal dükkanından kazandığıyla çocuklarını okutan Mercan, Türk yardım kuruluşlarının kendilerine manevi anlamda da destek olduğunu söyledi. “Türkler çok yardımsever insanlar. Çocuklarımız için bize destek oldular. Böyle olunca kendinizi yalnız hissetmiyorsunuz” diyen Mercan, özellikle bayramlarda Türkiye’den gelen yardımların mahallede sevince neden olduğunu anlattı.

YARDIMI KARŞILIKSIZ YAPIYORLAR

Kibera’da dikkat çeken en önemli gerçeklerden biri de bölgede faaliyet gösteren misyoner kuruluşlar. Yerel Müslüman topluluklar, bazı yardım kuruluşlarının, yardımı din değiştirme baskısıyla birlikte sunduğu bilgisini verdi. Fayla Yusuf, bu konuda yaşadıkları hassasiyeti “Bazı kuruluşlar yardım ederken çocuklarımızı din değiştirmeye yönlendirmek isteyebiliyor. Müslüman kuruluşlar ise bize yardım ederken dinimize ve imanımıza saygı gösteriyor. Türkler bunu Allah rızası için yapıyor. Bizden bir karşılık beklemiyor” sözleriyle dile getirdi. Kibera’daki Müslüman topluluklar, Türkiye’nin yardımlarını diğer Batılı yardım modellerinden ayıran en önemli unsurun da bu olduğunu söylüyor. Çünkü Türk kuruluşları yalnızca yardım dağıtmıyor, aynı zamanda camilere, medreselere, su kuyularına ve eğitim projelerine de destek vererek İslami kimliğin korunmasına katkı sağlıyor. Fayla Yusuf, “Bağışçılar sayesinde bazen hayat katlanılır hale geliyor. Kurban eti geliyor, paylaşılıyor. Böylece kendinizi tamamen unutulmuş hissetmiyorsunuz” ifadelerini kullandı.


KİBERA’DA SESSİZ DEVRİM

Türkiye’nin Kibera’daki faaliyetleri yıllardır sistemli şekilde sürüyor. Başta Mavi Marmara Derneği, İHH İnsani Yardım Vakfı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın açtığı su kuyuları sayesinde binlerce insan temiz suya ulaşabiliyor. TİKA’nın eğitim projeleriyle çocuklar kitaplara erişebiliyor. Kibera sokaklarında Türk bayraklı yardım araçlarını gören çocuklar sevinçle koşuyor. Bölgede beyaz yabancıların güvenlik endişesi nedeniyle rahat dolaşamadığı alanlara Türk gönüllüler yerel halkın güveniyle girebiliyor. 38 yaşındaki dul anne Zübeyde Receb “İHH bana makineler verdi. Şimdi hem çocuklarıma bakıyor hem de mesleğimi geliştiriyorum” diyerek Türk halkına dua etti.


Gözyaşları içinde Türkiye'ye dua

Türkiye Diyanet Vakfı'nın (TDV) Kamboçya'daki vekaletle kurban organizasyonunda yardım ulaştırılan 89 yaşındaki bir adamın gözyaşları içerisindeki duası duygusal anlar yaşattı. TDV, "Kurbanını paylaş, kardeşinle yakınlaş" sloganıyla yürüttüğü organizasyon kapsamında Kurban Bayramı'nın ikinci gününde ihtiyaç sahibi bin aileye daha kurban eti dağıttı. Vakıf ekipleri, ikinci gününde de vekalet sahiplerinin isimlerini İslami usullere göre okuyup video kaydı alarak kurban kesimlerini gerçekleştirdi. Kesilen kurbanların etleri pay edilip paket-lenirken, ekipler diğer kentlerdeki yoksul bölgelere ulaştı. Kamboçya'da ekiplerin ziyaret ettiği bölgede yaşayan 89 yaşındaki yaşlı adam da yardım ulaştırılan isimler arasında yer aldı. Kurban eti ve erzak kolisini teslim alan yaşlı adam, uzun süre ekiplerin ellerini bırakmadı. Gözyaşlarına hakim olamayan yaşlı adamın dua ederek Türk halkına teşekkür ettiği anlar duygusal görüntüler oluşturdu.


#Kenya
#Nairobi
#yardım
#ihtiyaç sahibi