I. Dünya Savaşı''nın yüzüncü yılında toplumsal tepkiler zirve yapmışken ulus devletlere ait sınırlar da oldukça hareketli. Kapı komşumuz Suriye''de ise 2011''den beri akıp giden kan durmak bilmiyor. Geçtiğimiz günlerde tamamlanan Cenevre görüşmelerinin Suriye için bir çözüm getirmesini beklerken süreç daha da karmaşık bir hal aldı.
İlk sürpriz muhaliflerin önermiş olduğu 24 adımlı son planda baştan beri ısrar edilen Esed''siz geçiş süreci ön şartının zikredilmemesi oldu. Suriyeli muhaliflerin bu önerisini yorumlamakta güçlük çekilirken arka planı çorap söküğü gibi gelmeye başladı.
19 Şubat Çarşamba günü David Ignatus imzalı Washington Post haberi, Batı ve Arap ülkelerinin istihbarat şeflerinin geçtiğimiz hafta Washington DC''de iki gün süren strateji toplantısında bir araya geldiklerini bildirdi. Ignatus, toplantıda Türkiye''de dahil olmak üzere, Suriye muhalefetini destekleyen tüm ülkelerin muhaliflere olan yardımların radikal grupların eline geçmesi endişesi taşıdıklarından bu yardımları daha doğru koordine etme kararı aldıklarını belirtti. İki gün süren toplantı genel olarak muhaliflerinin rejime karşı güçlendirilmesi ve insani yardımların artırılmasını amaçlıyor.
ABD''de özellikle Bush döneminde aileye yakınlığı ile bilinen Suudi Arabistan''ın eski büyükelçisi Bender bin Sultan''ın yerine toplantıya Suudi İçişleri Bakanı Prens Muhammed bin Naif''in katılması toplantıya dair en ilginç detaylardan biri. Haberde ''bel rahatsızlığı'' nedeniyle toplantıya katılmadığı belirtilen Bender bin Sultan''ın Suriye konusunda yürüttüğü politika ve Suriye''ye askeri müdahale hususunda ABD''ye yaptığı baskı herkesçe biliniyor.
ABD''li taraflarca oldukça sorunlu bir Suriye politikası yürüttüğü iddia edilen Suudi istihbarat şefinin aslında sağlık problemi olmadığı, ancak görevine son verildiği iddiaları da kulislerde dolaşıyor.
ABD Başkanı Barak Obama geçtiğimiz Cuma günü Ürdün Kralı Abdullah ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında Suriye''de çözümün yakın vadede pek mümkün gözükmediğini, bu nedenle mültecilere ellerinden gelen desteği yapmaları gerektiğini ifade etmişti.
Suudi içişleri bakanı ile görüşen ABD ulusal güvenlik danışmanı Susan Rice''ın çevresindekiler de Obama''nın Suriye''de ABD''nin direkt müdahalesine neden olabilecek her türlü krize karşı ihtiyatlı durduğunu ifade ediyor. Ignatus ise Suriye üzerinde çalışılan yeni taktiğin Esed''i devirmeyeceğini, sadece bölgedeki tehlikeyi azaltmayı hedeflediğini söylüyor.
Son bir buçuk yıldır Suudiler ve ABD arasında Suriye konusundaki anlaşmazlık üzerinden ülkede oluşan güç boşluğunu el-Kaide ve IŞİD doldurdu. Bu radikal grupların şiddet eylemleri Batı ülkelerini korkuttu. Suudi Arabistan destekli el-Kaide terör örgütünün değil Türkiye ve Irak gibi sınır ülkeler, Suudi Arabistan''ın kendisi için bile ciddi bir risk oluşturduğu belirtiliyor.
Bender bin Sultan''ın sözde sağlık problemlerinden ötürü Washington''daki toplantıya katılmaması Suudi rejiminin de el-Kaide''ye karşı tedbirli bir sürece girdiğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
Bir kaç gün önce Özgür Suriye Ordusu Yüksek Askeri Konseyi, Genelkurmay Başkanı Selim İdris'i görevden aldı ve yerine Abdlillah Beşir''i atamıştı. Rejime karşı daha atak bir mücadele planlayan ÖSO, bu atamayla ordunun hem yüzünde hem de stratejisindeki değişikliği haber vermiş oldu.
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Konseyi Başkanı Ahmed el-Cerba''nın da geçtiğimiz hafta İdlib''teki muhalif gruplara yaptığı ziyaretin Selim İdris''in görevden alınmasıyla ilgili olabileceği belirtiliyor.
Suriye''de yaşanan iç savaşın artık Rusya için de sürdürülebilir olmaktan çıktığı, Putin''in de durumdan rahatsızlık duymaya başladığı ifade ediliyor. Esed''siz geçiş ön şartından söz edilmezken, Obama ve Putin''in Suriye üzerinde bir uzlaşıya varmış olabileceği ve Putin''in Obama''ya Esed güçlerine olan desteğini azaltma sözü vermiş olduğu belirtiliyor.
ORDAF Başkanı, Marmara Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, ABD-İran yakınlaşmasına oldukça mesafeli duran Suudi Arabistan''ın nükleer müzakerelerin neticesini beklediğini, bunun sonucuna göre pozisyon almayı planladığını belirtti. Washington''daki istihbarat birimleri toplantısına yönelik olarak ise Suudi Arabistan''ın diğer Arap istihbaratları ile aynı yerde durmak istemediğini, bunu bir prestij ve protokol meselesi olarak gördüğünü ifade etti.
Kurşun, Rusya ekonomisinin zor durumda olduğunu, Suriye iç savaşına yönelik maliyetlerinin bir kısmını geçtiğimiz hafta Mısır ile yaptığı silah anlaşması ile telafi ettiğini, bu silah alımının ödemesini ise Suudi Arabistan''ın gerçekleştireceğini söyledi. Suriye iç savaşına taraf olan tüm ülkeler için bir soğuma dönemine girildiğini belirten Kurşun ''Türkiye de bu krizi iyi yönetebilirse süreci lehine geliştirmiş olacaktır'' dedi.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.