İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Yasin Şamlı 'hilafet bayrağı' üstünden başlatılan algı operasyonunu üç başlıkla çürüttü: Cehalet siyaset ihanet

Büşra Soyal
Büşra Soyal
22:495/01/2024, Cuma
G: 6/01/2024, Cumartesi
Yeni Şafak
İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Yasin Şamlı açıklama yaptı.
İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Yasin Şamlı açıklama yaptı.

İstanbul'da 1 Ocak 2024 sabahı “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet yürüyüşü” düzenlendi. Yüz binlerce kişinin katıldığı yürüyüş ile hem şehitlerimiz anıldı hem de aylardır İsrail tarafından yoğun bombardımana maruz kalan Filistin halkı için tüm dünyaya destek çağrıları yapıldı. Birlik ve beraberlik ruhunun yansıtıldığı yürüyüş sonrası ise 'tevhid bayrağı' taşıyan İsmail Aydemir isimli vatandaş, 'hilafet bayrağı' taşıdığı gerekçesiyle yumruklu saldırıya uğradı. Söz konusu alçak saldırı üzerinden linç girişimleri yapıldı. Hilafet ve İslam üzerine girişilen çirkin linç girişimi büyük tepkiyle karşılanırken İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, muhalif kesimin cehaletini ortaya koyan açıklamada bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Şamlı, 'hilafet bayrağı' üzerinden başlatılan algı operasyonunu "Cehalet-Siyaset-İhanet" başlıklarıyla çürüttü.

İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Yasin Şamlı 'hilafet bayrağı' üstünden başlatılan algı operasyonunu üç başlıkla çürüttü. Şamlı sosyal medyadan yaptığı açıklamada dikkat çeken ifadeler kullandı. Şamlı'nın açıklaması şöyle:

"
Cehalet
İstanbul'da gerçekleştirilen 'Şehitlerimize rahmet, Filistin'e destek, İsrail'e lanet' mitinginde, hilafet bayrağı açıldığından bahisle milletimizin inanç ve değerlerine saldırılması,
İslam düşmanlığı yapılması 28 Şubat dönemini hatırlatmaktadır.
Hilafet bayrağı diye bir bayrak yoktur. 'Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed onun Resulüdür.' ifadesi, İslam'ın giriş ve temel cümlesi olan kelime-i tevhittir. Milletimizin inancına dair hiçbir bilgisi olmayanlar, bu cümlenin yazılı olduğu her şeyi hilafet bayrağı zannetmektedirler.
Siyaset
Ülkemizde yargının siyasete alet edildiği dönemler genellikle darbe dönemleridir. Bütün darbeler kendisini yargıya tamamlattırmıştır.
Hatırlatmak gerekirse 28 Şubat sürecinde başörtülü lise öğrencileri hakkında yalnızca başlarını örterek okumak istedikleri için TCK 309 (Eski TCK 146) maddesi gereğince anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüsten dava açılmıştır. Milletimizin inanç ve değerlerini taşımayı anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs gören yabancı ve çarpık zihniyete itibar etmeyeceğimiz gibi, yargının siyasete alet edildiği o karanlık günlere geri dönülmesine de asla müsaade etmeyeceğiz. Hukuk ve yargı ancak adalet için vardır.
İhanet

Milletimizin inancı ve değerleriyle mücadele etmek, başka milletlerin inanç ve değerlerini empoze ederek asimilasyon yapmaya çalışmak; emperyalist bir dayatmadır. Milletimize ve devletimize ihanettir. Bu ihanete zaman zaman maruz kalınmış ve hepsinin üstesinden gelinmiştir.

Emperyalistler tarafından coğrafyamızın kan gölüne çevrildiği, milletimiz, devletimiz ve ülkemiz üzerinde hain planların yapıldığı bu dönemde makul görüş ayrılıklarının bir kenara bırakılarak, birlik ve beraberliğin kuvvetlendirilmesini zorunlu görüyoruz.

Hukuk ve adaleti üstün tutarak milletimizin ve ülkemizin birlik ve beraberliğinin gerekliliğini bir kez daha vurgulama ihtiyacı hasıl olmuştur. Saygıyla duyurulur. "


#Hilafet
#28 Şubat
#Yasin Şamlı