Öcalan'ın 'çekilelim' teklifini Kıvrıkoğlu ekibi kabul etmedi

Mürsel Karadeniz
00:0019/04/2012, Perşembe
G: 19/04/2012, Perşembe
Yeni Şafak
Öcalan'ın 'çekilelim' teklifini Kıvrıkoğlu ekibi k
Öcalan'ın 'çekilelim' teklifini Kıvrıkoğlu ekibi k

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, 2. KCK iddianamesini kabul etti. 50 şüpheli için hazırlanan iddianamede Öcalan'ın avukatı İrfan Dündar'ın ifadesinin tamamı yer aldı. Dündar, ifadesinde Öcalan'ın 1999 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu tarafından kurulan komisyona 'tamamen çekilelim'teklifinin reddedildiğini anlattı.

KCK soruşturması kapsamında aralarında Abdullah Öcalan'ın avukatlarının da bulunduğu 35'i tutuklu 50 şüpheli için hazırlanan 2. iddianame İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Oybirliğiyle kabul edilen 890 sayfalık 2. KCK iddianamenin 1 numaralı sanığı avukat Mehmet Nuri Deniz oldu. Eski milletvekili Mahmut Alınak, avukatlar Doğan Erbaş, Cemo Tüysüz, Mustafa Eraslan, Asya Ülker, Nevzat Anuk, Mehmet Ayata, Hüseyin Çalışcı ile 'Öcalan'ın İmralı Günleri' kitabının yazarı gazeteci Cengiz Kapmaz da kabul edilen iddianamenin sanıkları arasında yer alıyor.

DÜNDAR AYRI TUTULDU

1.KCK iddianamesine giren itiraflarıyla dikkatleri üzerine çeken Avukat İrfan Dündar ise şüpheliler arasında yer almadı. Öcalan'ın avukatı Dündar'ın 1. iddianamede bir kısmına yer verilen ifadesinin tamamı 2. iddianameye girdi. Hakkındaki soruşturma devam eden Dündar hakkında ayırma kararının bulunduğu öğrenildi.

KIVRIKOĞLU'NUN KOMİSYONU GÖRÜŞTÜ

Avukat Dündar'ın 2. KCK iddianamesine giren ifadesinde ilginç detaylar dikkat çekti. 1999 yılında Öcalan'ın yakalanması sonrasında yargılama süreci ve devamında soruşturma komisyonu adı altında resmi bir komisyonun kurulduğunu anlatan Dündar, 'Kurulan bu komisyon Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun görevlendirdiği ve kurduğu komisyondur. Bu komisyon Öcalan ile 2001 yılının Eylül ayına kadar görüştü' dedi.

PKK GİDERSE BÖLGEYİ KONTROL EDEMEYİZ

Bu komisyon içerisinde ağırlıklı olarak asker kökenli görevlilerin bulunduğunu aktaran Dündar, Öcalan'la yapılan görüşmelerde yapılan pazarlığın çarpıcı detaylarından birini şöyle anlattı: 'Bu komisyonun ile Abdullah Öcalan arasında yapılan görüşmelerde PKK örgütünün silahlı militanlarının büyük bölümü Kuzey Irak'a çekilmesi ancak 500 kadar militanın Türkiye sınırları içersinde kalması konusunda anlaşmaya varıldı. 500 militanın Türkiye'de kalmasını da Abdullah Öcalan bana yapmış olduğumuz görüşme esnasında kendisine askeri yetkililer tarafından 500 PKK militanının Türkiye'de kalmasının teklif edildiğini, kendisinin de tamamının Türkiye sınırları dışında kalması gerektiğini ancak bunun askeri yetkilerce kabul edilmediğini gerekçe olarak kendisine askeri yetkililerce Türkiye sınırlarının tamamı silahlı PKK militanlarından arındırırsak bu bölgelere diğer terör örgütleri tarafından ele geçirilebilineceği ve bölgenin kontrol edilemeyeceğinin kendisine söylediğini ifade etti."

GÖRÜŞMELER ECEVİT DÖNEMİNDE BAŞLADI

Dündar, devlet PKK görüşmelerini anlattığı ifadesinde Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde yaşananları şöyle aktardı: 'Biz daha sonra öğrendiğimiz kadarı ile Abdullah Öcalan ile Başbakan (Bülent Ecevit) adına görüşen sivil şahsın dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı Emre Taner olduğunu öğrendik. 2005 yılından sonra Ahmet Türk ve Sırrı Sakık aracılığı ile MİT'te görevli ismini Afet olarak bildiğim ve Müsteşar yardımcısı konumundaki bayan şahıs ile görüşmeler başladı. Sabri Ok askerlik görevini tamamladıktan sonra Abdullah Öcalan'ın talimatı ile BDP'nin Türkiye temsilcisi olduktan sonra Sabri Ok üzerinden görüşmeler devam etti ve bu süreçte Abdullah Öcalan muhatap alınmadığı için belli zamanlarda ateşkes ilan edildi ama net bu sonuç alınamadı. Bu görüşmelerin tamamını bahsettiğim şahıslar MİT görevlileri ile yaptı."

BAYDEMİR'İ AŞAĞILADILAR

Dündar, BDP'li Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in, belediyede kendi emri altında işçi statüsünde çalışan ve terör örgütü yapılanması KCK/TM'nin sözde Diyarbakır yargı sorumluları olan Ümit Aydın ve Seda Akbaş tarafından sorgulanması konusunda da ilginç itiraflarda bulundu. Dündar, KCK/TM sözcüsü Ünal Ahmet Çelen'in Baydemir'i 'Öcalan irademdir' kampanyasına imza atmadığı için aşağılama amaçlı olarak KCK militanı sözkonusu iki temizlik işçisine sorgulattığını kendisine anlattığını söyledi. Dündar, Baydemir'in daha sonra yanına giderek bu sorgulamadan dolayı çok rencide olduğunu ve ağlayarak üzüntüsünü ifade ettiğini de Çelen'den duyduğunu kaydetti.


Görüşme notlarını Karayılan'a gönderdik

Yapılan görüşmeler herhangi bir görüntü-ses kaydına alınmamaktaydı. Biz yaptığımız görüşmeleri not kâğıdına yazıyor daha sonra bu notlardan görüşmenin tam metni Asrın Hukuk Bürosu'nda yazılı hale dönüştürüldükten sonra e-mail yolu ile Avrupa'ya Şahin kod Abdil Rıza Altun ve Murat Karayılan'a değişik tarihlerde gönderdik.

Şifreler 2 ayda bir değişir Gönderme şeklimiz ise ortak kullandığımız bir e-mail adresinin taslaklar kısmına notu kaydetme şeklindeydi. Kullandığımız e-mail şifreleri rutin olarak yaklaşık 2 ayda bir değişiyordu.

Avukatları KCK belirliyor

Öcalan ile görüşme yapacak avukatlar KCK Türkiye yürütmesinde bulunan Ali Durç, Murat Nil Kod ve Nihat Oğraş, Kamuran Yüksek, Nadir Yıldırım, Şinasi Tur'un önerisi ile seçiliyordu.

Notlar Beyoğlu'ndaki kafeden gidiyor

Görüşme notlarının metin haline getirilmesinde ve e-mail yolu ile Kuzey Irak'ta bulunan kamplara Ömer Güneş, Cengiz Çiçek, İbrahim Bilmez ve Faik Özgür Erol isimli şahısların Beyoğlu ilçesinde İstiklal Caddesi'nde Aznavur Pasajı içerisinde 3. katta faaliyet yürüten internet kafeden gönderilmesine şahit oldum.

Karayılan'ın şifresi 'SAİT'

E-maillerin taslak bölümüne konulan görüşme notlarında Murat Karayılan'a bırakılan notlarda 'SAİT' şifresi kullanılıyordu, Asrın Hukuk Bürosunun şifresi ise 'HASAN' idi. Bırakılan notlarda HASAN'dan SAİT'e dendiği zaman Asrın Hukuk Bürosu'ndan Murat Karayılan'a bir not bırakıldığı ve bu notun Murat Karayılan tarafından alınacağı anlaşılıyordu


KCK'NIN ERGENEKON BAĞLANTISI SABRİ OK

Avukat İrfan Dündar, 'Ergenekon yapılanması ile PKK/KCK arasında şahit olduğunuz bağlantılar hakkında bildiklerin nelerdir' sorusuna 'Sabri Ok ile Ergenekon arasında bağlantı olduğunu düşünüyorum' cevabını verdi. 2005 yılında Sabri Ok'un cezaevinden çıktıktan sonra Ağrı ili Eleşkirt ilçesinde askerlik yaptığını belirten Dündar, şöyle devam etti: 'Askerdeyken ben bir kere ziyaretine gitmiştim. Burada yaptığım ziyarette Sabri Ok'un yakın arkadaşlarından ve sürekli kendisini ziyaret eden ismini şu an hatırlamadığım bir şahıs bana 'Sabri Ok'un askerlik görevini yaparken Jandarma İstihbaratından Zeki ya da Zekeriya isimli bir binbaşı ile sürekli temas halinde bulunduklarını, Sabri Ok'un askerlik yaptığı dönemde iki askerin kendisini koruduğunu' anlattı. Daha sonra askerliği bittikten sonra Sabri Ok'un örgüt içerisinde hızla yükselerek Avrupa sorumluluğuna geldiğini ve Abdullah Öcalan tarafından da Sabri Ok' un örgüt içersinde korunduğunu ve bir keresinde Abdullah Öcalan'ın, 'benim Türkiye temsilcim' dediğini hatırlıyorum. Dolayısı ile Sabri Ok'un Ergenekon yapılanması ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum. "