
Kurak geçen yaz, sebze ve meyveyi de bütçeyi de zorladı. Şimdi kış hazırlıklarının zamanı. Yerli üreticiden alışveriş, kabukları değerlendirmek ve bayat ekmekten yeni ekmek yapmak hem israfı önlüyor hem de sağlıklı sofralar kuruyor. Bugün siz de hem doğayı hem cebinizi koruyabilirsiniz.
Ağustos bitmek üzere. Sert, kurak bir yaz geçirdik. Sebze meyvede yetersizlikler yaşadık ve susuzluk mahsulü etkilediği gibi ev içi bütçemize de olumsuz yansıdı. Zaman tasarruf, yenilik ve kış için hazırlık zamanıdır. Bu mevsimde sebze meyve kurutulur, salça ve konserve yapılır, sirkeler kurulur, tarhana hazırlanır. Daha ekonomik, daha iyi ve verimli kış hazırlığı için birkaç fikrim var. Öncelikle, bütün tasarruf odaklı yeme içme pratiklerinin ilk adımı olarak, “Ne alacaksak yerli üreticiden almalıyız” diyorum. Bu hem ülkemiz, hem de ailemiz için en yararlı olanıdır. Yemek yaptığımız, mutfakta kullandığımız tüm sebze meyveleri, mümkün olduğunca kabuklarıyla tüketmek, eğer bunu yapamıyorsak kabukları başka biçimlerde değerlendirmek önemli bir adım olabilir. Örneğin domateslerin kabukları, salça üretimi için kullanılabilir. Her kullanımda soyduğumuz kabukları belli bir miktara ulaşana kadar buzlukta saklayıp, ardından çıkarıp suyunu bırakmasını bekler ve elde ettiğimiz suyu tuz ilave ederek kaynatabiliriz.
Aşçılık, dünyanın en eski mesleklerinden biri, hatta “ilklerinden biridir” diyebilirim. İnsanları, en sağlıklı ve ekonomik biçimde besleyebilmek için yeni fikirler bulmakta, bu mesleğin en önemli vasfıdır. Sadece lezzeti değil, sağlığı ve doğayı korumak, geleceği inşa etmenin en önemli parçalarından biridir. Başka bir değerlendirme fikrim de tarhanayla ilgili. Neden sebze meyve kabuklarıyla tarhana yapmıyoruz? Elmaların, armutların, salatalıkların kabukları, tarhanaya harika bir lezzet vermez mi? Bugün sebze kabuklarıyla bir tarhana tarifi vermek istiyorum ki sanırım dünyada bir benzeri de yok. Bir başka tasarruf önerim de ekmekle ilgili. Ben, evde sık sık yapıyorum. Önceden pişirdiğim ekmeğin arta kalan parçalarını yeniden ekmeğe dönüştürüyorum. Böylece bayatlamış ekmekleri hem tazeliyor hem de israfın önüne geçiyorum. Bugün bu tarifi de sizinle paylaşmak isterim. Elbette, bayat ekmeği değerlendirmenin başka bir ok yolu var. Dilimleyip üzerine peynir, domates ekleyerek fırınlamak, bir ekmek pizzası yapmak, öğütüp köfteye dönüştürmekte mümkün. Eminim sizin de harika tarifleriniz vardır ve bizimle paylaşırsanız beni çok da mutlu edersiniz. Gelin bu hafta, sözü çok da uzatmadan hemen tariflere geçelim. Sağlıklı, mutlu pazarlar diliyorum.

Sebze kabuklu tarhana
3-4 salatalık kabuğu
3- 4 elma kabuğu
400 g. yağsız süzme yoğurt veya katık
300 g. un
2 kuru soğan
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı fesleğen
1 yemek kaşığı tuz
1 kırmızı biber
Sebze meyve kabuklarını 50 derecelik fırında mümkün olduğunca kurutalım ve öğütelim. Yoğurda soyup birkaç parçaya ayırdığımız soğanı ilave edelim ve iyice karıştıralım. Kırmızı biberi çok küçük küpler halinde doğrayalım. Bir gece üzeri örtülü olarak bekletelim ve ekşimeye başladığında, soğanı çıkartalım, tuz, doğranmış kırmızı biber ve unu ekleyelim. İyice karıştırıp tekrar mayalanması için bekletelim. (Gerekirse un ilave edebiliriz.) Kabarcıklar oluştuğunda meyve kuruları, fesleğen ve naneyi ilave edip karıştıralım. Bir gece daha mayaladıktan sonra istersek kavanozlara doldurup buzdolabında saklayabilir, istersek bir beze yayarak kurutup ellerimizle ovalayarak toz haline getirip torbalayarak saklayabiliriz. Afiyet olsun.

Ekmekten ekmek
200 g. bayat ekmek
200 g. un
1 çay kaşığı tuz
3 su bardağı su
Bayat ekmeğimizi su ile ıslatıp bir gece bekletelim. Blenderdan geçirdiğimiz ıslatılmış ekmek, mayalanmış bir sıvı hamur kıvamında olacaktır. Eğer ev yapımı bir ekmek değilse ve mayalanmamışsa maya da eklemeliyiz. Üzerine tuz ve unu ilave edip yoğuralım. Mayalanmasını bekleyelim. Ekmek hamurunu şekillendirerek veya bir kalıp yardımıyla 160 derecede fırında içini çekene kadar pişirelim. Fırından çıkardığımız ekmeğin üzerini nemli bir bezle örtelim. İyice soğuduktan sonra dilimleyelim. Afiyet olsun.







