Sürekli boğazınızı temizleme ihtiyacı hissediyorsanız, ağız kokunuz sizi rahatsız etmeye başladıysa, hıçkırık tutuyorsa. sesiniz kısılıyorsa dikkat! Siz de reflünün esiri olabilirsiniz. Eğer bu hastalığa yakalandıysanız, yemek sonrası sırtüstü yatmamanız ve yağlı yememeniz gerekiyor.
Ülkemizde en sık görülen hastalıklar arasında yer alan reflü, tedavi edilmediği takdirde vücutta bazı önemli sorunlara ve çeşitli hastalıklara neden olabiliyor. Reflüsü olanlara da yemekten sonra sırtüstü yatılmaması tavsiye ediliyor.
Sürekli boğaz temizleme ihtiyacı, ses kısılması, sık sık farenjit veya larenjit sorunu olan kişilerin çoğunda esas neden olarak görülen bu hastalık, kişinin yaşam kalitesini de bozuyor. Reflü hastalarına önemli tavsiyelerde bulunan Uz. Dr. Tülin Kendir Koçak, reflü oluşumunda genetik faktörlerin etkili olabileceğini söylüyor.
Yediğimiz besinler yemek borusundan geçerek mideye gelir. Çeşitli sebeplerden dolayı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına reflü denir. Bu durum uzun süre devam ederse, asitli olan mide içeriği yemek borusunu tahriş eder. Böylelikle, yemek borusu kendini mide asidinden koruyamaz hale gelir. Reflünün oluşmasında bir diğer faktör ise, mideyle yemek borusu arasındaki kapağın görevini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkar. Bu kapağın görevi, mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engellemektir.
Reflünün tanısında en sık kullanı lan yöntemlerden biri endoskopidir. Bir diğer yöntem ise baryumlu grafi olup, baryumun yemek borusundan mideye kaçışının gözlenmesi yöntemine dayanır. Günümüzde endoskopi sıklıkla tercih edildiğinden, baryumlu grafitim kullanımı azalmıştır. PH metri yemek borusundaki asit miktarını, manometri yemek borusunun ileri itme gücünü ölçer. Kronik reflüsü olan ve özellikle cerrahi tedavi planlanan hastalara, cerrahi öncesi hazırlık amaçlı olarak yapılır.
Hastalara empedans pH metri; alkali içerikli reflü ve reflü içeriğinin gaz, sıvı bileşimi olup olmadığını ayırt etmek için yapılır. Ayrıca empedans manometri, antroduodenal manometri, mide boşalım sintigrafisi gibi diğer yöntemler de çeşitli nedenlerle hastalara uygulanabilir.
? Ağza acı, ekşi sıvı gelmesi ? Ağza gıda artıkları gelmesi ? Geğirme ? Şişkinlik ? Göğüs kemiği arkasında yanma ve ağrı ? Yutma güçlüğü, yutakta takılma duygusu ? Çarpıntı, kalbe baskı hissi ? Gıcık öksürüğü ? Ağız kokusu ? Ses kısıklığı ? Nefes darlığı, nefes yetmezliği duygusu ? Kronik yutak yangısı (kronik farenjit) ? Diş çürüğü ? Kronik sinüzit ? Astım ? Hıçkırık
Yaşam şeklinin düzenlenmesi, diyet ve ilaçlar, endoskopik ve laparaskopik antireflü girişimler ile tedavi edilir. ? İdeal kiloya ulaşmak gerekir. Bunun için, doktor kontrolünde zayıflanmalıdır. ? Sigara ve alkol, asit dengesini bozacağından mutlaka bırakılmalıdır. ? Kahve, çay, kolalı içecekler, kakao tüketimi azaltılmalıdır. ? Baharatlı, çok ekşili ve acılı gıdalardan uzak durulmalıdır. ? Domates kabuğu soyularak tüketilmelidir. Mide asitini artıran gıdalardan uzak durulmalıdır. ? Kızartmalar, yağlı etler, mayonez ve soslar, kaymak, krema, açma, poğaça, yağlı börek gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır. ? Kemer çok fazla sıkılmamalı ve dar giysiler giyilmemelidir. ? Ağır kaldırılmamalıdır. ? Az ve sık yemek yenilmeli, sıvılar öğün arasında mide boşken tüketilmelidir. ? Akşam yemeği yatma saatinden 4-5 saat kadar önce yenilmeli ve sonrasında tekrar bir şey yenilmemelidir. ? Yemeklerden sonra sırtüstü uzanılmamalıdır.






