
Ramazan ve Afrika kelimeleri yan yana gelince Türkiye’de hiç birşey akıllara gelmiyor. Özellikle Sahra Altı tam bir soru işareti. Müslüman nüfusun en çok yeraldığı ikinci kıta olan Afrika’da Kamerun’dan iftar daveti alıyoruz. İstanbul’dan rotamızı Younde’ye çeviriyoruz. Ev sahibi hiç de yabancı olmadığımız bir zamanlar Türkiye’de futbol oynayan Kamerun Milli Takımı antrenörü Alioum Boukar.
Afrika, hakkında hemen hemen hiç birşey bilmediğimiz bir kıta. Afrika'da Ramazan deyince hiç bir çağrışım yapmaması belki de bundan. Afrika'da bir iftarın nasıl yaşandığı elbette birçok insanın merak edeceği bir konu. Yokluğun zirve yaptığı yeraltı ve yerüstü kaynakları ile dünyayı kıskandıran Kara Kıta'da Ramazan nasıl geçiyor. Bir gün oruç nasıl tutuluyor. İftar saatinde neler yaşanıyor. Bize özgü Ramazan topu, Ramazan pidesi gibi geleneklerinin yerinde neler yer alıyor. İşte bu soruların cevabını aramak için İstanbul'dan rotamızı Afrika'nın göbeğine doğru çeviriyoruz. 12 saatlik yolculuğun ardından Orta Afrika'nın giriş ülkesi Kamerun'un başkenti Yaounde'de soluğu alıyoruz. Ekvator ikliminin etkili olduğu şehir ılıman sıcaklığı ve arada yağan yağışı ile güzel bir iklime sahip. Kamerun'un resmi dini yok. Batılı kaynaklarda Müslümanların oranı % 25 olarak veriliyor. Ama bu oranın gerçekte %40 olduğu belirtiliyor. Müslüman nüfus ağırlıklı olarak ülkenin kuzey kesiminde yaşıyor.
Türkiye'nin Yaounde Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan ile bir araya gelip iftar sofrasına konuk olacağımız Kamerunlu aile hakkında bilgi alıyoruz. Alioum Boukar Kamerun Milli takımının eski milli kalecisi. Şu anda Kamerun Milli takımında kaleci antrenörü. Türkiye'nin hiç de yabancı olmadığı bir isim Alioum Boukar. Türkiye'de Samsunspor ile başlayıp birçok kulüpte futbol oynayan birisi. Türkiye'ye sevgisi o kadar fazla ki Türk vatandaşlığı da alıp Ali Uyanık ismini almış. Ertesi gün Boukar ailesi için iftara yakın bir saatte yola koyuluyoruz. Off Road yarışlarındaki araziler gibi engebeli yolları geçip yaklaşık 10 dakikalık yolcuğun ardından ev sahibi ailenin kapısını çalışıyoruz. Benimle birlikte iftara, Büyükelçi Ömer Faruk Doğan, Güvenlik Ataşesi Komiser Turgut Dursun, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı'nın Kamerun temsilcisi
Murat Yılmaz ve Diyanet Vakfı'ndan Ahmet Acar katılıyor.
Ali Uyanık son derece akıcı Türkçesi ile kapıyı açıyor ve bizi evine davet ediyor. Kurulu sofra bizi karşılıyor. İftar saati olmadığından diğer odaya geçiyoruz. Odalarda Türkiye resimleri asılı. Evin hanımı Meryem bizi 'hoşgeldiniz' diyerek karşılıyor. Ezanı duymadan iftar saati oldu denilerek masaya davet ediliyoruz. Younde'nin çok az yerinde ezan sesi duyulabiliyor. Sofra Bui denilen şekerli çorba ikramı ile başlıyor. Bui Fransızların verdiği bir ad. Çorbanın yerel adı ise Medide. Gerçek anlamda bir Ramazan çorbası. Kocaman bir termostan konularak ikram edilen Medide bizim Ramazan pidemiz gibi Ramazan'a özel bir tad. Kamerun'da çok yaygın bir şekilde yerfıstığı yer alıyor. Medide, yerfıstığı, süt ve haşlanmış pirinçten yapılıyor. Şekerli çorba yemeğe tatlı bir başlangıç olabilir ama bizim için çok bilinmedik bir tat. İftar sofrasında bize yakın gelen bir pilav var. Ama genel olarak Afrika'da beyaz pirinçten yapılmış bir pilav bulmak çok zor.
Tavuk Kamerun'da çok kıymetli ve lüks bir yiyecek. Etten bile daha pahalı olduğunu öğrenmek ilginç geliyor. Sofraların vazgeçilmezi ise muz kızartması Planten. Gözlerim sofrada peynir arıyor ama böyle bir kültür yok. Büyükelçi Ömer Faruk Doğan süt olmasına rağmen peynir kültürünün olmamasını elektriğin olmayışına bağlıyor. Sofrada bilinen bir tat olan çöp şişler yer alıyor. Buradaki adı Soyada. Ayrıca iftarda içecek olarak Follore tercih ediliyor.
Ali Uyanık Kamerun'un kuzeyinde kalan bölgeden geliyor. Çok sayıda kabilenin bulunduğu bölgede Uyanık ailesi Fullati denilen kabileden geliyor. Çoğunluğu Müslüman bu kabile eski tarihte göçebe sığır çobanları olarak yaşıyordu. Artık son yüz yılda yerleşik hayata geçmiş Fullatiler Kamerun'un yüzde 10 ile 15'ini oluşturuyor.









