|
Yapan ile yıkan bir olmamalı!

Yerel seçimlerin son üç günü. Ne hikmetse muhalefet, yerel seçim dönemini sanki genel seçimlerin yenilenmesi şeklinde algı yaratma peşinde. Buna sadece genel siyaseti katmıyor, bir de ahlaksızca ve fütursuzca ekonomiyi ekliyor.

Yıkıma adaylar!
Yıkıma adaylar belli ki. Sorsanız iki tane icraatı kendi teşkilatları bile sayamaz, onlar da farkında. Fakat algı manipülasyon diz boyu; her şey subjektif.
Ekonomide yıkım oluşturma çabaları buna örnek olabilir. Çıkmış bir zevat ve ekibi dolar alın diyor! Alenen açık açık. Yatırım danışmanı olsa veya en azından daha evvel şu varlık yükselecek bu varlık azalacak vs. diye tahminleri olsa deriz ki normal.
Ancak kendi ve şürekası sosyal medyada haftalardır gerçekleştirdikleri çığırtkanlığı son olarak “dolar alın” şeklinde net ifadelere döktüler ya kısmen
aklı selim kendi yandaşları olan ekonomistler bile bu ne yahu dediler!
Defalarca şunu yazdık;
herhangi bir ülkenin ekonomisi hakkında herkes iyi gider derse işler düzelmese bile kötüye gitme hızı azalır, düzelme imkânı oluşur.
Ancak tüm algısı yönlendirilen bir ülkede yarı zevat batacağız biteceğiz dedi mi hiçbir kaynak buna yetmez, panik anı her şeyi kurutur, yıkım yapar.

Buna örnek olarak en basit haliyle salgın döneminde oluşturulmak istenen makarna kıtlığını gösterebiliriz.

Hatırlayın; o dönemde raflar boşaldı, bittik, mahvoldukçular da aynı şahıslardı!

Yine sosyal medyada yalan dolan fotoğraflar, sözde analizler ile milletin galeyana getirip marketlere yönlendirip herkese 8-10 aylık makarna aldırdılar.

Tabi herkes bir günde makarnaya bile yüklenince makarna cenneti Türkiye’de raflar boşaldı, depolar dolu olmasına rağmen.

Ertesi sabah raflar doldu
ama malum şahıslar hedeflerine ulaşmıştı.
Sonradan görüldü ki Türkiye’nin ne tarımsal, ne gıda üretimi, ne de lojistiği anlamında bir sorunu yok!
Her malı her an bulabildik çok şükür, birçok Avrupa ülkesinde yaşanan sorunlara rağmen!
Aynı manipülasyonu şimdi dövizde yapmaya çalışıyorlar!

Üniversitelerin finans ile alakalı bölümlerinde öğrencilere verilen ilk bilgidir; bankacılık kanununda yer alır, Bankalar hakkında özlerini ilgilendirilecek herhangi bir yorum, ifade de bulunulması yasaktır.

Niye? Bir banka düşünün varlıkları ile sağlam, teminatları ile kuvvetli ancak aynı anda tüm mudileri nakit olarak yatırdıkları paraları geri çeksinler. Hiçbir banka buna karşılık veremez.

Zira yatırılan paralar evvelki dönem verilerine uygun şekilde yatırıma, krediye dönüştürülmüştür. Bir kısım ise yine geçmiş dönem verilerine uygun olarak nakit tutulmuştur ki ihtiyaç görülsün. Ancak topladığı tüm parayı hiçbir banka nakit tutmaz ki istenen anda geri verebilsin.

Dolayısıyla en sağlam banka bile dedikodu yayılıp mevduat çekimleri başladı mı buna karşılık getiremez. İşte bu zevat gibilerin ve şürekalarının yapmaya çalıştığı da tam olarak budur.

Allah onların ve onlar gibilerin şerrinden, zihniyetinden bu ülkeyi ve milleti korusun.

Biz demiyoruz ki her şey güllük gülistanlık; sorunlar var, ekonomik zorluklar var belki en çok ifade edeniniz benim.
Ancak kendi çıkarı için haince, ekonomiyi sabote etmeye çalışmak millet düşmanlığıdır.
Yetecek kaynakların talan edilmesine çanak tutmak, sebep olmak en ağır cürümdür.
Millet görür!
Millet feraset sahibidir. Yıkan ile yapanı bir tutmaz.

İstanbul özelinde, Türkiye genelinde, yapan var bir de temel atmama ile övünüp açılmış metro hatlarına hafriyat döken var.

Merkezi yönetimden aldığı kaynaklar artmasına rağmen tek argümanı engellendik üzerine koyan, ama reklama tanıtıma, şatafata, yandaşlara oluk oluk para akıtan bir yapı var.
Karadeniz şeridi boyunca yapılan tünellerden Artvin’e varıncaya kadar gökyüzünü göremezsin, bölünmüş yol ve otobanlarda güvenle yol alırsın. Ama sorsan 90’ları arıyoruz der birileri, milleti kör edip, nankörlüğe alıştırmak, kötüye sevk etmek için! Ama milletin bunlara karnı toktur.
Teflon tava misali ne desen üzerine yapışmayan, yüzü kızarmayan siyasete geçit vermeyecektir bu millet, ben kalpten inanıyorum.
Son söz de babası adıyla yola çıkan ancak babasının fikriyatını duruşunu besbelli anlamamış zat’a gitsin;
daha ilk virajda fikren ve amelen devrildin, ne uğruna?
#Ekonomi
#yerel seçim
#muhalefet
#aday
3 ay önce
Yapan ile yıkan bir olmamalı!
Hicret yurduna veda: Dağına taşına kadar vefa
Hayaller ve gerçekler
En baştan kaybetmek
Osmanlı şehirlerinde imaret sistemi
‘İsrail Lobisi’nin ev ödevleri!