|

Tarihimizde en fazla iz bırakan, hakkında çok şey yazılanlardan ve tartışılan şahsiyetlerden, hükümdarlardan biri de Timur"dur.

Osmanlı kaynakları Timur"u Ankara savaşı ve Anadolu işgali dolayısıyle olumsuz olarak niteleyip anlatırlar, İlk dönem Osmanlı kronikleri Aşıkpaşazâde, Oruç Bey, Neşrî, Lütfi Paşa Tarihi gibi kaynaklar Ankara Savaşı ve sonrasını anlatan bölümlerinde Timur"a ve seferlerine uzunca yer verirler. Ancak Timur"un çağdaşları olan bir kısım tarihçiler de bu konuda müstakil eserler kaleme alırlar, Timur"un maiyetinde olan Şerefuddin Ali El-Yezdî ile Nizâmuddin-i Şâmi "Zâfernâme" adıyle Farsça iki müstakil eser telif ederler. Her iki eser Timur"u ve seferlerini, icraatlarını yüceltmeyi hedeflemiş eserlerdir. Yine Timur"un çağdaşlarından olup Bursa ve Şam"da yaşamış olan eserleriyle ünlü Şihâbuddîn Ahmed, İbn Arabşah"ın "Acâibu"l-Makdûr Fi Ahbâri Timur" adlı müstakil eseri bu konuda göze çarpan bir eserdir. Bu eser Timur"un Deşt-i Kıpçak, Ortadoğu, Anadolu ve Mezopotamya"daki seferlerini konu ederek Timur dönemini işler. İbn Arabşah, Timur"un seferlerinin yol açtığı, felaket ve tahribatı konu eden önemli bir kaynaktır. Bunların yanısıra, İspanya-Castilya Kralının elçisi olarak sefer edip, Bizans ve Anadolu"ya, Sultaniye"ye gidip Timurla görüşen Ruy Gonzalez De Clavijo"nun yazdıkları da aynı derecede önemi haizdir.

Tüm bu kaynaklar dikkate alındığında, Timur"un Semerkand, Taşkend, Sultaniye gibi bazı merkezler dışında Cengiz-Moğol geleneğine uyarak İslam Coğrafyasında büyük bir yangın bırakıp, kargaşa ortamı/hercümerce çevirdiğini, onulmaz büyük tahribata yol açmış olduğunu görebilmekteyiz.

Timur"un Deşt-i Kıpçak"a yönelik seferinin, Berke Han (1256-1266) devrinden beri bir İslâm ülkesi olarak önemli gelişme göstermiş olan Altın Ordu devletini dağıtarak, bir hayli küçülmesine ve bir daha toparlanamamasına yol açar. Rusların Moskova Hanlığını bile kendine vassal haline getirmiş olan Altın Ordu devletinin ikbali söner, zamanlar Rusların önünün açılmasına zemin teşkil eder.

Diğer taraftan Anadolu Ortadoğu, Bilâd-ı Ekraf ve Bilâd-ı Şâm"a yönelik seferleri bölgeye sadece kan ve ateşle birlikte uzun süren kargaşa ve kaos ortamı miras bırakmıştır. Bilâd-ı Ekrâd ve Anadolu"da, Ahlat, Erciş, Van, Sivas gibi önemli medeniyet ve ilim merkezleri Timur tarafından tahrip ettirilip yağmalatılır, Timur sonrasında bu merkezler bir daha doğrulma imkanı bulamaz. Aynı şekilde Bilâd-ı Şâm"a yönelen Timur ve Ordusu Halep gibi tarihi çok gerilere giden bir şehri Merc-i Dâbık"ta Çerkes-Memlüklü ordusunu bozguna uğratmasının akabinde, yağmalatıp, tahrip ettirir. Aredından Şâm-ı Şerîf"e giren Timur. 803/1400 tarihinde Şâm"ın birçok mâmûr mahallelerini ve eserlerini askerlerine yağmalattırıp tahrip ettirir. Timur"un Şam"ı kuşatıp ele geçirmesi tarihi kaynaklara göre 803 Recebinde vuku bulmuştur. Miladi 1400 tarihine tekabül etmektedir. Memlük ordularını yenerek Halep ve Humus"u ele geçiren Timur Haleb"i yağmalattıktan sonra Şam"a yönelir günlerce süren çetin savaşlardan sonra Şam"ı ele geçirir. Memlüklüler adına elçi olarak gönderilen ünlü Ibn Haldun"un tüm çaba ve yalvarmalarına karşın, Timurleng Şam"ı yağmalattırır. Mahalleleri Yaktırır.Emevilere düşmanlığından dolayı Emevî camiini de yaktırır. Halkının önemli bir bölümünü katlettirerek, kellelerinden kule yaptırır

Şiir:

Bûd Sivas u Haleb bâ mülk-i Şâm

Dürr-i "imaret çûn "arûs-i bî nikâb

Şod harâb ez âteş-i ceyş-i Timûr

Der şuhûr-i sâl-i târih-i harâb= 803

Tercümesi: "Sivas ve Halep, Şam ülkesiyle birlikte, yaşmaksız gelin gibi bayındırlık ve umran incileriydi. (Tarih-i Harâb )= 803 senesinde Timur"un askerlerinin ateşiyle harap oldular."

Timur"un Anadolu ve Ankara seferinde ise, Ankara"da Çubuk Ovasında Yıldırım Bayezid idaresindeki Osmanlı orduları ile karşı karşıya gelir. Osmanlı odusundaki Anadolu askerlerinin, Erzincan"dan gelen Kara Tatarlar başta olmak üzere birbir saf değiştirirler, Osmanlı odusunda Rumeli"den toplanan Kapıkulu askerleri ile, yardıma gelen Sırp Prensi Stephan Lazarus"un idaresindeki 5 bin civarındaki Sırp askeri kalır. Osmanlı ordusu tam bir bozguna maruz kaldığı gibi Yıldırım Bayezid ve bir çok komutanı ve oğlu Şehzade Mustafa esir düşer. Timur"un seferi öncesinde sınırları, Erzincan ve Malatya"ya dayanmış olup, Anadolu"da yayılmasını büyük oranda tamamlamış olan Osmanlı devleti Bursa"ya kadar, İzmir dahil tüm topraklarnı kaybeder. Yıldırım Bayezid"in ortadan kaldırdığı Anadolu Beylikleri, Karamanoğulları başta olmak üzere bir bir yeniden kurulur. Anadolu bundan sonrasında tam bir kaos ve hercümerç dönemine girer. Osmanoğulları Anadolu"da tekrar aynı sınırlara 112 sene sonra ulaşabilirler. Ancak Anadolu"da ayaklanmaların ardı arkası kesilmediği gibi, Safevi devletinin yükselişi ile başgösteren Osmanlı-Safevi çatışma ve savaşları bir asırdan fazla sürer. Bu gerilim ve savaşların ortasında Anadolu iyice perişan bir coğrafya haline gelir.

Tüm bunlara bakıldığında, Timur ve haleflerinin (Mirza Şahruh, Uluğ Bey, Sultan Hüseyin Baykara, Bâbür Şah ve Halefdleri) Semerkand, Taşkend, Herât, Kabul, Celâlâbad gibi merkezlerle Hindistan"da oluşturdukları eserler elbette önemlidir. Ancak Timurun Deşt-i Kıpçak, Anadolu, Bilâd-ı Ekrâd, El-Cezİre ve Bilâd-ı Şam"da yol açtığı yıkımlar, felaket ve tahribat gözardı edilemez.

10 years ago
Timur
Kızı göm, helvayı ye!
Aksi ispat edilmedikçe hiç kimse masum değildir
Ne tehlike biter ne de direniş şuuru
Bu ‘ruh’ kaybedilmemeli
15 Temmuz ile hesaplaşma biçimleri